Pazartesi , 24 Eylül 2018
Home » Yorum » Peki çözüm nedir?

Peki çözüm nedir?

ebru_

Ebru ÖZDEMİR

İnsanlık tarihinin kültürel ve düşünsel boyutunda, tanrılardan önce tanrıçalar vardı. Mitolojide geçtiği gibi, tanrıların tanrıçaların yerine geçmesi barışçıl biçimde olmamış, tam tersine çok güçlü ve şiddetli mücadeleler olmuş ve zorlu bir tarihsel geçiş dönemi yaşanmıştır.
Antropoloji ve tarihe baktığımızda ilkel komünal toplumdan günümüze kadar geçen süreçte, toplumsal evrim öne çıkar. Kadın ve erkek ilişkilerinin ve erkek egemen sistemin bu tarihsel evrimden etkilendiği tartışma götürmez.
Kadın sorunu, tarihsel süreçte toplumsal koşullara göre doğmuştur. O halde şunun bilincinde olmalıyız ki, koşulların köklü değişimi ile de ortadan kalkacaktır. Bunun bilincinde miyiz, önemli olan budur. Kadın köleliğine, ezilmişliğine, ayrımcılığına, sınıf sömürüsüne karşı mücadeleyi bu perspektif içinde ele almalıyız.
Çözülme, devletin ve sınıfların henüz olmadığı ilkel komünal toplumda başlamıştır. Süreç içerisinde sınıfların doğması, sömürü, kölelik ve erkek egemenliğinin oluşması, bunların güvencesi olarak da devlet ortaya çıkmıştır.
Peki devleti olumlayan, meşrulaştıran neydi?
Bunu da, ideoloji, değer yargıları, kültür ve dinsel inançlar meşrulaştırmıştır.
Kadın ve erkek arasındaki çelişki doğal mıdır?
Tarihsel materyalizm toplumu açıklarken, doğal ve biyolojik mekanizmalar kullanmaz. Yukarıda sözünü ettiğim gibi, eğer tarih bize toplumun ve cinslerin sonradan şekillendiğini ispatlıyorsa, bu şekillenmenin içerisine özel mülkiyette dahil olduktan sonra erkek egemenliğinin önü açılmışsa, biz bu çelişkiye “doğal” diyebilir miyiz?
Kadın erkek eşitsizliği “fıtrat” değil, bilinçli algı yapılmasından yani “KOSKOCA BİR YALAN”dan ibarettir.
Peki çözüm nedir?
Koskoca bir yalana karşılık, koskoca bir gerçeğimiz var aslında. Kapitalist sistemin yıkılması ve “sosyalist devrim” in kurulması konusunda hemfikiriz. Ama şöyle bir hayal edelim. Düşünün ki, o hayal ettiğimiz güneşli güzel günlerin sabahına uyanmışız. Yeni bir dünyanın mümkün olduğu o gün gelmiş. Kapitalizm yerle bir olmuş, yenilmiş ve tarihin çöplüğüne gömülmüş.
Kadın ve erkek eşitsizliği, yaşadığımız sömürü, şiddet, ezilme, kapitalizmin kalkmasıyla nasıl çözülecek? “Sosyalist Devrim”’in elinde sihirli bir değnek mi olacak?
Elbetteki değil.
Sorun ataerkil ilişki ile kökleşmişse, kapitalizmle birlikte ataerkil ilişkilerin de ortadan kalkması zorunludur. Ama köklü değişim nasıl olacak, henüz cevaplamadık.
Evrileceğiz.
Evet evet… Doğru duydunuz evrileceğiz.
Örnek verecek olursak; doğuştan görme engelli insanları ele alalım. Görme engelli insanlar için yapılabilecek hiçbir şey yokken, gelişen bilim sayesinde gözleri görmeye başlayan insanlar var. Gün gelecek ve görme engelli doğum bile olmayacak. Neden? Bilim ve bilinç geliştiği için.
Kadın eşitsizliği de işte böyle evrilecek.
Kültürel aydınlanma ile insanlar gelişecek, Toplum gelişecek. Bilim ve bilinç gelişecek. Aydınlanma sonucu başarıya ulaşabileceğiz. Bireyin, toplumun aydınlanması ile olgun akıl (vernunft) oluşacak, insanlar, “kadınların ve erkeklerin insan oldukları için eşit oldukları” nı savunacaklar.
Bilimde ve toplumlarda gelişen aydınlanma ile önce hukuk önünde, daha sonra toplumsal anlamda eşitsizlik yok olacak. Tıpkı, toplumsal anlamda eşitsizliği en çok ortadan kaldırabilen, Küba veya Sovyetler gibi.
Acil olarak yapmamız gereken, aydınlığı, aydınlanmayı, özgür düşünceyi ve insan yaşamını tehdit eden her türlü gericiliğe ve sisteme karşı boyun eğmemek ve çoğalarak örgütlenmektir.

Bitirirken Not: Family (aile) sözcüğünün kökenine araştırınca karşıma çıkan anlamlar: Hizmetçi, köle, uşak, evin uşakları, aynı çatı altında yaşayan hizmetliler zümresi. Romalılar da ise sadece, kölelik anlamında kullanılmış.
Yorum sizin…

 

About Ebru Özdemir

Ebru Özdemir

Check Also

ŞİMDİ UMUTLARIMI BİRİKTİRDİĞİM YERDESİN HAMBURG…

Sevgili günlük Sen bilmezsin, Hamburg’dan G-20 zirvesi diye bir zırvalık geldi geçti. Zirve öncesi tüm …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir