Cumartesi , 24 Ağustos 2019
Home » Yorum » HTBB genel kurulu ve istifam

HTBB genel kurulu ve istifam

Pressemappe BTW 2013 klein16 Kopie
Mustafa Akpolat

Bir süredir üyesi olduğum ve 2 yıl Denetleme Kurulunda görev aldığım (HTBB) Hamburg Türk Basın Birliği üyeliğinden ayrıldım.

Her kuruluş veya dernek bir ihtiyaca cevap vermek için kurulur ve o ihtiyaclara cevap olabildiği oran da sağlıklı faaliyet yürütebilir. Özelliklede Mesleki kuruluşlar, mesleği icra eden insanların üye olduğu, haklarını aradığı, mesleğini icrada imkan ve olanakların geliştirdiği, dayanışmanın sağlandığı, sorun ve zorluklarda temsil etme becerisi ve işlevi göstermesi gerekir. HTBB son 2 yıllık süredeki üyeliğimde maalesef bu yukarıda saydığım özelliklerden ve gerçek işlevinden uzak, meslektaşlar arasından kısır tartışma ve zaman kaybından başka ciddi bir faaliyet gerçekleştiremedi. Kısacası Mesleki kurum olma işlev ve özelliğini kaybetmiştir.
Geçen 2 yıllık dönemde görev alan YK üyesi arkadaşların kendi aralarında bile bir irade birliği sağlayamamaları, yeniden aynı yönetimle devam etmek istemeleri (yeniden seçilen 3 yönetim kurulu üyesi eski YK üyesiydiler.) ve sadece bir medya kuruluşunda (Post Gazetesi) çalışanlarının derneği haline gelmesi, HTBB’de daha fazla kalmamı gereksiz hale getirdi. Benim önerim yönetimin ve anlayışın değişmesiydi.  Yeni bir yönetim kurulu ile  gerçek işlevlerine uygun bir  meslek kuruluşu olmasıydı.  Mesleki örgütler, mesleği icra eden insanların örgütüdür. Bir kaç fotoğraf çeken veya her hangi bir yayın organına 40 yılda bir, bir yazı yazan, öykü kitabı veya romanı olan insanlar gazeteci değiller. Onlarında üye olabileceği veya oldukları dernekler veya STK’lar kesin vardır. Ama HTBB, Gazeteci kimliği taşımayan veya gazetecilik yapmayan, kafadarların toplandığı bir dernek olmamalı. Meslektaşlarına, yaptıkları açıklamalardan dolayı hatsiz sıfatlandırmalarda bulunan kişiler, meslektaşlarını temsil edemez. Ancak kendi egolarını ve hırslarını tatmin etmeye çalışırlar veya icazetle görev alırlar. Yönetim kurulu üyesi bir arkadaşın, bir milletvekili özel kalemi olarak çalışıyor olması ve yakın dostluğu, söz konusu Milletvekilin basına karşı takındığı olumsuz davranışlarıda düşünüldüğünde, bu vatandaşın meslektaşlarını temsil etmesi mümkün görünmediği gibi, geçmiş iki yıllık YK üyeliği için ”boşa harcanmış, hayatımın en zor iki yılı” diye söz etmesine rağmen yeniden YK’ya girmesi hangi akla hizmettir anlamak zor. Aslında bu yazıyı fazlada uzatmayada gerek yok. ”Yeni yönetim” eski yönetimin daha kötü hali diyede özetlenebilinir.
2 yıllık faaliyet raporu her ne kadar da kalabalık görünsede, her ay düzenli olarak yapılan kahvaltılı toplantılar asıl faaliyetlerini oluşturuyor. Kahvaltı türü etkinlikler bence dernekle veya derneksizde devam etmeli.
Başkanlık görevini üstlenen ”Şahıs” meslektaşlarını, kalemlerini silah olarak kullanmakla kin ve nefret tohumları ekmekle suçlayarak, gazeteciliklerini sorgulama hadini kendinde bularak, resmi ideolojinin ağzından konuşacak, diğer taraftan ”tarafsız ve hepinizi kucaklayan” olacağını söylemesi samimi değil. Bunu pratiğinde gördük. Bu anlayış meslektaşlarını temsil edemez, olsa olsa Post Gazetesi çalışanlarını temsil eder.
Gerek Türkiye de gerekse de dünyanın değişik ülkelerinde Gazetecilere, Medya kurumlarına yönelik sistematik olarak engelleme, baskı, yıldırma, tutuklama ve cinayetler yaşanmaktadır. Bu konuda taraf olduğu politikalara göre tavır almak, mesleki kurum olarak taraf tutmaktır. Kişilerin tercihleri ve farklı politik görüşlerinin olması doğaldır, ancak bir mesleki birlik kişilerin görüşlerine göre faaliyet yürütmesi kabul edilemez. Uğradığı bir haksızlık, saldırı veya hak ihlali varsa mesleki birlik amacı gereği tepkisini kamuoyuyla paylaşmalı. Can Dündar ve Erdem Gül olayında da “casusuluk ve terör örgütü davasından” yargılandıkları gerekçesiyle ses çıkarmayan, aksine,  üyelerine kınama yazıları yazmakla meşgul olan  bir gazeteciler örgütü gazetecileri temsil edemez. Hiç mi bir şey yapamaz, tabi ki yapar. Davetlere katılır, olup bitenler karşısında ”3 maymunu” oynar, ”kimsenin etlisine sütlüsüne” karışmaz ”efendi adam” olur ”Herkesle iyi geçinir” mesele kalmaz. Daha bir çok şey yazılabilinir ama dediğim gibi kısa tutmaya çalıştım.. Kimseye gazetecilik dersi vermeye niyetim yok, insanların emeğine saygı duyuyorum, yeterki ”gerekirse kalemini kır ama sakın satma” sözlerini kullanırlarken samimi olsunlar!

Sevgiyle

About Mustafa Akpolat

Mustafa Akpolat

Check Also

NSU-Watch: Mahkeme kararı Neonazilere çıkarılmış davettir

Münih’teki NSU dava sürecini yakından takip eden ve tutanaklarla belgeleyen NSU-Watch örgütü mahkemeye ağır suçlamalar …

2 comments

  1. Mustafa bey yorumuyun büyük bölümünde haklisin ama.
    Tipki benim 4 yil yaptigim gibi istifa ederek, T … Pardon P…. Basin Birligini, haklida olsan olumsuz elestirmissin. Sana da ortak Basin Birligi , e Mail sistemine ambargo uygularlarsa sasma.

    Selamlar
    Emin

    • Mustafa Akpolat

      Merhaba Emin bey,
      yazılı olarak istifamı verdim ama daha cevap alamadım. Ortak e-mail sistemi dernek öncesine dayalı bir mesele, yanı dernek üyesi olmanız gerekmiyor Dernek yokken de bu ortak e-mail sistemi vardı. Bundan dolayı İstifa gerekcemden dolayı oradan çıkaramazlar, Ayrıca Öngörülen ücret ödendi. Buna rağmen çıkarırlarsa onunlada ilgili bir yazıyla düşüncelerimi ifade ederim. Selamlar
      Mustafa Akpolat

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir