Pazartesi , 24 Eylül 2018
Home » Yorum » Nereden başlasam ki…

Nereden başlasam ki…

Ocak_2016_Güncel-1

Mustafa Akpolat

*Merhaba
Bir çok insanın yazılanların 10 cümleden fazlasını okumaya ne zamanı var ne de keyfi… Büyük puntalarla yazılan başlıklara bakarak geçiyoruz hayatı, ayrıntılardaki anlatılanlara kafa yoracak ne halimiz var, ne de kimi zaman tahammülümüz.. Ama ben yinede sayfanın sonuna kadar yazmaya çalışım, okurken yorulursanız, ara verin sonra devam edersiniz…

Güncel’in bu sayısında 2016 yılından itibaren gerçekleşecek olan bazı değişikliklerle ilgili derlediğimiz yazımıza yer verdik.
Diğer sayfalarımızda değişik kalemlerden köşe yazılarına, sosyal, sportif, kültürel ve politik etkinliklere yer verdik. Severek okuyacağınızı düşündüğümüz ve daha çok yerel düzeyde derlediğimiz haberlere yer verdiğimiz bu sayımıza emeği gecen herkese teşekkür ederim.

Yaşadığımız Hamburg’da bir kaç önemli konu var benim ilgimi çeken ve sizlerle paylaşmak istediğim.. Birincisi, bildiğimiz ve tüm dünya halklarını ilgilendiren, savaşlardan kaçarak başka ülkelerde yeni bir yaşama tutunmaya çalışan milyonlarca mülteci. Aylardır hatta yıllardır yurdundan, evinden, sevdiklerinden uzak ve yollarda olan insanlar kapımıza dayandı. Hamburglular bu insanlara kol kanat gerdi, gönüllü olarak yardımcı olmaya çalıştılar, yardım topladılar, yatacak yer bulmaya çalıştılar, yol göstermeye çalıştılar ve gerçekten bir insanlık örneği sergilediler. Mültecilerle dayanışma ve ırkçılığa karşı 9 bin kişinin katıldığı kitlesel bir yürüyüş yapıldı. Bunlara sayfalarımıza yer vermeye çalıştık. Diğer taraftan, bu sürede kimi sağcı parti ve politikacılar Irkçılığın körüklenmesine vesile olacak söylem ve demeçler verilmeye devam ettiler. Mültecilerin geçici olarak barınacağı cadır ve barındıkları mekanlar saldırılara hedef oldu. Avrupa Birliği ülkelerinin hükümetleri veya yerel Hükümetler bu konuyu kendileri için politik bir malzeme etmeye devam ettiler. Hatta daha da ileri giderek sınırlara tel örgüler çektiler. Bununlada kalmayarak Türkiye’ye 3 Milyar Euro karşılığında Avrupa kapısına bekçilik görevini verdiler. ”Avrupa Komisyonu’nun göçmen akınını durdurması karşılığında Ankara’ya üç milyar avroluk yardımı onayladığı Eylül ayından bu yana yüzlerce mültecinin Türkiye’de ‘tutukluluk veya alıkoyma merkezleri‘ne kapatıldığı ortaya çıktı. Uluslararası Af Örgütü, son dönemde Ankara’nın mültecilere yönelik insan hakları ihlalleri yaptığına ilişkin yeni kanıtlar ele geçirdiğini açıkladı. Öte yandan Ankara’daki AB temsilcilerinin de, Türkiye’de yeni kurulacak altı yeni mülteci kabul merkezinin aslında ‘tutukluluk merkezleri‘ olacağını doğruladığı belirtildi. ”

Olaf Scholz ikinci defa kaybetti
Diğer bir konu gecen ayın sonunda Hamburg halkı Referandumla 2024 yılından yapılmak istenen Yaz Olimpiyatlarına ”Hayır” oyu kullandı. Hamburglular, Olimpiyat oyunlarıyla Hamburg’u özel sektöre ve uluslararası büyük tekellere peşkeş çekmek isteyen SPD’li Belediye Başkanı Olaf Scholz’a büyük bir tokat atarak ”Hayır” dedi. Bu Hamburg için son yıllarda atılan ikinci güzel adımdı. Daha öncede yine aynı belediye başkanı Enerji ağlarının tamamen özelleştirlmesi için referanduma gidilmiş ve ”Hayır” cevabını almıştı.
Ayrıca, Türkiyeli demokratik kurum ve kuruluşlar, ülkede yaşanılan olumsuzluklara tepki ve demokrasi mücadelesine destek niteliğinde etkinlikler ve protesto yürüyüşleri düzenlemeye devam ediyorlar
Almanya’nın gündeminde ki diğer bir konu ise mültecilerin çokluğuna tepki adı altında geliştirilen ırkçılık. Resmi verilere göre yüzlece ırkçı saldırının yaşandığı Almanya’da NDP adlı Nazı partinin kapatılması davası gündemde ama diğer yandan da yapılan kamuoyu yoklamalarında kendisine Almanya Alternativ adı veren AfD adlı faşist partinin oy oranının arttığı haberlerini okuyoruz.

Ortadoğuda gerçekleştirdiği katliamlarını Avrupa’ya taşıyan Emperyalistlerin yapay terör örgütü İŞID ve benzeri terör örgütlerinin katliamları, Avrupa’da müslümanlara karşı bir düşmanlığında gelişmesine vesile olmakta. Tüm bu insanlık düşmanı örgütlenmelere karşı halkların barış içinden bir arada yaşamasının mümkün olduğunu ve bugün savunulması gereken, halkların dostluğu ve dayanışmasıdır. Çünkü yaşanılanlar insanlığa düşmanlıktır, insani değerlere düşmanlıktır. Din, dil ve ırk ayrımı yapmadan halklar arasında dayanışmanın gelişmesi gerekmektedir.

Ülke ciddi bir sürecin eşiğinde olduğuna artık herkes hem fikir. 1 Kasım seçimleri sonrası kurulan AKP hükümeti’nin iş başına gelmesi ile birlikte, Rus Uçağı düşürüldü, gazeteci Can Dündar ve Edam Gül tutuklandı, kameraların önünden güpegündüz Diyarbakır Barosu başkanı Avukat Tahir Elçi katledildi, günlerdir Diyarbakır, Siirt ve Mardin’in ilçeleri abluka, altına alınmış resmi olarak ilan edilmemiş bir savaş hali yaşanmakta, insanlar ölmekte, göç etmekte. Tüm bu olanlarla ilgili olarak protestolar devam ediyor.

Orta doğudaki kirli emperyalist savaşı ve yapay olarak oluşturdukları terör örgütlerinin katliam ve vahşetini bize naklen izlettiriyorlar…
En kötüsüde nedir biliyormusunuz…?
Kanıksatıyorlar bize ölümleri, katliam ve savaşlarda yaşanılanları, bize canlı canlı izleterek, alıştırıyorlar tüm kötülüklere, sıradan olaylarmış gibi ve bir gün sonra daha beterini izleterek öncekileri unuturacak yeni katliamlarla ve kirlilikle saltanatlarını sürdürüyorlar.. Bu kirli savaşlarda tek kaybeden yoksul ve mazlum halklar, kazanan ise emperyalist tekeller.. Seni bana, beni sana ”düşman” eden düşmanların saltanatı devam ediyor.. Yaşasın diyemiyorum… ölüyoruz bir bir, bir birimize ”düşman” edilerek.

Baş döndürürcesine gelişen teknoloji, değişik iletişim araçları, sosyal Medya ve hızla yaşanan her şey arasında basılı dergi ve gazetelerin okur tarafından ne kadar ilgi gördüğünü test etmek veya kestirmek zor. Ama yinede 20 yıla yakın bir süredir yayınlanan Güncel’i sadece internet üzerinde değil, basılı olarakta koşul ve imkanlara göre en azında gereksinim gereği koşulların el verdiği sürece yayınlanması gerektiği düşüncesindeyim. Bundan dolayı şu an elinize aldığınız Güncel’de bu yazdıklarımı okuyorsunuz, demek ki halen gazete ve dergi okuyanlarımız varmış…)
Gelecek sayıda buluşuncaya kadar sağlıcakla kalın
Sevgiler

(*Güncel  Dergisi”nin Ocak 2016 sayısındaki yazım)

About Mustafa Akpolat

Mustafa Akpolat

Check Also

Almanya’da NSU gösterileri: “Tamamen aydınlatılsın”

NSU davasında karar çıktı ancak kurban yakınları ve sivil toplum kuruluşları dosyanın burada kapanmasını istemiyor. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir