Cuma , 15 Aralık 2017
Home » Haber » Hülya Arslan düzenlenen bir etkinlikle anıldı.

Hülya Arslan düzenlenen bir etkinlikle anıldı.

“İlla birimizin ölmesi mi gerekiyor, neden bu yasayı uygulamıyorsunuz”

Geçtiğimiz yıl 3 Mayıs’ta şizofreni hastası oğlu tarafından katledilen Hülya Arslan düzenlenen bir etkinlikle anıldı. 

P1040366

Mustafa Akpolat/ Güncel
Hamburg Alevi Kültür Merkezi’nde yapılan anma etkinliğine Hülya arslan‘ın ailesi başta olmak üzere yüzlerce seveni katıldı.
Hülya arslan‘ın Eşi Hasan Arslan, ”Hülya’nın ölümüme Sağlık politikası neden oldu ” dedi.

Anma etkinliğnde, Hülya Arslan’ın eşi Hasan Arslan, eşinin öldürülmesine varan süreci şöyle anlattı: “Eşim, şizofren oğlumuzla yaşadığı sorunları ne yazık ki hayatıyla ödedi. Olayın üzerinden 6 ay geçtikten sonra sistem el çabukluğuyla muhakemesini yaptı. Oğlumuz seneler öncesinden hastalığı sabit görüldüğünden ceza almadı, tedavisine karar verildi. Yani annesinin 5 yıldır mücadelesini verdiği ‘Zorunlu Tedavi Uygulaması’ talebini hayatını ödeyerek kabul ettirdi. Hülya defalarca yetkililere “İlla birimizin ölmesi mi gerekiyor, neden bu yasayı uygulamıyorsunuz” diyordu. Hayatını kaybettikten sonra kabul edilmesi bir paradokstur. Oğlumuz dışarda yaşadığı bir saldırıda ağır bir travma yaşadı. Bunlar polis kayıtlarında mevcuttur. Saglık Bakanlığı yetkilisi Gabrielle Schubert, üst mahkemelere olayın aciliyetini bildiren yazılar yazarak, bize yardımcı olmuştu ama mahkemeler buna kayıtsız kaldı. Zorunlu tedavi kararını uygulamayarak eşimin ölümüne davetiye çıkardılar.” dedi.

P1040361
AKM’de gerçekleşen anma etkinliğnde Hülya Arslan’ın yazdığı
”Bir itiraz hali” adlı şiirini okuyanan Hasan Arslan duygulu anlar yaşattı.

http://www.abendblatt.de/img/pinneberg/crop127655874/7342608139-w820-cv16_9-q85/Huelya-A-aus-Wedel-wurde-am-3-Mai-tot-i.jpg
Bir itiraz hali
Dökmeyin henüz saçlarımı yandan yüzüme
Bırakın ortadan ayırayım
Mevsimlerim olsun daha sevmelere
üç beş bahar olsun, üç beş yaz
Bırakın aşık olayım!
Söylemeyin sonbaharı yaşıyorum
Demeyin durul artık, otur ruhsuzluğun gölgesine
bırakın sürüneyim çöllerde, çölümü ateşe vereyim
bırakın uykusuz kıvranayım her gece, uykusuzlugu olayım
bırakın fisıldayım en hırçın yanına
sev ben diyeyim, sev ne olur, uyumadan önce
gel diyeyim, gel ne olur, ruhumun elleri yine boynumda.
bırakın bu kadar arabesk olayım…
Hasan Arslan eşi Hüya için, anma etkinliğinde okuduğu mektubu.
”Canım Sevgilim Hüllüş
Bedenen ayrı kalışımızın üstünden tam 1 yıl geçti. Acın ilk günkü gibi taze, Sensiz bir yıl yaşayacağımı hiç tahmin edebilirmiydim. Neler oluyor hayatta ve hayat geride kalanlara acıların üstesinden gelmesini dayatıyor, öğretiyor. Bende öyle oldum. Sanırım Nazım ustanın dediği gibi ”Aslolan hayattır”
hava iki gün üst üste sıcak oldu. Toprağını suladım, çiçeğinin bakımını yapmak için yola koyuldum. Sana doğru yol alırken kendi içimden hep ‘Hüllüşümle bu sefer çok şey konuşacağım diyorum. Canım Hüllüşüm deyip hep beni karşılayan Resmini öpüp yüzünü yüzüme yaslayarak ”afetme beni canım” dedikten sonra çok sevdiğin çiçeklerinin bakımına geçiyorum. Hani seninle çok konuşacaktım ya, olmuyor. İki keneste suyu getirp toprağını, çiçeğini suluyorum. Toprağın, çiçeğin suyunu aldıkca, senin ten kokun, senin nefesin toprak toprak, çiçek çiçek bana dönüyor. Hüllüşüm, sen ölmedin, yaşıyorsun. Üstünde hayat bulan türlü çeşit çiçek ve bilcümle varlık oldun sen. İnsanlar, yani seni seven dostların, kızların oğulların, yüreklerini açıp yaşadıkca seni yaşatacaklarının sözünü verdiler. Yani sen ölmeden öldün Hüllüşüm. Geride tertemiz bir sayfa , kişiliğine hayranlığını dile getiren daha çok öğretecekti, öğrenecekti diyen nice güzel insan yasa boğuldu.”
Anma etkinliğinde okunan  Hülya Arsla’ın anı defterine yazılan bir kaç mesaj;

Canım Hülya ablacığım, inanki şimdiden o içten, içten gülüşünü özlüyorum. Helede o sıcak bakışını, seni gördüğüm an ısındım ve nedense kendimi hep ciddiye alınmış hissediyordum. Senin çok emeğin var bizde. Sen konuşunca herkes susardı. Çünkü öyle güzel konuşurdin ki, hemen herkes seni dinlerdi. Sana saygım sonsuz ve seni çok seviyorum.  Duygu Arslan
”Orman yürekli, kadın, sevgili yoldaş, Hasan Usta’nın kalbinin Kızıl kanatlı Tanrıcası…Meleğime,
kahrolası hastalık
o kafada ne olduysa o kafada
ne yaşandıysa bu baharda
bir baharı bitirdi.
Baharı ebedi olması gereken Bahar yüzlüm.
Bir çınarki ulaşılmaz olandı
Hani Melekler ölmezdi
öldü işte
Bahar yüzlü meleğim öldü
dost güneşim söndü.
Cafer yoldaşın…”

Etkinlikte şizofreni hastalığ hakkından bilgilendirmede bulunan Doktor Oktay Yağdıran ve Ali Ekber kaya, son yıllarda psikolojik vakalarda ciddi artış yaşandığını belirtiler. Göçmen olan ve zorla yurtlarından edilen insanların bu hastalığa daha fazla yakalandığını ifade eden doktorlar Şizofren hastaların kendi ana dilleriyle tedavi olmasının önemine dikkat çektiler. Doktorlar, anadilde hizmet veren kliniklerin az olduğunuda belirttiler.
Konuşmalar ardından Hülya Arslan‘ın yaşamından kesitler sunuldu. Atilla- İbo ve grubu Hülya Arslan‘ın sevdiği eserleri seslendirdiğ etkinlik, verilen yemekle son buldu.

About Mustafa Akpolat

Mustafa Akpolat

Check Also

ABD’de bir kez daha polis şiddetine protesto

Amerika Birleşik Devletleri’nde Anthony Lamar Smith adlı 24 yaşındaki siyahi genci vuran polis memurunun aklanmasının …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir