Perşembe , 14 Aralık 2017
Home » Haber » Semih: Sadece işimizi istiyoruz. Meşruluğumuz halk gözünde kanıtlanmış durumda. Mahkeme ne karar verirse versin, bizim için hükmü yok.

Semih: Sadece işimizi istiyoruz. Meşruluğumuz halk gözünde kanıtlanmış durumda. Mahkeme ne karar verirse versin, bizim için hükmü yok.

Yüksel Direnişi’nin yıl dönümünde, 23 Kasım 2017 Perşembe günü, Hamburg’da yayın yapan Güncel Radyo’ya telefon bağlantısı ile konuk olan Semih Özakça ve eşi Esra Özakça ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Semih”Ekmeğimiz kavgamızın nedenidir dedik,nice acılardan geçirildik.İşimizi isteme ‘suçu’ndan vazgeçmedik. Perdeyi üzerimize örtmek istiyorlar. Sizi milyonlarn şahitliğinde büyüttüğümüz bu ekmek kavgasında bizlern yanında olmaya çağırıyoruz. 27 Kasım Pazartesi 10.00 Sincan Hapishanesi”

Kanun Hükmünde Kararname ile işten çıkarılan ve işine geri dönebilmek için geçen yıl 23 Kasım’da Ankara Yüksel Caddesinde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde eyleme başlayan, 263 gündür açlık grevinde bulunan Semih Özakça ve destek için 187 gündür açlık grevinde bulunan eşi Esra Özakça yayınımıza konuk oldular.

Güncel Radyo: İyi akşamlar Semih

Semih: İyi akşamlar herkese bütün dinleyenlere sizlere sevgi ve selamlarimi yolluyorum.

Güncel Radyo: Biliyoruz çok yoğunsunuz. Bu durumda bile birşeyler yapma cabası içindesiniz. Fazla yormamak için hemen sorulara geçmek istiyoruz.

Öncelikle 86 kiloyla başladığın eylemde su an 48 kiloya kadar düştüğünü biliyoruz. Sağlık bakımından durumunu kısaca özetleyebilir misin?

Semih: Eşimde su an da 43 kiloya düştü. O da 183 gündür açlık grevinde. Sağlık açısından yürümekte zorlanmaya başladım. Son 1 haftadır bacaklarım da his kaybı da var. Onun dışında denge problemleri yaşıyorum. Ağrılar gün geçtikce artıyor. Ama Açlık Grevi sonuçta bir direniş halinde olmak, onlar ikinci planda. ´Nasılsın´ dendiğinde ´İyidir´ diyeceğiz yani.

Güncel Radyo: Peki Nuriye´den haber alabiliyor musunuz? Durumuyla ilgili bir bilginiz var mi?

Semih: Yanında refakatcısı var, kardeşi kalıyor. Çok ayrıntılı bilgi alamıyoruz açıkcası. Oranın koşulları malum. Hepsi nema halinde, onların eline bir bilgi geçecek, doktorların ya da müdahale etmek isterler endişesiyle aslında kısa kısa bilgiler alabiliyoruz. Son iki gündür ve duruşma esnasında o kameradan gördüğümüz el kol hareketlerini oynatabilir durumda değilmiş onu gördük. Onun dışında zihni, bilinçi çok berrak olduğu söyleniyor. Avukatlar ve yanına gidenler tarafından. Ama öyle umutlu ve direniş halinde açlık grevine devam ediyor.

Güncel Radyo: Peki herhangi bir bürokratik adım, görüşme talebi, taleplere yönelik bir gelişme söz konusu mu?

Semih: Aslında şöyle diyebilirim, aileler kendi içlerini rahatlatmak için çesitli muhatabımız olmayan yerlere dahi, bazı milletvekilleri birşeyler yapsınlar diye görüşme halinde oluyolar ancak bizim eylem talebimiz itibariyle istediğimiz şey çok net ´´Sadece işimizi istiyoruz´´ yani bunu görüşmekte nasıl olur, neyini, ne kadarını istiyoruz diye bir durum yok, onu pazarlık konusu bile etmiyoruz.

Güncel Radyo: Pazarlıktan ziyade bir arabulucu, herhangi bir ses seda yok mu muhataplardan?

Semih: Arabulucu olan bizim Halkımız.

Güncel Radyo: Semih sen ve Nuriye ne ile suçlanıyorsunuz? Açlık Grevi yapıyorsunuz die suçlayamıyorlar, içinizi geri istiyorsunuz diye suçlayamıyolar. Peki neyden suçlanıyorsunuz?

Semih: Aslında bizi tam da dediğiniz şeylerden dolayı suçluyorlar. Bunu şöyle açıklayabiliriz. Hukuki birşey olmadiği için. Bizim tutuklanmamız Yüksel Caddesinde yaptığımız açıklamalar suç unsuru olarak konulmuş iddianameye. Bizi savcı en son 17 Kasımdaki esasa ilişkin hızlıca verdiği mütaalasında Yüksel Caddesinden beraatimizi istedi. Aslında tutuklandığımız şeyden kuvvetli suç süphesi deyip bırakılmadığımız tahliye olmadığımız etkinliklerden beraatimiz istendi ama bu onlardan öteye birşey olamayacığını onlarda biliyordu. Bu oyalama taktiği olarak uyguluyorlardr. Bizi duruşmaya çıkarmıyolardı.

Güncel Radyo: Üst üste yoğunlaştırıldı bu arada durusmalar, değil mi?

Semih: Evet, bunun için kendimize göre bir kanaatimiz var onu da söylerim. Şimdi şöyle bir durum var ki, hep hükümet, iktidar, bakanlık fiili bir şekilde müdahale ediyor. Direk kendi eliyle dosyayı beslemek için aslında. Ama yaptıkları çok boş, temelsiz şeylere dayandırılıyor. İtirafcı iftiracı dediğimiz sanık diye getirdikleri şeyin karşılıksız kaldığı, benim üzerimden çökertildiği, güvenilirliginin bittiği bir noktada başka bir tanık getirdiler geçen sefer. Yani bu da tamamen çökmüş vaziyette. Yani böyle yürütmeye çalışıyolar davayı.

Güncel Radyo: Peki bu dava sürecinde sizin asıl talebinizi geri plana atma, gözden düşürme amacı da güdüyor mu sizce? Eyleminizin amacı işinize geri dönmekti ama bu tutukluluk öne çıktı. Asil amacınız tartışılamaz durumda.

Semih: Evet, baştan itibaren yapmak istedikleri buydu zaten. Durumu farklı yere çekip insanların algısını o tarafa kaydırmak. Şöyle diyebiliriz, aslında burada işini geri istemek Açlık grevi yapmak neden suç oluyor? Onları rahatsız ettiği için suç! Şimdi diyelim ki biz işimizi istedik, bir süre sonra bu talebi bırakabileceğimizi, vazgeçebileceğimizi düşünseler hiç bu kadar çetrefilli şeylere girmezlerdi. Mesela Açlık Grevi bu kadar etkili olmasaydı hiç bu kadar şeye girmeyeceklerdi. Ama eylemin gücünden kaynaklı olarak onu yargılıyolar. Durum şurda düğümleniyor. Mesela bir sanık daha var, Yüksel Direnişcisi Acun Karadağ. O, Açlık Grevi yapmadığı için beraati isteniyor. Benimle ilgili de, tanıklar direk yüzyüze ben onların çelişkilerini gösterdigim için, benimle ilgili de, örgüte üye olmamak ama bilerek ve isteyerek Açlık Grevi yaparak yardım etmekten suçluyorlar beni. Nuriye hocanın da daha savunması dahi alınmadı şu ana kadar. Sadece birşeyler söyledi ama esasa ilişkin savunma vermeyeceğini söyledi. Sadece kendi durumu ve koşullarıyla ilgili selam yollmaka gibi şeylerle ifade etti kendini. Ama buna ragmen aceleye getirmeye çalışıyolardı. Hemen mütaala verilmesi de bunu gösteriyor.

Yani demişler ki bunu hemen halledin, ama bir çözümsüzlüğün ürünü olarak söylüyolar. Yoksa direniş devam ediyor bizim. Sadece bunu yapmaya çalışacaklar. Bir komisyon gibi bişey sunmuşlardı önümüze onu da aylarca çalışacak, kurulacak diye oyalamayla gidiyordu. Çok sıkıştılar yani, komisyon konusunda da o kadar çok yalan attılar ki, onun zeminini hazırlamaya çalışıyorlar. Ama direnişi bölme üzerine birşey olacak diye düşünüyorum. Yani altın tepside bütün haklarımızı vermek değilde yine bir korkutma, yine bir çekince yaratma. Telaşa kaptırmak için insanları da halkı da böyle aceleye getirme halinde olduklarını düşünüyorum. Duruşmayı böyle erkene atmaları da bunu gösteriyor.

Sonuç olarak bizim direnişimiz haklılığını o mahkemelerde kanıtlamayacak. Meşruluğumuz halk gözünde kanıtlanmış durumda. Mahkeme ne karar verirse versin, bizim için hükmü yok. Ama Nuriye hocanın oradan çıkması gerekiyor. O kadar baskı ve zorbalıkla insanlık dışı muameleyle karşı karşıya kalmasına karşı bir halkın daha tepki gösterip, daha güçlü eylemler yapıp, daha etkili zorlayıcı birşeye dönüşütürüp dışarı çıkmasına… yani biz bunu başarırız buna engel yok.

Güncel Radyo: 27 Kasım P.tesi günü duruşmaya bir çağrı da var. Şimdi bunun abzürt bir durum olduğu ortada. Hukuksal olarak da öyle. Belki de dünya tarihinde ilginç bir dava oldu sizin dava. Sizin Açlık Grevinizde bir örnek olsa gerek. Bir de sizin 14 Avukatınız da tutuklandı. Onlar ne ile suçlanıyor. Sizi savundukları için mi?

Semih: 16 Avukatımız! Şimdi yine hukuksal acıdan kimse şöyle demez ”Nuriye ve Semih´i savundunuz ” diye tutukluyorum. Yani başka kılıf, örgüt üyesi diye tutukluyolar. Yani somut bir kanıt, delil var mi? Onu da itirafcı tanik üzerinden gidiyolar. Türkiye´de delil suç unusuru bulupta yargılamaya gerek yok. Kendi düşüncene aykırıysa birine birşey söylettirirsin ve tutuklatırsın. Bunları çok açık ve aleni şekilde herkes görüyor.

Radyo Güncel: Semih seni daha fazla yormayalim. Esra ile de kisaca bir konuşabilir miyiz?

Semih: Tabi. Herkese tekrardan iyi akşamlar teşekkürler.

Güncel Radyo: Merhaba Esra.  Öncelikle  nasilsin?


Esra: Merhaba, Semih´in bahsettigi gibi bir kaç rahatsızlığımız var. Birde son dönemde çok fazla kilo verdik. Yavaş vermemiz gerekirken, kas yapımızı herşeyimizi etkiledi. Çok yorgun hissediyoruz uyku hali geliyor.

Güncel Radyo: Semih’in anlattiklarina neler eklemek istersin?

Esra: Evet duruşma günü yaklaştı çok olaganüstü seyirde izleyen bir dava. Acilen sonlandırılmaya çalışılıyor. Dikkat çekici bir dava hala Sincan Hapishanesinde görülüyor. Orada görülmesini sebebi Nuriye ve Semih’in rahat getirilebilmesiydi ama su an orada bu davanın bir sanığı yok. Tamamen katılımı düşürmek, davayı izole etmek. Oraya da şehir dışından ve içinden bir çok insan geliyor. Ulaşım çok zor ama araçlar tutuluyor, otobüsler bağlanıyor. Düşünün ki yapılan hashtag çalışmalarına bile mudahale yapılıyor. Listelerden çıkartılıyor, sıramalardakilerden daha fazla tweet atılmasına rağmen sıralamaya giremiyor. Yani Nuriye ve Semih’le ilgili herşeyde çok büyük bir ambargo var. Ve bu olaganüstü süreçte Nuriye hocanın sesinin çıkmasına hiç izin verilmiyor. Bir şeye kapatılmış, üzerinden, bombacıydı, şuydu, buydu diye şeyler üretiliyor. Akıl işi şeyler değil. Bir tanık getirdiler beğenmediler başka bir tanik getirdiler. Örneğin tutuklanma sebebini çürüttüler. O zaman boşuna tutukladınız. Bu direniş karşısında açmazdalar. Bunun sebebi de çok farklı kesimlere, büyük kitlelere hitap ediyor. Biz direnişe başlarken bunları tahmin etmiyorduk . KHK zulmüyle ilgili milyonlar zarar gördü. Gectiğimiz günlerde bir aile boğuldu. İntihar eden bir öğretmen oldu. Bir ögretmenizde kalp krizi geçirdi. Bunlar sadece bu hafta olanlar ve başına yansıyanlar. Basına yansımayan neler oluyor. Yani çok fazla kesimlerden sadece sol, sosyalist değil her kesime hitap eden kitlesi oldu. Bu da onları daha çok telaşlandırdı. Ben bunları tutuklarsam vazgeçirmeye çalışırım. Bir iki konuşurlar gözaltına alırım ama vazgeçiririm gibi bir düşünceye kapıldılar. Öyle olmadi, hem Nuriye ve Semih direnmeye devam etti, hem dışarıda, Yüksel direnişcileri devam etti. Hem yurtdışında da çok büyük bir destek var hepsini biliyoruz, burdan herkese selam olsun. Zaman zaman görüyoruz çok vakıf olamıyoruz. Bizimde dışımızda eylem büyüyor. Kimse 260 gün aç kalmak istemez. Bu baskılar, bu eylemi büyüten bir hale getirdi.

Yani böyle, bu duruşma çok önemli. Alelacele bir karar verip hesap kesmek istiyorlar. Bununda herkes farkında. Bu mahkemeye katılımda, her alandan destekte çok önemli bizim için. Ayrıca yarın ögretmenler günü. Bununla ilgili duygusal anlar yaşadık. 24 Kasım her ne kadar bir cuntanın getirdiği bir gün olsa da, biz öğrencilerimizle bu günü kutluyorduk. Ve ayrıca yarın Nuriye hocanın doğum günü (24 Kasım) yarın. Gecen sene Yüksel´de öğretmen arkadaşlar kutlamışlardı. Bu sene kendisi Numune hastanesinde bodrum katta, güneş dahi görmüyor. Yani kendimiz acısından duygusal bir gün olacak. Burdan da herkes duymuş olsun. Herkes kendi hesaplarından paylaşabilir, bunu duyduğunda çok mutlu olacaktır. Ve Yüksel´de onun tarzında hala eylemler yapılyor olması onu çok etkilemiş, hiç düşünmemiş bu kadar destek olacağını, çok mutlu olmuş.

Güncel Radyo: Ulaştığınızda bizden de Hamburg´tan çok selamlar kendisine.

Esra: Bizden de Almanya´ya ve duyan başka dostlar varsa yurtdışından herkese selamlar. tesekkür ediyoruz.

Güncel Radyo: Yayına katıldığınız için teşekkürler.Tekrar başarılar diliyoruz Esra, kendinize iyi bakın.

Yayın : http://www.freie-radios.net/86151

http://www.fsk-hh.org/livestream

About Editör .

Editör .

Check Also

Reza Zarrab hâkim karşısında: Zafer Çağlayan’a 45-50 milyon Euro, 7 milyon dolar ve 2,4 milyon TL rüşvet verdim

“Egemen Bağış’tan yardım aldım!” ABD’nin İran’a yönelik ambargosunu deldiği iddiasıyla tutuklanan Türkiye ve İran vatandaşı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir