Perşembe , 14 Aralık 2017
Home » Yorum » Referandum, “Uyum“ ve Çifte Vatandaşlık

Referandum, “Uyum“ ve Çifte Vatandaşlık

Berlin-Brandenburg Türkiye Toplumu Sözcüsü
Ayşe Demir
Türkiye’ deki anayasa değişikliği referandumu sürecinde ve sonrasında, özellikle Almanya’da tekrar ‘uyum’ ve çifte vatandaşlık tartışmaları başladı.
Ve maalesef bu tartışmaya ‘demokratik’ partiler/politikacılar da taraf oluyorlar.
Bu bağlamda önce ‘uyum’ nedir sorusunu tartışmak gerekir.
Benim açımdan göçmen kökenli insanların Almanya’da kurallara ve yasalara uymaları, eğer olanaklar varsa, iyi bir eğitim alıp kendi geçimlerini kendilerinin sağlayabilmeleri ‘uyum’ için yeterli unsurlardır.
Almanya’da yaklaşık 3 milyon Türkiye kökenli insan ikamet etmektedir.
Bunların yaklaşık 1 Miyon 400 bini ya Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, ya da çifte vatandaş, yani Türkiye seçimleri için seçmen konumunda.
Rederanduma Almanya’da ki seçmenlerin yaklaşık %46’si katıldı, bunlardan %63’ı referandumda evet oyu kullanmış.
Şimdiyse bir taraftan bir çok göç uzmanı bunların nedenlerini analiz ederlerken, ki, bana göre evet tercihini yapanların (demokrasi anlayışının gelişmemiş olmasından, dini veya idelolojik faktörlerden Almanya’nın uyguladığı daha doğrusu uygulamadığı göç politikasına kadar) bir çok nedeni olabilir. Diğer taraftan da Alman politikacıları, Türkiye kökenli insanların, Türkiye’ye Almanya’dan daha fazla ilgi duyduklarını iddia ediyorlar ve bunun değişmesi gerektiğini, hatta, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için çifte vatandaşlık hakkının kaldırılması gerektiğini söylüyorlar.
Bu durum günümüz Almanya’sında insanların, birden fazla dili, kültürü ve memleketinin olması gerçeğini kabul etmediklerinin göstergesidir.
Böyle dışlayıcı tartışmalara zemin vereceklerine, artık 50 yılı aşkın bir süredir yaşanan göç olgusunu kabul etmeme, eşit hakları sağlamama ve dışlama politiklarını sorgulamaları gerekir. Demokratik bir toplumda insanların yaşam tarzları, politik görüşleri ve ilgi alanları herkesin kendi özel tercihidir. Bu açıdan, Türkiye politikasına ilgi duymak ve referandumda bu ya da şu tercihte bulunmak ‘uyum’ göstergesi olmamalıdır ve olamaz.
Belirttiğim gibi kurallara uymak ve toplumsal yaşama katılmak ‘uyum’ için yeterli olmalıdır. Politik tercihlerde ‘uyum’a engel değil ve politik tercihlerinden dolayı insanlar yargılanmamalı….
Tüm bunlarda bir istisnai durum mevcuttur ama, o da olası bir idam cezası referandumdaki tercihle ilgili. Çağdaş bir toplumda, çağdışı ve insan haklarına aykırı bir ceza uygulaması ile ilgili olası bir referanduma, tüm demokratik güçler karşı koymalı.
Almanya birimleri, durum o noktaya vardığı takdirde böyle bir referandumun Almanya topraklarında yapılmasına kesinlikle izin vermemelidir.
Federal Almanya’nın ve tüm demokratik güçlerinin ‘kırmızı çizgisi’ bu olmalı….!

About Ayşe Demir

Ayşe Demir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir