Pazartesi , 10 Aralık 2018
Home » Haber » Hilal Ercan NSU kurbanı mı?

Hilal Ercan NSU kurbanı mı?

hilal_ercan

Hamburg’da bundan 18 yıl önce kaybolan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Hilal Ercan’ın Nasyonal Sosyalist Yeraltı Terör Örgütü (NSU) kurbanı olup olmadığı araştırılıyor.

Hamburger Abendblatt gazetesinin haberine  göre, Peggy Knobloch’un cesedinin bulunduğu yerde NSU üyesi Uwe Böhnhardt’ın DNA izine rastlanması ve NSU üyelerinin bilgisayarlarında çocuk pornosu materyallerine rastlanması nedeniyle, 22 Ocak 1999 tarihinde Hamburg Lurup’ta 10 yaşındayken kaybolan Hilal Ercan dosyası yeniden ele alınıyor. Hamburg polis sözcüsü Heike Uhde, gazeteye olayda NSU bağlantısı olup olmadığının araştırıldığını söyledi.

Okuldan iyi bir karne getiren Hilal Ercan, 27 Ocak 1999’da anne ve babasının ödül için verdiği parayla şekerleme almaya gittiğinde ortadan kaybolmuştu. Hilal son olarak, o gün öğle saatlerinde Hamburg’da Elbgau Caddesi’ndeki bir alışveriş merkezinde görülmüştü. Almanya çapındaki aramalara rağmen Hilal Ercan bulunamamıştı.

Almanya’da 2001 yılında Bavyera eyaletinin Lichtenberg kentinde okul dönüşü kaybolan 9 yaşındaki Peggy Knobloch cinayetinde NSU örgütünün intihar eden üyelerinden Uwe Böhnhardt’ın DNA izine rastlanmıştı. 15 yıl boyunca akıbeti bilinmeyen Peggy’nin cesedi geçtiğimiz temmuz ayında Thüringen kentinde bir ormanda bulunmuştu.

Almanya’da 15 yıl önce kaçırılıp öldürülen Peggy Knobloch (9) adlı kızın cesedinde, 8’i Türk 10 kişinin katledilmesinden sorumlu olan Neo-Nazi örgütü NSU’nun ölen üyesi Uwe Böhnhardt’ın DNA izine rastlandı. Bayvera eyaletinin Lichtenberg kentinde yaşayan Peggy, 7 Mayıs 2001 günü okuldan çıkmış, ancak bir daha kendisinden haber alınamamıştı. 15 yıl boyunca da kayıtlara kayıp olarak geçmişti. HOF Eyalet Mahkemesi, küçük kızın katil zanlısı olduğu öne sürülen zihinsel özürlü Ulvi Kulaç’ı ömürboyu hapse mahkum etmişti. Ancak Kulaç’ın suçsuz olduğuna inanan bir grup destekçisi, yıllar süren mücadelenin sonunda hukuk skandalı olarak nitelenen davanın yeniden görülmesini sağlamıştı. Yeniden hakim karşısına çıkan Kulaç, 14 Mayıs 2014’te görülen son duruşmada beraat etmişti. Peggy’nin izine ise bu yıl 2 Temmuz’da evine 15 kilometre uzaklıkta bulunan Thüringen kentindeki bir ormanlık alanda rastlandı. Küçük kızın iskeletini bulan polis, deliller doğrultusunda cinayeti soruşturmaya başladı. Almanya’nın en merak edilen faili meçhul cinayetlerinden birine yönelik soruşturmada, önemli bir ipucuna ulaşıldı. Küçük kızın cesedinde, 2001-2007 yılları arasındaAlmanya’da 8’i Türk 10 kişiyi öldüren- Neo-Nazi örgütü NSU’nun tetikçilerinden Uwe Böhnhardt’ın DNA’sı tespit edildi. Böhnhardt örgütün diğer üyesi Uwe Mundlos ile birlikte 2011’de yaşadıkları karavanı ateşe verdikten sonra intihar etmişti. Örgütün hayatta kalan tek sanığı Beate Zschaepe ise Münih’te görülen NSU davasının baş sanığı olarak yargılanıyor
GERÇEK SAYI YÜZLERCE KAT FAZLA ÇIKTI
 
Almanya’da aşırı sağ terörün kurban sayısının bugüne dek resmi olarak açıklanandan çok daha fazla olduğu ortaya çıktı. NSU terör örgütünün ortaya çıkarılmasından sonra harekete geçen hükümet BKA’da faili meçhul cinayet ve şiddet olaylarının yeniden incelenmesini istemişti. Tagesspiegel gazetesindeki habere göre, BKA söz konusu incelemeyi tamamladı. Buna göre, aşırı sağ teröre ait gerçek kurban sayısı korkunç denilecek bir seviyede: Almanya’nın birleşmesinden buna yana aşırı sağ motivasyonlu 746 şiddet olayı meydana geldi; 849 kişi ise ya hayatını kaybetti ya da hayati tehlikesi olacak şekilde ağır yaralandı. BKA dosyasını yeniden açtığı 3300 olayı yeniden inceledi ve bunlardan yüzlercesinin aşırı sağcılar tarafından işlendiğini ortaya çıkardı.
 
YÜZLECE VAKADA DAHA AŞIRI SAĞ ŞÜPHESİ
 
Bu incelemeden önce resmi rakamlara göre Almanya’da neonaziler tarafından sadece 63 cinayet işlenmiş görünüyordu. Son yapılan incelemede sayının 746’ya yükselmesi şimdi gözleri yeniden bu faili meçhul cinayetlere çevrilmesine yol açtı. Gazetenin haberine göre, uzmanlar faili meçhuller arasında yüzlercesinin daha aslında neonaziler tarafından işlenmiş olabilceğini belirtiyor. Özellikle Saksonya, Saksonya-Anhalt ve Brandenburg eyaletlerinde çok sayıda faili meçhul cinayetin yeniden incelenmesi gerekiyor. Peki, sorun nereden kaynaklanıyor? Sorun emniyetin cinayet vakalarını adi vaka ya da PMK, yani „Politisch Motivierte Kriminalität“ olarak sınıflandırmasında düğümlenmekte.
 
SADECE BU YIL 152 KURBAN VAR
 
Eğer suç PMK olarak kaydedilirse alt kategorilere, „sağ,“ „sol,“yabancı,“ ya da „diğerleri“ kategorilerine ayrılıyor. Bir cinayetin PMK kategorisine alınması için cinyetin „milliyet, etnik kimlik, ırk, renk, din, dünya görüşü, köken, dışı görünüş, fiziksel engel, cinsel yönelim ya da toplumsal statü gibi nedenlerle işlendiğine dair elde somut delillerin bulunması gerekiyor. Bu sınıflandırmadan dolayı bazı alakasız cinayetler „sağ terör“ kategorine alınabildiği gibi (örneğin: „Assi diye aşağılandıktan sonra sopayla dövülerek öldürülen bir evsiz vakasi) çok sayıda cinayet de delil eksikliği nedeniyle sağ terör kapsamına alınmıyordu. Dosyaların yeniden incelenemsi sayesinde sağ terör kurbanı sayısı hızla yükseldi. Örneğin, sadece bu yılki kurban sayısı 152’ye yükseldi. Resmi kayıtlarda ise bu sayı bugüne kadar sadece 89 olarak gözükmekteydi.
 (Haber Merkezi/ Haber Ajansları)

About Editör .

Editör .

Check Also

Theater Sahne Hamburg „Derwisch Erzählt“ ile Merhaba diyecek

Hamburg‘da Mayıs 2018 de kurulan Theater Sahne Hamburg, yedi yıl önce Avusturya‘nın Viyana şehrinde Theater …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir