Home » Arşiv » Medya Gözüyle Türk-Alman İlişkileri Maltepe’de Ele Alındı

Medya Gözüyle Türk-Alman İlişkileri Maltepe’de Ele Alındı

Maltepe Belediyesi Küçükyalı Kültür Merkezi’nde, Türk-Alman gazetecilerin ve siyasetçilerin katılımıyla “Medya gözüyle Türkiye-AB İlişkilerinde Almanya’nın rolü” ve “Medya sorumluluğu ve basın özgürlüğü” konulu iki ayrı oturum halinde bir panel düzenlendi.

Medya Gözüyle Türk-Alman İlişkileri Maltepe'de Ele Alındı

Haber Merkezi / Maltepe

Başkan Ali Kılıç: “Türkiye’nin yüzü AB’ye dönüktür”

Panelin açılışında konuşan Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, “Yüzümüz AB’ye dönüktür. Siyaset gelip geçici, esas önemli olan hedeflerdir” dedi. Moderatörlüğünü ilk oturumda Federal Alman Parlamentosu eski Yeşiller Partisi Milletvekili Memet Kılıç’ın, ikinci oturumdaysa Almanya Hafencity Üniversitesi’nden sosyolog ve akademisyen Yaşar Aydın’ın yaptığı panele, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç başta olmak üzere, Alman gazeteci Andreas Gerhold, Alman tarihçi, gazeteci ve yazar Dr. Nikolaus Brauns, Almanya Deustche Welle (DW) televizyonundan gazeteci Baha Güngör, Berlin Medya Sorumluluğu Enstitüsü’nden dilbilimci ve medya eğitmeni Dr. Sabine Schiffer, gazeteci Süheyla Kaplan, gazeteci ve radyo programcısı Mustafa Akpolat katıldı.


Panelin ilk bölümünde, “Medya gözüyle Türkiye-AB İlişkilerinde Almanya’nın rolü” tartışılırken, ikinci bölümdeyse “Medya sorumluluğu ve basın özgürlüğünün” sağlanması noktasında alınacak önlemler ve yapılacak çalışmalar konusunda sunumlar gerçekleştirildi.

“YÜZÜMÜZ AB’YE DÖNÜK”

Panelin açılışında bir konuşma yapan Maltepe Belediye Başkanı Ali KIlıç, “Türkiye-AB ilişkilerinde Almanya, oldukça önemli bir konumda bulunan ülkelerden biridir. Çünkü biliyorsunuz zamanında Almanya’ya Türkiye’den işçi göçleri oldu ve orada Türkiye kökenli yeni bir nesil yetişti. Daha sonraki nesiller de Almanya ile harmanlandı. Dünyada hiçbir örnek gösteremezsiniz ki inançları ve kültürleri bu kadar farklı olduğu halde, çeşitli sorunlarına rağmen birbirleriyle kaynaşsın. Oraya giden vatandaşlarımız okuyarak, akademisyen, hukukçu kimliklerine girerek AB ile ilişkilerin sağlanmasında da oldukça önemli yol katetti. Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerde nişanlılık gibi bir durum söz konusu. Çok uzun zaman geçti ama halen sorunlar devam ediyor. Yaptığımız bu panelle Türk ve Alman gazetecilerle siyasetçileri birbirleriyle kaynaştırıp, ülkelerin birbirlerini anlama noktasındaki sıkıntılarını gidermeye çalışacağız. Yüzümüz AB’ye dönüktür. Siyaset gelip geçici, esas önemli olan hedeflerdir” diye konuştu.

AB İLE KRİZ DÖNEMİ

Yeşiller Partisi eski Milletvekili Memet Kılıç da, Türkiye’nin AB ilişkilerinde bir kriz dönemine girdiğini belirterek, “Basın özgürlüğü konusunda son dönemde yaşananlar, süreci Avrupalıların gözünde biraz daha öteledi. Türkiye’nin AB’ye katılımları konusunda görüş bildirenlerin sayısı, Almanya kamuoyunda giderek olumsuz noktaya gelmektedir. Oysa Türkiye’nin jeopolitik önemi Avrupa açısından bulunmaz bir nimet. Türkler açısından AB, ne bir Sevr ne de bir kapitülasyon ile karşılaşacak. Avrupalılar da ‘Türkler Viyana kapılarına dayandı, İslamcılar geliyor’ diye kendini korkutmamalı. Bu anlamda AB ile ilişkileri sağlamlaştırmak ve çözüm yolları bulmak amacıyla yapılan bu paneli oldukça önemsiyorum” dedi.

“DEMOKRATİKLEŞME SADECE AB HEDEFİNE BAĞLANAMAZ”

Konuşmalar sonrası Memet Kılıç’ın moderatörlüğü ve Dr. Nikolaus Brauns, Baha Güngör, Mustafa Akpolat’ın katılımlarıyla panelin ilk oturumu düzenlendi. Baha Güngör konuşmasında, AB-Türkiye ilişkilerinde basının yeri ve önemine vurgu yaparak, Türkiye’nin giderek büyüyen bir ekonomik güç olduğu ve Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın kendilerine karşı yeni bir ekonomik güç yaratmak istemediklerini ifade etti. Dr. Nikolaus Brauns ise Türkiye’nin AB kriterlerini iyi anlamadığını savunarak, eğer Türkiye AB’ye girerse aslında Mustafa Kemal’in bağımsızlık hedefinden uzaklaşılacağını ve bunun ötesinde tarımın ya da herhangi bir dalda Türkiye’nin sınırlandırılıp, istenilen noktaya çekileceğini belirtti. Mustafa Akpolat da, Türkiye’nin demokratikleşmesi için, sadece AB’ye üye olmak noktasına bakarak karar vermenin doğru olmadığını, ancak uluslararası alanda birlikteliklere ihtiyaç olduğunu savundu.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ TARTIŞILDI

Panelin ikinci bölümündeyse Almanya Hafencity Üniversitesi’nden sosyolog ve akademisyen Yaşar Aydın’ın moderatörlüğünde, Alman gazeteci Andreas Gerhold, Berlin Medya Sorumluluğu Enstitüsü’nden dilbilimci ve medya eğitmeni Dr. Sabine Schiffer ve gazeteci Süheyla Kaplan “Medya sorumluluğu ve basın özgürlüğü” konusunda birer konuşma yaptılar. Yaşar Aydın konuşmasında, Türkiye’nin ekonomik açıdan da, basın açısından da çok önemli yapısal sorunları olduğu söyleyerek, bunların AB’de büyük ölçüde sağlandığını ama dünyanın her yerinde sorunlar bulunduğunu ifade etti. Süheyla Kaplan ise Alman basınında AB-Türkiye ilişkilerinin yanı sıra, ırkçılık ve İslam karşıtlığı konularının tartışıldığını, Türkiye’de medya üzerinde çok büyük baskılar olduğunu, bunların acilen çözüme kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Andreas Gerhold de internet ve medya üzerindeki denetimlerden bahsederek, engellemelerin aslında sorunları daha da büyüttüğünü, çözümün tehlike yaratan içeriklerin tamamen silinmesiyle aşılabileceğini ifade ederken, Dr. Sabine Schiffer de, azınlıkların Türkiye medyasındaki sunumu, Alman medyasında farklı inanç kesimlerinin ve azınlıkların yer alma biçimi üzerine konuşarak, Avrupa’da İslamafobi ve Türklerin AB’ye girişi noktasında oldukça fazla önyargının bulunduğunu söyledi. Daha sonra soru-cevap bölümüne geçildi.

About Editör .

Editör .

Check Also

Saldırıda milliyetçi Türk çetesi şüphesi

Amedsporlu Deniz Naki’ye düzenlenen Almanya’daki silahlı saldırıyla ilgili DW Türkçe’ye konuşan futbolcunun avukatı, soruşturmanın “ırkçı, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir