Perşembe , 18 Ocak 2018
Home » Yorum » „KADININ ADI YOK, LAKABI ÇOK„

„KADININ ADI YOK, LAKABI ÇOK„

nazliozdbuyuk1

Nazlı Özdemir

„ Gökyüzünde düğün var deseler kadınlar merdiven kurmaya kalkar. „
Erkek sözlüğünde kadın; ana, kız kardeş, sevgili, eş olarak tanımlanıyor. Ama, kadına takılan lakapların sayısı belli değil.
Ana, avrat, karı, hanım, hatun, haremim, yar, sevgili, güzel, dişi, dilber, zevcem, ömür törpüsü, cadı, saçı uzun, aklı kısa gibi… Yöreden yöreye, bölgeden bölgeye değişen 100′ den fazla lakabı olan sözde cins-i latifeler…
Atasözleri ve deyimlere bakarsak saçı uzun aklı kısa, kaşık düşmanı ile başlayan 300′ e yakın deyim ve atasözü ile doludur sözlüklerimiz.
„ Kız kundakta çeyiz sandıkta „  atasözünü doğrulayan bir yaramız da „ çocuk gelinler „  Türkiye’ de   „ çocuk gelin „ sayısının 181 bini aşmış olması…
Ya küfürlerimiz? Anneyi hem kutsallaştıran,  vatana bile; anavatan, „ cennet anaların ayağı altındadır „  diyen bir ülkenin tüm küfürleri de ana ve avratla başlar ve biter.
Erkeklerle ilgili bakın fazla olumsuz atasözü ya da tanımlama bulamazsınız. Erkeklere hakaretler bile kadın üzerinden yapılmaktadır. Karı gibi, karı ağızlı, karı köylü, karı kılıklı, kancık gibi… Tüm kültüre yansıyan bu cinsiyet ayrımcılığı günümüzde daha da fazlalaşmaya başlamıştır.
„ Özgecan Yasası“
Politikacıların kadınlarla ilgili söylemleri Türkiye’de kadına şiddeti çoğaltan nedenlerden biridir. „ Kadın yüksek sesle gülmez, kadının yeri evidir, hamile kadın dışarıda gezmez „ diyen bir ülkenin politikasında yaşayan kadınlar,  kendisini ne sokakta ne de evde huzur içinde hissederler.
2002 ile 2015 yılları arasında Türkiye’de 5.406 kadın öldürülmüş. Resmi rakamlara göre son 7 yılda  % 1400′ lük bir artış, kadın cinsine karşı resmen bir yok etme boyutudur. Erkeklik indirimi denilen bir uygulama ile bu cinayetleri işleyenler ceza affına uğramaktalar.
Özgecan’ın ölümü kadına yönelik şiddette milat olur dedik ama o günden bu güne değişen bir şey olmadı.  Kayseri’ de, 12. sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Cansel K. 33 yaşındaki matematik öğretmeni Bayram Ö. tarafından cinsel istismara uğradı. Kimse Cansel’ i   korumayınca intihar etti. 5 Mart 2016 tarihli çok yeni bir haberde Adana Kozan’ da 20 aydır aranan Hilal Özcan’ ı ağabeysi çok telefonla konuşuyor diye vurduğu ve babanın da bu suça ortak olduğu ortaya çıktı. Anne de susmak zorunda kalıyor ya da bıraktırılıyor.
Özgecan Aslan’ın vahşice öldürüldüğü günden sonra başlatılan kampanyada 1 milyon 300′ e yakın imza toplandı ve  „ Özgecan Yasası“  çıkarılması için meclise sunuldu.
***
Ben’ den Seçmeler. Eski yazılardan derlemeler:
Mart, Kadın, Doğa
Mart ayı, cemrenin havaya, suya, toprağa düştüğü, kışın ilkbaharı selamladığı, kışa veda ettiği bir ay.
Orta Doğu`da Nevruz şenliklerinin kutlandığı 21 Mart`a misafirlik ettiği;  gece ile gündüzün eşitlendiği bir ay.
Mart ayı, kadın ve erkeği eşitlenmese de; 8 MART DÜNYA KADIN ve BARIŞ GÜNÜ`ne de, koca bir ay boyunca, dünyanın her yanında kadınların kutlamalarına da şahitlik ediyor.
O yüzden Mart ayı kadınların ayı, cemrelerin düştüğü ay!..***
8 MART 1857 yılında Amerika’nın New York kentinde tekstil ve tütün alanında düşük ücretlerle ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için 129 kadın 8 hafta boyunca grev yapıyorlar.
52 yıl sonra 1910 yılında CLARA ZETKiN, Danimarka`nın Kopenhag şehrinde Sosyalist Enternasyonal toplantısında, 8 Mart`ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması önerisinde bulunuyor. Ve her yıl “Kadın Günü” kutlama kararı alınıyor.
1975 yılında ilk kez Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 8 Mart gününü DÜNYA KADIN ve BARIŞ GÜNÜ olarak ilan etti.
İlk kez, Türkiye`de Kadınlar Günü, 1921 yılında Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlandı.
***
21. yy. da NEDEN hala kadınlar bu toplantıları düzenliyor?
ÇÜNKÜ;
Dünyada ki işlerin % 66`sı kadınlar tarafından yapılıyor. Erkekler ise % 34′ ünü.
Buna karşılık kadınlar, dünyada ki toplam gelirin % 10`na sahipler. Erkekler ise % 90`una…
Dünyada mal varlığının % 1` ne kadınlar sahipken, %99` una erkekler sahip…
Uluslararası Af Örgütünün hazırladığı raporda, dünyada her 5 kadının işkence ve dayağa maruz kaldığı; kadını dövenlerinde çoğunlukla kocaları olduğu…
Töre ve namus cinayetlerinin işlendiği 21. yy.  da babaların evlat katili olduğu,
8 Mart Dünya Kadınlar Günü`nde 4 ile 12 yaşındaki 6.000 kız çocuğunun sünnet edileceği için…
***
1934 yılında Almanyadan önce Türk Kadınına siyasal haklar verilmiştir. 8 Şubat 1935 yılında TBMM çatısı altında 18 kadın bulunuyordu.
Bizimle aynı yıllarda siyasal haklarını elde eden İsveç` te kadınlar parlamentoda % 43, Bakanlar Kurulunda % 55 iken, Türkiye`de parlamentoda % 14`ünü kadınlar oluşturuyor.
***
Yaşamın her alanında olduğu gibi, iş yaşamında da belirleyici olan insanların cinsiyeti midir?
3. dünya ülkelerini bir kenara bırakırsak; gelişmiş, çağdaş Almanya’ da bile kadınlar hala erkeklere göre yaptıkları işte daha az para kazanıyorlar.
Şimdi, birçok insan erkekler ile kadınların aynı şartlarda çalışmadığını düşünebilir.
Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsünün (WSI) yaptığı araştırmaya göre, ( Frauen Daten Report ) kadınlar yüzde 20 daha az para kazanıyorlar.
Bu eşitsizlik, yüksek kazançlı iş kollarında daha da adaletsiz… Araştırmaya göre, şirket yöneticisi erkek 5.993 Euro kazanırken, aynı iş kolunda bir kadın 4.206 Euro kazanıyor.
Hukuk danışmanı bir erkek, ayda 5.331 Euro kazanırken, aynı işi yapan bir kadın 4.394 Euro kazanıyor.
Az kazançlı iş kollarında erkek, ortalama 160 Euro daha fazla kazanıyor.
1975 yılında Avrupa Birliği, üye olan ülkelere eşit işe eşit ücret uygulamasını getirmesine ve sendikaların mücadelesine karşın kadınlar hala az kazanıyor.( Mart 2005 )
***
Güllerin Yolculuğu
„ Kadın bir gül gibidir „
Kadınların özel günlerinde en çok aldığı hediye kuşkusuz güllerdir.
Kadınları mutlu eden ve sevindiren hoş kokulu ve de hoş görünümlü güllerin arkasında nice kadınların mutsuzluğu yatıyor.
Gül kültürü, günümüzden 2284 yıl öncesine dayanıyor. İlk kez, Çin’ in başkenti Pekin’ de krallıklar sarayında güller dikiliyor. Aslında, gül tohumlarının tarihi Kreta’ ya dayanıyor.
Günde tonlarca gül alan kadınların yaşamı, aslında çok dikenli.
Gül ve diken misali…
***
Dünyanın en zengin ülkelerinde kadına bakış, güllerde ifadesini buluyor.  Kadınlar gününde, yine milyonlarca kadın güllerle mutlu edilecek.
Oysa ki; güllerin geldiği ülkelerde kadınların çalışma koşullarını araştırdığımızda, birçoğumuzu mutlu eden güllerin arkasında milyonlarca mutsuz kadın yatıyor.
***
Dünyada Amerika ve Japonya’ dan sonra gül ve çiçek tüketiminde Almanya üçüncü sırada yer alıyor. Almanya’ da kişi başına gül tüketiminde yılda 37 Euro harcıyor. Evlerde çiçek yetiştirme hesaplandığında yılda 102 Euro’ya çıkıyor.
***
Kadınları sevindiren güller nereden geliyor?
250 gül çeşidinin yetiştirildiği ülkelerin başında Ekvator, ikinci sırada 40 çeşit gülleriyle Kolombiya;  arkasından % 90’ ını Avrupa’ ya ihraç eden Kenya geliyor. Bu alanda çalışanların % 70’ i kadın. Sadece bu üç ülkede, yaklaşık 2 milyon kadın çalışıyor.
Yaklaşık günde 12 saat çalışmak zorunda olan kadınlar 50 cent kazanıyorlar. Bizleri sevindiren üçüncü dünya ülke kadınlarının ne sağlık ne de sosyal garantileri var.
Kreta’da tohumu bulunan, Çin Kraliyet Bahçesi’nde dallanan güllerin yolculuğu, geri bıraktırılmış ülkelerin kadınlarının yıpranmış ellerinden, 21.yy. da hala eşit işe eşit ücret savaşı veren Avrupalı kadınlara mutluluk gönderiyor.
8 Mart Dünya Kadınlar Gününde kutlamalara katılan her kadın bir gül alır.
Güllerin yolculuğunda tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!
( 07-03-2008)
Kadına dair şiir önerilerim:
*Bir kadını ortadan ikiye böl… yarısı annedir, yarısı çocuk, yarısı sevgili, yarısı aşk…
Cemal Süreya
*Karadutum, çatal karam, çingenem, nar tanem, nur tanem, bir tanem ağaç isem dalımsın salkım saçak,  petek isem balımsın ağulum…
Bedri Rahmi Eyüboğlu
*Seni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze…
Ahmed Arif
*Ve kadınlar bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen…
Nazım Hikmet
Kitaplar ve filmler:
* Çok modern kadın kitapları okuduk ama ne yazık ki kadın hak ve özgürlükleri, bir bir çağ geriye gitti.  Kadın sorununun ve eğitimin altını çizmek açısından Halide Edib Adıvar’ ın Vurun Kahpeye,  Vasıf Öngören’ in bir tiyatro eseri olan Asiye Nasıl Kurtulur önerilerim içinde. Filmleri de var izlemek isteyenlere. Yine Almanya’ ya dair kadın sorununu ele alan iki film: Dilek Ağacı ve Duvara Karşı olan filmi.
İki olay önemliydi:
* 2016 Oscar Ödül Töreni’nde,  Amerikalı şarkıcı Lady Gaga 19 yaşında tecavüze uğradığından dolayı kadına karşı cinsel tacize dikkat çekti. Oscar gecesi saldırıya uğrayan 50 kişi ile sahneye çıkması dünyada ses getirdi.
* Oscar Töreni’ nde 10 kez kostüm tasarım ödülüne aday gösterilen ve bu ödülü 2. kez kazanan Jenny Beaven’ in ödül törenine pahalı bir elbise giymeden, saçını kuaförde yaptırmadan, makyajsız ve de topuksuz ayakkabıları ile gelmesi çok hoşuma gitti. Ve bana; „ Şeytan Marka Giyer  „ kitabını ve filmini anımsattı.
Şarkı önerilerim:
*Kadınlar Günü için güne dair çok bilinmeyen bir şarkı öneriyorum. Cem Karaca’ nın Türkiye’de ilk senfonik rock olan 18.07 dakika süren Safinaz adlı bir kapıcı kızının yaşadığı zorlukları ve sonunda Niyazi adlı bir adamla kaçışını anlatan şarkısı. Yine; Cem Karaca’ nın Sen duymadın şarkısı da benden size armağan olsun !..
***
Acının acıyı doğurduğu bu günlerde binlerce anne çığlık çığlığa. Çığlıklarını gökyüzüne savuruyorlar. Gözyaşları yeryüzünü ıslatıyor.
Güllerin dikenleri ellerimizi kan reva içinde bırakıyor. Ama;  „ gökyüzünde düğün var deseler merdiven kurmaya kalkar „  eflatunlu günlere koşarız. Nasılsa cemreler düştü, bahar müjdesini verdi. Biz adı olmayan çok lakaplı kadınlarız.Siz yeter ki bizim merdivenlerimizi yıkmayın!..
Not: Değerli okuyucu, uzun upuzun eski ve yeni yazılardan bir derleme yaptım. İstediğiniz bölümü okuyun istemediğiniz bölümü atın. Ama, yeter ki içinden bir şey alın. Bugün benim doğum günüm. Ben’ den size ikramdır. Dünya Kadın ve Barış Gününüz kutlu olsun… Cemre sıcaklığında barış ve sevgi umudumuz olsun!..

About Nazlı Özdemir

Nazlı Özdemir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir