Perşembe , 14 Aralık 2017
Home » Haber » Reza Zarrab hâkim karşısında: Zafer Çağlayan’a 45-50 milyon Euro, 7 milyon dolar ve 2,4 milyon TL rüşvet verdim

Reza Zarrab hâkim karşısında: Zafer Çağlayan’a 45-50 milyon Euro, 7 milyon dolar ve 2,4 milyon TL rüşvet verdim

“Egemen Bağış’tan yardım aldım!”

ABD’nin İran’a yönelik ambargosunu deldiği iddiasıyla tutuklanan Türkiye ve İran vatandaşı iş adamı Reza Zarrab, eski Halkbankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla‘nın tek sanık olarak yargılandığı davada ‘tanık’ sıfatıyla hâkim karşısında. Zarrab’ın ifadesinin en az iki gün sürmesi bekleniyor.

Zarrab savcılık makamına Ahmet Alacacı adlı bir kuyumcunun kendisine altın ihracatı yönetmi ve Halkbank’ta açılan hesapla transferlerin gerçekleştirilebileceğini söylediğini aktardı. Zarrab ifadesinde, eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan‘ın, eşi Ebru Gündeş’in ünlü bir isim olması nedeniyle başlangıçta kendisiyle çalışmak istemediğini söyledi. Zarrab, daha sonra konuyu dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan‘a taşıdığını ifade etti. Zarrab, Halkbank ile bağlantının kurulması için Zafer Çağlayan’a toplamda 45 ila 50 milyon Euro, 7 milyon dolar, 2,4 milyon Türk Lirası ve 300 bin İsviçre Frankı rüşvet verdiğini söyledi.

Zarrab ifadesinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın damadı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak‘ın genel müdür olduğu Çalık Holding’e ait Aktif Bank’ta hesap açtırmak için eski AB Bakanı Egemen Bağış’tan yardım istediğini söyledi. “Bağış aracılığıyla Aktif Bank Genel Müdürü ile görüştüğünü ve bu sayede bankada hesap açtığını” belirten Zarrab, “Hesap günlük 5-10 milyon Euro’luk işlem hacmi ile başladı” ifadesini kullandı.

Söz konusu dönemde milletvekili olmayan ve hükümette yer almayan Berat Albayrak’ın ismi de davanın jüri adaylarına “Tanıyor musunuz?” diye sunulan listede yer alıyor.

Zarrab, davanın tutuklu sanığı eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla hakkında ise “Yaptırım kuralları hakkında bankadaki en bilgili kişi. Oluşturduğumuz yapının Amerikan yaptırımlarıyla uyumlu gözükmesi için katkıda bulundu” diye konuştu.

Canlı Blog:

00:05: 

Savcı: Halkbank’tan ne kadar para çektiniz?

Zarrab: Birkaç milyar?

Yargıç: Birkaç milyar ne?

Zarrab: Euro.

23:50 – Reza Zarrab: Bana altın ticaretiyle ilgili gümrükte nasıl yalan beyan vereceğimi bizzat Süleyman Aslan (dönemin Halkbank genel müdürü) ve yardımcısı Hakan Atilla (Aslan’ın yardımcısı) anlattı.

Zarrab’a göre Halkbank’tan Aslan ile sanık Atilla, kendisine gümrük beyannemesinde İran destinasyonlu altın ticareti yapıldığının yazılması gerektiğini söyledi.

Hakimin “İran’a altın gönderdin mi?” sorusuna Zarrab, “Hayır” yanıtını verdi.

23:40 – Zarrab: Aslan İran yaptırımlarının ne olduğunu biliyordu

Zarrab, İran Ulusal Petrol Şirketi’ne gitmesi gereken bir paranın kendi hesabına gelmesinden ötürü Halkbank yetkililerine sinirlendiğini anlatıyor.

Ayrıca Halkbank’ın eski genel müdürü Aslan’ın ve Halkbank’ın yaptırımların ne olduğunu ve hangi işlemlerin yaptırımları deleceğini bildiğini aktarıyor

23:30 – Reza Zarrab: Halkbank’a gelen para Euro ve Türk Lirası olarak Denizbank’a gönderiliyordu

23:20 – The Dailybeast muhabiri Katie Zavadski, Twitter hesabından Zarrab’ı tercüme eden tercümanlardan birinin çeviri yanlışları yaptığını bildirdi. Zavadski’nin aktarımına göre, Zarrab birden çok kez tercümanı düzeltti. Zarrab’ın düzeltme yaptığı konulardan biri Halkbank’tan kredi istemesi, diğer konu ise İran işlemleri ile ilgili olan bölüm.

23: 15 –  Zarrab altın ticaretinin nasıl işlediğini anlatıyor: Amaç İran’ın uluslararası borcunu ödemekti

Zarrab, altın ticaretini şema üzerinden anlatıyor: “Ticaret önce İran’ın Türkiye’ye ham petrol ve gaz satmasıyla başlıyor.

“İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) petrolün satışını Tüpraş’a, gazınkini Botaş’a yapardı. Onlar da NIOC’ye para borçlu olurdu.

“Tüpraş, Botaş, NIOC’nin Halkbank’ta hesapları var.”

Daily Beast’in muhabiri Katie Zavadski, bundan sonraki tweetlerinde paranın nasıl Halkbank’a geldiğini anlatıyor. Halkbank’a gelen paranın Zarrab’ın ifadesine göre Halkbank’tan çıkışı euro ve Türk Lirası olarak DenizBank’a gelişiyle yapılıyor.

Daha sonra Zarrab’ın Türkiye’deki şirketi Royal Group’tan aldığı altının Dubai’deki şirketine gittiği belirtiliyor.

Altının satılıp nakde çevrilecek konuma geldiği aktarılıyor. Zarrab, İran’ın altına ihtiyacı olmadığı için ülkenin borçlarını ödemek adına nakde çevrilen bir paraya ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

Halkbank’taki bir yetkilinin Zarrab’a İran’ın altın ticaretinde son durak olarak gösterilmesi gerektiğini söylediği ifade ediliyor. Burada parmaklar Halkbank’ın eski genel müdür yardımcısı Atilla’yı gösteriyor.

Dubai’de yapılan işlemler aracılığıyla İran’ın uluslararası borçlarının ödenmesi amaçlanıyor.

Hakim Berman’ın paranın kurtarılması için kaç işlem yapılması gerektiği sorusuna Zarrab, “En az 10 işlem” cevabını veriyor.

Zarrab, bütün bu sistemin Halkbank’ta sıkışmış olan İran parasını kurtarmak, böylece İran’ın dünya çapındaki borçlarını ödemek amacıyla tasarlandığını anlatıyor.

23:10 – Duruşmaya verilen 5 dakikalık aranın ardından, Süleyman Aslan’ın sekreteriyle olan telefon görüşmesine ilişkin ses kaydı mahkemeye delil olarak sunuldu. Duruşma hâkimi davaya 1 saat daha devam edileceğini açıkladı.

23:00 – Reza Zarrab‘ın salonda yaptığı çizim savcılık tarafından deliller arasına alındı; daha sonra kamuya sunulabilecek.Şema daha sonra kamu ve basına açıklanabilecek. Zarrab tanık kürsüsüne geri döndü.

22:40 – Reza Zarrab: NIOC’un Sermayeh Döviz’e gönderdiği uluslararası transfer benim ofisime gelirdi, bu bir ödeme talimatıydı. Benim elemanlarım valizlerle Royal ofisine gider ve valizleri [altın] doldurarak geri gelirdi.

22:30 – ABD’li gazeteci Adam Klasfeld, “Zarrab jüri için şemayı çizerken rahat ve amirane görünüyor. ABD federal mahkemesinde hapishane üniforması giyiyor olmasa bir şirketin yönetim kurulu toplantısını yönetiyor sanılabilirdi” yorumunda bulundu.

22:20 – ‘Zarrab bir mukavvanın üzerine altın ticaretinin nasıl işlediğini göstermek için bir şema çizecek. Tanık sandalyesinden çizimi yapmak için kalktı.’

22:10  – Zarrab, İran Milli Petrol Şirketi’yle bağlantılarını anlatıyor. Bu bağlamda bir paravan şirketten bahsediyor.

22:05: Zarrab rüşvet verdiği kişiler arasında Çağlayan’ın aile üyelerinin de bulunduğunu söyledi. Savcılık kanıt olarak Çağlayan’ın kardeşine ait, İran’la ticaretten yarar sağladığına dair 2,4 milyon liralık faturayı gösterdi. Savunma makamı delilin gerçek olmadığını iddia etti. Hâkim itirazı reddetti.

22:00 – Zafer Çağlayan’ın hangi yollarla para aldığı soruldu. Zarrab, Çağlayan’a nakit, değerli eşya ve banka havalesi yoluyla rüşvet verdiğini söyledi.

21:50 – Zarrab duruşmaya verilen aranın ardından tanık olarak mahkeme salonuna geri döndü. Duruşmanın ilk kısmında Zarrab’ın ayaklarında yer alan zincirlerin çıkarıldığı aktarıldı.

21:45 –  Duruşma yeniden başladı.

21:29 – Öğle arası sona ermek üzere. Fotoğraf çekmenin yasak olduğu mahkeme salonunda savcının üzerinde çalıştığı bir şema dikkat çekiyor. Davada anılan şahısların isimlerinin bulunduğu şemada en tepede eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ve İran’ın ruhani lideri Ali Hamaney yer alıyor. Onların altında dönemin İranlı yetkilileri bulunuyor. Daha altta, savcının bazı kutuları soru işaretiyle boş bıraktığı kısımda ise Atilla, Aslan, Çağlayan ve Zarrab var. Savcıyla işbirliği yapmaya başlayan Zarrab’ın bu isimlerin altında gösterilmesi dikkat çekiyor.

Hürriyet’ten Razi Canikligil‘in aktarımıyla şemanın Türkçeleştirilmiş hali şöyle:

20:30 – Duruşmada öğle molası verildi.

20:20- Reza Zarrab: Halkbank’la iş tutabilmek için benim hesaplarıma göre Çağlayan’a en az 40 ila 50 milyon Euro rüşvet verdim. Diğer para birimleriyle verdiklerim ayrı

20:15 – Reza Zarrab: Çağlayan benden bu işlerden elde edilecek gelirin en az yüzde 50’sini istedi. İlk aşamada kendisine 31 milyon 789 bin Euro verdim, 2 milyon 465 bin TL ve 4 milyon 800 bin dolar ödedim. Toplamda 7 milyon dolar verdim.

20:10 – Zarrab, dönemin Halkbank Genel Müdürü Aslan’ın kendisiyle altın ticaretiyle ilgili olarak çalışmak istemeyince dönemin ekonomi bakanı Zafer Çağlayan’a gittiğini anlattı.

Soru: “Aslan seni geri çevirdikten sonra neden Zafer Çağlayan’a gittin?”

Cevap: “Çünkü Türkiye’nin ekonomi bakanı oydu.”

20:05 – Zarrab: Eşim Türkiye’de ünlü bir sanatçı olduğu için hep göz önünde olan bir insandım. Reza Zarrab, eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın ünlü olması nedeniyle kendisi ile çalışmak istemediğini belirterek “Aslan benim altın ticareti yapmak için fazla popüler olduğumu söyledi ancak yine de iş için bastırıyordu” ifadesini kullandı.

20:00  – Zarrab: Aktif Bank direkt İranlılarla çalışıyordu. Beni ortadan kaldırdılar.

Savcı: “Gelirlerinizin önemli bir bölümü Aktif Bank’tan mı geliyordu?”

Zarrab: Kesinlikle.

19:57 – Duruşmada daha sonra Reza Zarrab’ın Halkbank ile olan ilişkileri ele alındı.

Zarrab, Halkbank ile temasın 2012’de kurulduğunu söylese de, ilişkilerin daha eskiye dayandığını ifade etti.

Zarrab, Ahmet Taha Alacacı adında kuyumcunun İran gelirlerini Halkbank’a koymak için altın ihracatı sistemi önerdiğini iddia etti

19:50 – Zarrab, İran Merkez Bankası ile anlaşmasının bozulmasının ardından  Hossein Najafzadeh’in de aralarında bulunduğu Bank Mellat yönetimi ile görüştüğünü ve ABD ambargosundan bu şekilde kaçındığını söyledi.

Necefzadeh hakkında soruşturma açıldı ama aranıyor. Zarrab’ın ifadesi ABD iddialarını izliyor.

19:46 – Reza Zarrab, eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ile bağlantısını kabul etti

19:30 –  Reza Zarrab, İran Merkez Bankası eski Başkanı Mahmud Bahmani‘yle 2010 ve 2011 yıllarında toplantılar yaptığını söyledi. Zarrab, bankaya ‘nakit teslimatına yardım için’ daha iyi bir ‘fiyat’ önerdiğini, daha sonra bu ilişkinin sona erdiğini söyledi.

19:27 – Reza Zarrab:  İran Merkez Bankası’na finansal hizmet konusunda anlaşmaya vardık.

19: 25 – ​Aktif Bank bana İran’la iş yapacak müşterilerin hesap açmak için özel bir izin alması gerektiğini söyledi. Aktif Bank Genel Müdürü ile görüşmeme dönemin AB Bakanı Egemen Bağış yardımcı oldu

Aktif Bank genel müdürü ile görüşmeden sonra hesap açtım. Hesap 5-10 milyon Euro ile başladı.

19:03 – Zarrab, İran’ın gaz ve petrol satışlarından elde ettiği geliri kullanamadığını söylerken, yaptırım kuralları konusunda en iyi bilgiye sahip kişinin Hakan Atilla olması nedeniyle onu aradığını söyledi.

18:50 – Zarrab, işbirliği yapmanın hapisten çıkmak için en hızlı yol olduğunu söyledi. “Hala FBI gözetimdeyim, otelde kalmıyorum” dedi.

18: 48 –  Reza Zarrab: Hapisteyken bir gardiyana içki ve cep telefonu kullanımı için rüşvet verdiğim doğru.

18:47 – Reza Zarrab: Mart 2016’da tutuklandığımda FBI’ya doğruları söylemedim. Neyle karşı karşıya olduğumu bilmiyordum. Uzun bir yolculuktan sonra şoka girmiştim. Doğru yanıtları veremedim. Korkmuştum. 

18:45 –  Reza Zarrab ifadesinin başında, savcılık makamıyla yaptığı işbirliği kapsamında üç yükümlülüğü olduğunu söyledi. Bunları, “Tam olarak doğruyu anlatmak, Amerikan hükümetiyle işbirliği yapmak ve bundan sonra suç işlememek” olarak sıraladı.

Zarrab, Türkiye’yle bir takas ihtimali için avukatlar tuttuğunu ama bu girişim başarısız olunca tanıklık yapmayı kabul ettiğini söyledi.

18:41 – Zarrab’ın yanında tercümanı duruyor. İngilizce konuşacak yeterliliğe sahip olmasına rağmen, Zarrab Türkçe konuşmayı tercih etti.

18:30 – Reza Zarrab, ayakları kelepçeli ve hapishane giysisiyle mahkemeye getirildi.

Hakkındaki suçlamaları kabul edip savcılıkla işbirliği yapmayı kabul eden Zarrab önce savcılar, sonra da eski Halkbank yöneticisi Hakan Atilla’nın avukatları tarafından sorgulanacak.

18:15 – Hürriyet’ten Razi Canikligil’in aktardığına göre, Amerikan gizli servisi FBI’ın tercümanı Bülent Bulut’un dinlenmesinin ardından yargıç Richard Berman 2 dakika ara verdi. Bu sırada jüri yan odaya alındı.

Zarrab nerede?

ABD Adalet Bakanlığı’na bağlı Federal Cezaevleri Bürosu’nun internet sitesindeki resmi kayıtlarda, ‘09135-104’ kayıt numaralı Zarrab’ın 09 Ekim 2017 tarihinde cezaevinden tahliye edildiği bilgisinin yer alması ve avukatlarının Zarrab’tan haber alamadıkları yönündeki açıklamaları Zarrab’ın nerede olduğuna dair soruları da beraberinde getirmişti.

Duruşmayı New York’ta bulunan mahkeme salonunda izleyen Hürriyet muhabiri Razi Canikligil, Savcı Yardımcısı Sid Kamarajuile hâkim Richard Berman arasında geçen bir diyaloğu aktardı.

Buna göre Kamaraju, Sarraf’ın bugün tanıklık yapacağı duruşmaya nasıl getirileceğini öğrenmek istedi ve ‘Kolluk Kuvvetleri tarafından mahkemedeki hücre bloğundan çıkarıldıktan sonra jüri önünden kelepçeli olarak mı geçirileceğini’ sordu.

Hürriyet buna dayanarak, Zarrab’ın halen cezaevinde ABD Kolluk Kuvvetleri’nin (US Marshalls) gözetimi altında tutulduğunu yazdı.

Dün görülen ilk duruşmada Zarrab’ın 26 Ekim 2017 tarihinde yani jürili duruşmadan bir ay çnce itirafçı olduğu ortaya çıkmıştı. Gizlilik kararının kalkmasının ardından açıklanan belgelerde Zarrab’ın kendisine yöneltilen 7 farklı suçlamayı kabul ettiği bildirilmişti. Zarrab’ın kabul ettiği suçlamaların 6’sı İran’a uygulanan ambargonun delinmesi ile ilgiliyken bir diğer suçlama cezaevinde gardiyanlara rüşvet verme teşebbüsü.

Duruşmada ilk sözü alan savcı yardımcısı David Denton, “Reza Zarrab tanık olarak hikâyenin iç yüzünü anlatıp, tüm bu karışık yalanların arkasındaki gerçeği teşhir edecek. Kendisi ABD yasalarını çiğnediği için suçlu olduğunu kabul etti ve devlet ile işbirliği yapma kararı aldı” demişti.

Denton’un ardından söz alan Hakan Atilla’nın avukatı Victor Rocco, gerçek ‘suç ortağının’ eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan olduğunu söyledi.Rocco savcılığın Reza Zarrab’ın sırtını sıvazladığını belirterek, “Yüksek makamlara ayakkabı kutularında rüşvet yollayan Atilla değil Zarrab’tı. Sanık sandalyesinde oturması gereken Reza Zarrab” dedi. Rocco, “Süleyman Aslan, Zarrab’tan ‘utanmazca’ rüşvet aldı” iddiasında bulundu.

Hakan Atilla’ya yöneltilen suçlamalar

Sanıklara iddianamede altı suçlama yöneltiliyor:

– ABD ve özellikle de ABD Hazine Bakanlığı’nı dolandırmak için kumpas kurma,

– Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası’nı (International Emergency Economic Powers Act) delmek için kumpas kurma,

– Bankacılık sisteminde sahtekarlık yapma,

– Bankacılık sisteminde sahtekarlık yapmak için kumpas kurma,

– Kara para aklama,

– Kara para aklamak için kumpas kurma.

Davanın ilk jürili duruşmasında neler yaşandı?

Reza Zarrab ‘tanık’ oldu, Hakan Atilla hâkim karşısına çıktı: Süleyman Aslan, Zarrab’tan ‘utanmazca’ rüşvet aldı!

ABD’nin İran’a yönelik ambargo uygulamasını deldiği iddiasıyla ABD’de tutuklanan ilerleyen süreçte ise ‘tanık’ statüsüne geçen Reza Zarrab‘ın adıyla anılan ve eski Halk Bank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın tek sanık olduğu davanın jürili ilk duruşması görüldü.

Reza Zarrab’ın, itirafçı olmayı kabul ettiği belge, gizlilik kararı kalkınca ortaya çıktı. Zarrab’ın tüm suçlamaları kabul ederek imzaladığı belgenin üzerindeki 26 Ekim 2017 tarihi dikkat çekti. Belgeye göre Zarrab bir ay önce itirafçı olmuş.

ABD hükümeti adına tanıklık yapacağı belirtilen Zarrab, dosyaya 5 numaralı tanık olarak girdi. Zarrab’ın aleyhinde tanıklık yapacağı Hakan Atilla‘nın avukatları ise ilk sözlerinde, gerçek ‘suç ortağının’ eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan olduğunu söyledi.

Atilla’nın avukatı Victor Rocco, savcılığın Reza Zarrab’ın sırtını sıvazladığını belirterek, “Yüksek makamlara ayakkabı kutularında rüşvet yollayan Atilla değil Zarrab’tı. Sanık sandalyesinde oturması gereken Reza Zarrab” dedi. Rocco, “Süleyman Aslan, Zarrab’tan ‘utanmazca’ rüşvet aldı” iddiasında bulundu.

“Zarrab ile Atilla arasında özel bir dostluk bulunmadığını, 16 ay içinde yalnızca 6 telefon görüşmesi yaptığını” anlatan Rocco, Zarrab ile Aslan arasında ise 32 telefon görüşmesi ve yüzlerce sayfalık telefon mesajlaşması bulunduğunu söyledi. Duruşmada, Atilla’yı New York JFK Havalimanı’ndan çıkarken gözaltına alan FBI ajanı da tanık olarak dinlendi.

Zarrab’ın tanık olduğuna dair belge ortaya çıktı

Reza Zarrab'ın suçunu kabul ettiğine dair belge yayınlandı

Reza Zarrab’ın suçunu kabul ettiğine dair belge yayınlandı

Hakim Richard Berman, 366 sıra numaralı dosyadaki belgeleri kamuya açtı. Bu belgelerden biri de Zarrab’ın itirafnamesiydi.

Zarrab’ın tüm suçlamaları kabul ederek imzaladığı belgenin üzerindeki 26 Ekim 2017 tarihi dikkat çekti. Belgeye göre Zarrab bir ay önce itirafçı olmuş.

Bu itirafnamede, suçlamaları açıkça kabul ettiğini, belgeyi imzalarken de hiçbir baskıya maruz kalmadığını söyleyen Sarraf, “Benden imzalar alınırken mantığımı etkileyecek, uyuşturucu, alkol ve benzeri hiçbir durum olmadığını belirtirim” dedi.

Reza Zarrab’ın toplam yedi suçlamada suçlu olduğunu kabul ettiğini bildirdi. Zarrab’ın kabul ettiği suçlamalardan altısının konusu İran’a yönelik yaptırımların delinmesi. Yedincisi ise cezaevinde bir gardiyana rüşvet verme teşebbüsü.

ABC gazetesinden Serdar Nâzım Yüce‘nin haberine göre, Zarrab’ın cümlelerinden bazıları şöyle:

“İddianameyi okudum ve hakkımdaki suçlamaların niteliğini anladım. İddianame ile ilgili konularda bildiklerimin hepsini avukatıma söyledim.”

“Suçun kabulü ile birlikte mahkemenin uygulayacağı ceza, anayasal haklarım ve hakkımda ki suçlamaların niteliği hakkında avukatım tarafından bilgilendirildim.”

“Suçlu olduğumun kabulü kararını özgürce ve gönüllü olarak verdim.”

“Suçlu olduğumun kabulü kararını almam noktasında teşvik edilmedim.”

“İmzalamış olduğum ‘itiraf pazarlığı’ sözleşmesinde yer alanlardan başka herhangi bir vaatle herhangi başka bir belge imzalamadım. Eğer böyle bir belge ortaya çıkarsa suçumun kabulü gereği olarak mahkemeye gideceğim”

“Suçlu olduğumun kabulü kararını herhangi bir güç, baskı ve korku altında almadım.”

Duruşma 2 saat geç başladı

New York’ta görülmekte olan, Reza Zarrab davası olarak başlayıp, Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın tek sanık olduğu dava resmen başladı.

Duruşmanın ABD saati ile 09.15’te başlaması planlanıyordu. 12 kişilik jüri için 82 adayın salona gelmesi beklendi. Bu yüzden duruşma 2 saat geç başladı. Aday jürilerin sayısının fazla olması nedeniyle gazeteciler ve diğer izleyiciler duruşmayı başka bir salonda video konferans yoluyla takip etti.

“Zarrab yalanların gerisindeki gerçek hikâyeyi anlatacak”

Davada ilk sözü, açılış konuşmalarını yapan savcılık ve savunma aldı.

Savcı Yardımcısı David Denton, davanın tutuklu tek sanığı konumunda kalan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla aleyhinde tanıklık yapacak Zarrab’dan çok şey anlatmasını beklediklerini belirtti.

Denton, jüri üyelerine hitabında, ‘yıldız tanık’ olarak sunduğu Zarrab’ın, ABD yasalarını çiğneyerek suç işlediğini kabul ettiğini ve ABD hükümetiyle işbirliği yapmaya karar verdiğini söyledi. Denton, Zarrab’ın ‘İran’a yaptırımları delmeye yönelik muazzam şebekenin hikayesini içerden biri olarak anlatacağını, bununla ilgili söylenen tüm yalanların gerisindeki gerçek hikayeyi ortaya sereceğini’ dile getirdi. Zarrab’a ilaveten Aralık 2013 soruşturmalarında yer almış bir Türk polisinin de tanık olduğunu aktardı.

Savcı Yardımcısı, Zarrab’ın ifadesinin Türkiye’de 2013’te patlak veren yolsuzluk soruşturmasıyla bağlantılı kişileri de ortaya çıkaracağından söz etti. Denton, ‘Zarrab’ın yaptırımı delme, kara para aklama yollarını sunduğu, maliye uzmanı Atilla’nın bunları meşru gösterecek yöntemleri sağladığı’ suçlamasında bulundu

“Ayakkabı kutularında rüşvet yollayan Atilla değil Zarrab’tı”

Denton’un ardından söz alan Mehmet Hakan Atilla’nın avukatı Victor Rocco ise açılış konuşmasında Zarrab’ın hapis cezasından kurtulmak için yalan söylemeye hazır olduğunu söyledi ve güvenilir olmadığını söyledi.

“Zarrab’ın Türkiye’de rüşvet ağı kurduğunun bilindiğini, rüşvet verdiği kişiler arasında üst düzey yetkililerin de olduğunu” savunan Rocco,” Yüksek makamlara ayakkabı kutularında rüşvet yollayan Atilla değil Zarrab’tı. Sanık sandalyesinde oturması gereken Reza Zarrab az ceza alma ya da hiç ceza almama umuduyla savcılıkla anlaştı. Savcılık Zarrab’ın sırtını sıvazlıyor. Zarrab’ta gizli tanık olmayı ve ailesiyle birlikte ABD’de yaşamayı planlıyor” dedi.

“Reza Zarrab gardiyanlara içki, kadın ve uyuşturucu için rüşvet verdi”

Rocco “Zarrab eski alışkanlıklarını New York’ta hapishanede de sürdürmeye çalıştı. Dışarıdan içki, uyuşturucu, hatta kadın getirtmek için hapishane görevlilerine de rüşvet verdi” diye konuştu.

Zarrab ile Atilla arasında özel bir dostluk bulunmadığını, 16 ay içinde yalnızca 6 telefon görüşmesi yaptığını anlatan Rocco, Zarrab ile Aslan arasında ise 32 telefon görüşmesi ve yüzlerce sayfalık telefon mesajlaşması bulunduğunu söyledi.

Rocco, sözlerine şöyle devam etti:

“Zarrab istediklerini alabilmek için Rusya, Çin, İran ve Türkiye’de hükümet liderleri ve iş adamlarına ödediği rüşvetlere servetini yatırdı. Zarrab için rüşvet bir yaşam tarzı. Onun için herkesin bir fiyatı vardır.”

“Süleyman Aslan, Zarrab’tan ‘utanmazca’ rüşvet aldı, Zarrab’ın oyuncağı haline geldi”

Halkbank eski Genel Müdür Süleyman Aslan’a yönelik iddialarını sürdüren Rocco Atilla’nın kimseden rüşvet almadığını, kimseye rüşvet vermediğini, banka çalışanı olarak yalnızca görevini yaptığını söyledi. Rocco, “Süleyman Aslan’ın Zarrab’dan aldığı rüşvetlerle cebini doldurduğunu” ifade etti.

Atilla’nın avukatları Aslan’ın Zarrab’dan ‘utanmazca’ rüşvet aldığını, Zarrab’ın ‘oyuncağı’ haline geldiğini söyledi. Rocco, “Atilla, ne Halkbank’ı ne de Türk bakanları korumak için burada değil” diye konuştu.

Aralık 2013’te Aslan’ın evinde yapılan aramada ayakkabı kutuları ve iki banyo lifine tıkıştırılmış şekilde 2 milyon 445 bin dolar, 950 bin İngiliz Sterlini ve 520 bin TL bulunduğuna dair haberler medyaya yansımıştı. Daha sonra soruşturma ve mahkemenin sonucunda Süleyman Aslan beraat etmiş, arama sırasında ele geçirilen para da yasal faiziyle kendisine iade edilmişti.

Erdoğan, dönemin Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın dürüstlüğünden şüphesi olmadığını, olsa olsa saflığının kurbanı olabileceğini belirtmiş, “Halkbank Genel Müdürü’nün dürüstlüğünden en ufak bir şüphem yoktur. Olsa olsa saflığının kurbanı olmuştur. Olayı farklı yerlere çekme gayreti var. Süleyman Bey’de o parayla ilgili makbuz var mı? Ortada makbuz varsa kimsenin söyleyecek bir şeyi kalmaz” demişti.

Duruşmada, Atilla’yı New York JFK Havalimanı’ndan çıkarken gözaltına alan FBI ajanı da tanık olarak dinlendi.

“Zarrab yarın ifade verebilir”

Atilla’nın avukatlarının davanın iki hafta ertelenmesi talebi reddedilirken, Zarrab’ın Atilla aleyhinde ifade vereceği belirtildi. Duruşmayı izleyen New York Times’ın adliye muhabiri Benjamin Weiser, savcının açıklamasına göre Zarrab’ın suçunu kabul ettiğini aktardı. Buna göre, Zarrab yarın ifade verebilir.

Bharara’nın yorumu

Yargı sürecini başlatan savcı olan ama daha sonra ABD Başkanı Donald Trump tarafından görevinden alınan Preet Bharara, dün davaya Twitter’dan şu mesajı atarak eşlik etti:

”Reza Zarrab’ın davada her türlü suçlamayla mücadele etmeye hakkı var. Kendisine yardım etmeleri için avukatlardan bir ‘rüya takımı’ kurdu. Suçunu kabul etti, çünkü gerçekten de hakkında yapılan suçlamaları işledi.”

New York Times’tan Türkçe tweet

New York Times, Zarrab davasına dair gelişmeleri Türkçe olarak attığı tweet ile duyurdu. “Zarrab, suçunu kabul etti ve Hakan Atilla’ya karşı tanıklık yapacak” tweetinin ardından ikinci bir paylaşımda bulunan New York Times, “Reza Zarrab’ın suçlamaları kabul etmesi Türkiye – ABD ilişkilerine olumsuz etki edebilir” ifadelerine yer verdi.

Hakan Atilla’ya yöneltilen suçlamalar

Sanıklara iddianamede altı suçlama yöneltiliyor:

– ABD ve özellikle de ABD Hazine Bakanlığı’nı dolandırmak için kumpas kurma,

– Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası’nı (International Emergency Economic Powers Act) delmek için kumpas kurma,

– Bankacılık sisteminde sahtekarlık yapma,

– Bankacılık sisteminde sahtekarlık yapmak için kumpas kurma,

– Kara para aklama,

– Kara para aklamak için kumpas kurma.

Jüri 12 kişiden oluşuyor; 6 kişi ise yedek. Jüri üyelerinin kimlikleri kamudan gizlenecek. Yargıç jüri üyelerine mahkemede numaralarla hitap edecek.

Dava resmi olarak kayıtlarda İngilizce olarak U.S. v Zarrab, 15-cr-867, U.S. District Court, Southern District of New York (Manhattan) olarak geçiyor.

Osman Zeki Canıtez ve Aykan Erdemir hakkında yakalama kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine, “Türkiye’den ABD’deki davaya sahte delil ve belge götürdüğü” iddiasıyla Bankalar Yeminli Murakıbı Osman Zeki Canıtez ile CHP eski Milletvekili Aykan Erdemir hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başavcılığı yakalama talepli yazısında şu ifadelere yer verildi:

“FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün taşeronluğunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümeti ve Anayasal Düzenine yönelik gerçekleştirilmeye çalışılan 17/25 Aralık yargısal darbe teşebbüsünün başarıya ulaşmaması üzerine Amerika Birleşik Devletleri üzerinden yürürlüğe konulan aynı kurgu/planın işbirlikçiliğini yürüten ve bu minvalde hazırladığı dosya içerisinde örneği bulunan 28 Ocak 2014 tarihli sözde sahte raporu yurtdışına götürerek Newyork bölge mahkemesine ulaştırmak suretiyle yargılamada delil olarak kullanılmasını sağlayan , bununla birlikte açık kaynaklardan elde edilen bilgiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma yürüten Newyork Bölge Savcısı Joon H.Kim ve savcılık bürosu tarafından terör örgütüne üye olmak suçu yönünden yakalama kararları ile aranmakta olan firari Osman Zeki Canıtez ve aynı tanık listesinde ismi bulunan Aykan Erdemir hakkında TCK 326 /1 maddesi gereğince ‘Devletin Güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme’, ‘Amacı dışında kullanma’ ve “Hile ile alma çalma’ suçlarından haklarında soruşturma yürütülmektedir.  Yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin hali hazırda firari durumda oldukları gerek açık kaynaklardan elde edilen bulgular gerekse dosya içerisine örneği sunulan rapor içeriğinden de anlaşılacağı üzere atılı suçu işlediklerine dair yeterli bulgulara ulaşılmış olup, şüphelilerin kaçmakta olmaları nedeniyle çağrı yapılamadığı ve kendilerine ulaşılamamıştır”

Şüpheliler hakkında yakalama çıkarılması istenen savcılık yazısında, şüphelilerin  ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılmaması, tutuklamaya sevk edilip edilmeyeceği hususunun soruşturmayı yürüten savcının takdirine bırakılması talep edildi.

Savcılığın talebini değerlendiren İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesi, şüphelilerin firari oldukları, elde edilen bulgluar ve dosyaya sunulan rapor içeriğinden de anlaşılacağı üzerinde atılı suçları işlediklerine dair yeterli bulgulara ulaşılmış olup haklarında, “Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme”, “Amacı dışında kullanma”, “Hile ile alma ve çalma” suçlarından yakalama emri çıkarılmasına karar verdi.

Osman Zeki Canıtez kimdir?

Bankalar Yeminli Murakıbı ve halen “FETÖ soruşturması” kapsamında firari sanık olarak yargılanan Osman Zeki Canıtez imzasıyla 24 Ocak 2014 tarihli bilirkişi raporu yayınlanmıştı.

17/25 Aralık soruşturmaları sırasında “Komisyon oranlarının düşürülmesi, rüşvet ilişkisi ve sahte evrakla işlem yapılmasına göz yumulması gibi” suçlamalarla ilgili olarak talep edilen bilirkişi raporunda dikkati çeken ifadeler, hayli uzun bir dizi suçlama ve uyarıyı da içeren “Halbank’ın İran yaptırımları ile ilgili rolünün suç vasfının ve bu durumun yaratacağı olası etkilerin” anlatıldığı bölümde dile getirilmişti.

“İran’a yaptırımlar ve Halkbank’ın rolü ile ilgili olarak,” ifadeleriyle başlayan söz konusu bölüm “… özellikle ABD’nin İran’a karşı yaptırım kararlarına muhalif işlemler gerçekleştirilmesini” bir suç olarak tanımlıyor. Murakıp Canıtez’ın raporun devamında dile getirdiği “Başta USD olmak üzere yabancı para işlemlerinin kısıtlanması, yurt dışındaki muhabir banka ilişkilerinin dondurulması” gibi işlemler suç olarak tanımlanıyor ve bu suçun önlenmemesi halinde Halkbank’ın ve dolayısıyla Türkiye’nin başına gelebilecekler sıralanıyor.   Kaynak: T24)

 

 

About Editör .

Editör .

Check Also

Semih: Sadece işimizi istiyoruz. Meşruluğumuz halk gözünde kanıtlanmış durumda. Mahkeme ne karar verirse versin, bizim için hükmü yok.

Yüksel Direnişi’nin yıl dönümünde, 23 Kasım 2017 Perşembe günü, Hamburg’da yayın yapan Güncel Radyo’ya telefon …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir