Pazartesi , 15 Ekim 2018
Home » Yorum » SOPHİA SCHOLL VE DENİZLER

SOPHİA SCHOLL VE DENİZLER

17 Şubat 1942
Bir genç kız ve 4 genç erkek…
Baskı makinası…
Binlerce bildiri…

Loş bir atölyede gizlice Hitler Almanya’sına karşı bildiriler hazırlanıyor.

Bildiriler, zarflanıyor ve pullanıyor…
Yeterli zarf ve pul olmadığından kalan bildiriler ne olacak tartışması…

Birden, Hans Scholl: “ Yarın bunları üniversitede gizlice dağıtacağım!” diyor.
Arkadaşları: “ Olamaz! ” diyorlar.
Kızkardeşi SOPHİA SCHOLL : ” Ben de varım!” diyor.
Sophia, bir şişe şarabı, 5 bardağa bölüştürüyor ve sigaralarını şarapla içiyorlar.
Sonra vedalaşıyorlar.
Sophia ve Hans Scholl atölyeden ayrılıyorlar.
***
Her şey beyazperdede… Bir film…
***
18 Şubat 1942
Hans ve Sophia Scholl ellerinde içi bildiri dolu iki bavul ile Münih Üniversitesi’ne giriyorlar.
Sophia, felsefe ve biyoloji; Hans, tıp öğrencisi bu üniversitede…
Üniversitede herkes derste… Bildiriler koyulabilinecek her yere koyuluyor.
3000 bildiri…
Son bildiri tomarı Sophia’ nın elinde.

Ve onları da üst kattan atıyor Sophia… Havalarda uçuşarak aşağıdaki salona dağılıyor tüm bildiriler.

Ve ALARM…

Üniversite bekçisi, bildiri dağıtanları görüyor.
Polisler, Sophia ve Hans Scholl’u yakalıyorlar.
Sophia, önce her şeyi inkâr ediyor.
3 gün sorgulama devam ediyor.
Sophia Scholl, ağabeyi Hans Scholl’ün daha önce
Weisse Rosen -Beyaz Güller ” tarafından dağıtılan bildirilerle ilişkisi olduğunu öğreniyor. Çünkü ağabeyi Hitler ile ilgili düşüncelerini, ölümü bile bile söylemiştir.
Sophie Scholl bunu öğrenince bildirileri dağıttığını söylüyor.

22 Şubat 1942
3 kişi yakalandıklarının 4. günü askerlerden oluşan 3 saatlik
Halk Mahkemesine ” çıkarılıyorlar.
4 gün sorgulama ve 3 saatlik mahkeme.
Suç, Hitler Almanya’sına karşı düşüncelerini yazılı bildirilerle bildirme…

Mahkemede Sophie Scholl’ ün son sözü:”Bizim yargılandığımız
bu yerde yakında sizler yargılanacaksınız!
” oluyor.

Ölüme gitmeden önce 3 kişi son kez buluşturuluyorlar. Bir sigara
3 kişi tarafından içiliyor. Ve Sophie: “Güneş parlıyor daha!” diyerek
birbirlerinden ayrılıyorlar.

Film gibi yani…
Herşey 4 gün içinde….
Ve de aynı gün infaz gerçekleşiyor…

***
Birden 68 kuşağının 3 lideri geliyor gözümün önüne…
Denizler…
Çocuk yaşımdaydım. Sabah, Malkara’da amcamların evinde
radyodan asıldıkların duymuştum.
Denizleri ve Deniz ile ilgili kitabı daha sonraları okuyacaktım.
Önce duygusallıkla ağlayıp sonra bu kahramana hepimiz aşık
olduk.
Sonra ne için mücadele ettiğini ve Sophie Scholl gibi ölüme
gittiğini anladık.
Denizler de, 1968’de Samsun’ dan Ankara’ ya ” Tam Bağımsızlık
İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü
” düzenlemişlerdi.

” Biz Türkiye’nin İkinci Kurtuluş Savaşçılarıyız ” demişlerdi.

Babasına yazdığı mektupta: “ Sana her zaman müteşşekirim
baba. Çünkü, Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni…..Düşün
baba, bugün hükümet işini gücünü bırakmış bizimle uğraşıyor.
Çünkü, bizden başka muhalefet kalmamış durumda…Biz onları
çoktan tarihin çöplüğüne atmış durumdayız. Ya vatan ya ölüm!

diye yazmıştı.
***
Sophie Scholl’ da babası ve annesi ile vedalaşırken:
Üzülmeyin baba!” demişti.
Babası da : ” Sizinle gurur duyuyorum.” demişti.
***
Ve son iki gün Deniz, filtreli sigara içiyordu.
İki gün öncesine kadar Birinci sigarası içiyorduk. Sonuç belli
olunca iki gün filtreli sigara içelim!
” dedik.
***
Sophia ve arkadaşları da sigara içerek ayrıldılar.

Sophia Scholl filmi üç ödül aldı.
Almanya’ da 10.sınıf öğrencilerini tarih ya da sınıf öğretmenleri
bu filme götürdüler. Film, derste sonra incelendi.

Sophia Scholl’ü izlerken ara sıra Deniz Gezmiş’i izledim
beyazperdede…
İkisi de uzun boylu…
Biri kadın…
Biri erkek…
Denizlerde üç arkadaştı…
Sophieler de üç kişiydi ölüme götürülürlerken…
Denizler boğazlarından asıldı…
Sophiaların başları kesildi…
Almanya’da 22 Şubat 1942
Türkiye’de 6 Mayıs 1972
Arada 30 yıl var…
Filmi izlerken düşünmeden edemedim… Denizlerle yapılan bir filmi,
tüm 10. sınıf öğrencileri, öğretmenleri ile birlikte sinemaya gidip izlese
ve de film ders konusu olarak tarih dersinde işlense!
Hayal mi bu?

2005 yılından sonra çok şeyler değişti Türkiye’de. Denizlerle ilgili filmler çevrildi. Tartışıldı. Tarih kitaplarında da yerini alma umuduyla…

 

Nazlı Özdemir

About Nazli Özdemir

Nazli Özdemir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir