Cuma , 20 Temmuz 2018
Home » Yorum » NSU Cinayetlerinin Aydınlatılmaması Utanç Vericidir

NSU Cinayetlerinin Aydınlatılmaması Utanç Vericidir

Ayşe Demir

Almanya‘nın 2016 yılını değerlendirirken ırkçılık ve bu bağlamda ırkçı NSU cinayetlerini ele almak zorunludur. Çünkü bu cinayetler hem Almanya toplumu hemde Alman siyaseti için utanç vericidir.

Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünün rastlantı sonucu ortaya çıkmasıyla işledikleri ırkçı cinayetler ve bomba saldırıları da gün ışığına çıkınca toplumun büyük bir kesimi – buna siyasetçiler ve medya mensupları da dahil – ‘şoke’ olmuşlardı. Bizler de şaşkınlık içindeydik, çünkü nerdeyse 10 yıl boyunca rahat bir şekilde bomba saldırısı yapabilmişler ve en az 10 kişiyi katledebilmişlerdi. Ama şoke olmamıştık. Medya’ da “döner cinayetleri” olarak yer verilen cinayetlerin arkasında ırkçı motiflerin olduğunu uzun zamandır tahmin ediyorduk, hatta bunu dile getirdiğimiz için sert bir şekilde eleştirilmiştik. Tahmin ediyorduk, çünkü yıllardır siyasetçilerin sağ popülist söylemlerine yer veriliyor ve bu düşünce gittikçe toplumun orta kesiminde destek buluyordu. Sağ popülizm ırkçı saldırının zeminini hazırlıyor ve bu gerçek hala gözardı ediliyor.

Günümüzde her gün “yeteri kadar Alman” görünmeyen insanlara ve konutlarına saldırılıyor. Bu ırkçı saldırılardan dolayı özellikle göçmen kökenli insanların hem topluma hem de Alman siyasetine güveni sıfırlandı. Bu güvensizliği pekiştiren diğer bır unsur ise Başbakan Merkel’ in 23 Şubat 2012 tarihli NSU kurbanlarını anma etkinliğinde cinayetlerinin eksiksiz aydınlatılacağına dair söz vermesi ve bu sözünü beş yıl geçmesine rağmen hala yerine getirmemesidir. Aksine geçen süreç içerisinde özellikle devlet kurumlarının NSU ile bağlantıları konusunda daha da fazla soru işaretleri oluşmaya başladı.

Tüm bu ırkçı cinayetlerinin ısrarlı bir şekilde üç kişiye indirgeme çabaları, NSU bağlantılı dosyalarının imha edilmesi, hatta 2012 de karar verilen imha yasağına rağmen 2014 yılında hala dosyalarının yokedilmesi, önemli şahitlerin şüpheli ölümleri, NSU üyelerinin bazı istihbarat muhbirleriyle ilişki kurdukları ortaya çıkmasına rağmen onların tanıklıklığına izin verilmemesi, meclislerde kurulan araştırma komisyonlarına ve Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde devam eden davaya dosyaların eksik ulaştırılması…. tüm bunlar devletin NSU cinayetlerinin eksiksiz aydınlatılacağa konusuna bir isteğinin ve çabasının olmadığını gösteriyor.

Bir umut, davanın genişletilmesi ile olası destekçilerle bağlantıların ortaya çıkması idi. Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi ve Federal Başsavcılık müdahil avukatlarının dava kapsamını genişletme dilekçelerini geri çevirmesi üzerine biz Berlin-Brandenburg Türkiye Toplumu (TBB) olarak gerek Federal Adalet Bakanı Heiko Maas (SPD) gerekse Federal Parlamento Araştırma Komisyonuna dava kapsamının genişletilmesi için başvurduk ama olumsuz yanıt aldık.

Bundan dolayı da devletin cinayetlerinin aydınlatılması konusuna bir isteğinin ve çabasının olmadığı düşencesinin pekişmesi, hatta kasıtlı olarak engellediği algısının oluşması çok doğal.

Yetkililer yıllarca ırkçı motiflerin olabileceği ihtimalini bile dikkate almadan ailelerin üzerine gittiler. Kurbanları suçlu göstererek ailelere de suçlu muamelesi yapıldı. Tüm bunlar
kurumsal ırkçılığın göstergesidir. Buna rağmen Almanya hala ırkçılık sorunu olduğunu kabul etmiyor ve ırkçılığı “yabancı düşmanlığı” gibi kavramlarla daha az tehlikeli göstermeye çabalıyor.

Diğer tarafta Almanya için Alternatif Partisi (AfD) gibi sağpopülist ve sağcı bir partinin destekçilerin sayısının giderek arttığı dikkate alınmıyor. Aksine ırkçı ve sağ popülist söylemlere tepki vereceklerine bazı siyasetçiler mülteci, müslüman ve göçmen karşıtı söylemlerde ve taleplerde bulunarak AfD ile mesafe koymak yerine, onlara yaklaşmak niyetinde olduğunu gösteriyorlar.

Tüm bu gelişmeler karşısında bizim gibi göçmen kuruluşların başlıca görevi, Almanya‘ da artan ırkçılığa karşı kararlı bir şekilde mücadele etmek, bu sorunun gündemde kalmasını sağlamak ve tüm ırkçı saldırılarının ve cinayetlerinin aydınlatılmasını her türlü platformlarda bıkıp usanmadan talep etmektir.

Başbakan Merkel bir zamanlar NSU cinayetlerinin Almanya için büyük bir utanç olduğunu söylemişti…. asıl utanç cinayetlerinin eksiksiz aydınlatılmaması olacaktır!

About Ayşe Demir

Ayşe Demir

Check Also

Referandum, “Uyum“ ve Çifte Vatandaşlık

Türkiye’ deki anayasa değişikliği referandumu sürecinde ve sonrasında, özellikle Almanya’da tekrar ‘uyum’ ve çifte vatandaşlık …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir