Pazar , 17 Kasım 2019
Home » Yorum » Hiçbir yere ait olamadan biraz oralı, biraz buralı

Hiçbir yere ait olamadan biraz oralı, biraz buralı

Serpil Çalışkanoğlu

GURBET/GURBETÇİ

Türkiye,de duyduğum sık, sık cümlelerden biri “oh ne güzel Avrupa,da yaşıyorsunuzla” başlayan ve sonrası bitmeyen şikayetler. Uzaktan davulun sesi hoş gelir cümlesini mutlaka duymuşsunuzdur…

Burada yaşarken evet ülkenin gelişmişliğinden dolayı rahatlığı var ama sizden götürdüğü çok şeyde var. Bir kere herşeye hasretlik çekiyorsunuz. Sizin günlük hayatta öylesine baktığınız şey bizler için özlem, anılar, çocukluk…

İnce belli bardaktan çay içmek neredeyse tüm gurbetçinin hayalidir.Parası olan boğazda düşler, olmayan bir kır kahvesinde… “

En pahalı parfüm mü, simitin ekmeğin kokusu mu?”derseniz çoğunluk “ o kokuyu”diyecektir. Cıvıl,cıvıl Pazar’lardan siz bıkmışsınızdır. Bizler içinse çocukluğumuzun filelere doldurulan yeşillikleri ve annemizin pahalı olduğu için çok alamadığı ikişer üçer paylaştırdığı yeni çıkmış erik mutluluğudur o pazarlar… 

Siz hiç ezan sesini duyunca gözleriniz dolup, o sesin büyüsüne kapıldınız mı? Hatta bazen sinirlendirir birisine birşey anlatmak istediğinizde susmak zorunda kaldığınız için… Bize annemizin başörtüsü ile duasını, korku ile uyandığınız bir sabah ezan sesi duyduğunuzda içinize yayılan o huzuru hatırlatır…

Sırf plakasında TR yazan bir araç gördüğünüzde ona sanki uzaylı görmüş gibi baktınız mı özlemle…Ve çocukluğunuzda uçaklara yaptığınız gibi el sallayıp selam söylediniz mi memlekete…

Özlem demişken; Küçük salaş bir meyhane de oturup dostlarla şarkılı muhabbeti özlüyorsanız gurbettir o içinizi yakan türkü…

Gurbet denilince bunlar değildir özlenen tek…

Konumunuz durumunuz ne olursa olsun siz yine de yabancısınızdır…

Burada doğanlar bile aynı duyguyu yaşıyorsa bu tesadüf olamaz. Özellikle Almanlara göre biraz modern gözüküyorsanız bir İtalyan olabilirsiniz, Yunanlı olabilirsiniz hatta İranlı olabilirsiniz ama Türk olamazsınız. Olsanızda da burada modernleşmişsinizdir!!!

Hadi burası memleket değil peki orada sizin bize yakıştırdıklarınız “Almancı” En çok üzüldüğümüz kelime…

Sabah herkes uykusunda uyurken yollara düşer insanlar burada ve bir yıl çalışır özlemini gidermek için gideceği izin hayalini kurarak…

Bilet parasının iki katına hediyeler almaya çalışırlar ki tek “eli boş geldi”denmesin diye.

Zaman ve parayı bırakın şöyle bir göz ucuyla bakarlar o hediye ye “getire,getire bunu mu getirdin” diye bırakırlar dil ucu söylenmiş bir teşekkürle…

Bilmez ki o insan kendisi için bile ne kadar çok şeyden vazgeçmiştir onları almak için…

Hele o bavul telaşı başka bir konudur. Karpuz seçer gibi bavul seçilir.Yükte hafif,dayanıklı olmalıdır.

En sadık yol arkadaşımız…Özenle tıka, basa yerleştirilir günlerce önce başlayan telaşla…

Özlemle gittiği vatanında pek kimsede özlemle karşılamaz…

Herkes hayatındadır…

Bilmezler çünkü gurbette olmayı… Aitlik duygusu bir insan için varlığının sebebi, gücüdür…

Hiçbir yere ait olamadan biraz oralı, biraz buralı ortada öylece kalırlar vatansız birazda kimsesiz…

Onlarda ezilmiş, kimsesiz ruhlarını tamir etmek için cömert davranırlar.(Eeee Almancı para ondadır.Küçüçük evlerde 4-5 kişi yaşarlar, bir maaşla üstelik ama olsun kredi çekip gelmişlerdir izindedir onlar olsun.) Oradan,buradan artırıp bir ev sahibi olurlar “gitmesekte, görmesekte o ev bizim evimizdir”misali…

Herşey zaten gitmek, dönmek için hazırlanır…çocuk büyüsün, kız evlensin, torun doğsun hele biraz paramız olsun… Ya kalırlar özlemle, ya giderler veya Arkasından sessiz bir seda bırakırlar. Üstelik kimseye zahmet olmasın diye kendi cenaze parasını ödeyerek…  Uzun yazılır bu konu cümleler bitmez ,duygular yetmez. Ve hiçbir dil gurbeti anlatacak kadar güçlü değildir… Ülkenin yönetiminden, yönetilmesinden,  eksiklikliklerden şikayet edebilirsiniz ama Nazım’ın dediği gibi  “ Ve ipek bir halıya benzeyen toprak Bu cehennem, bu cennet bizim O memleket bizim…” Tüm renkleri tüm halkları ile ve bu duyguyu başka bir yerde yaşayamazsınız… Gurbet demek hasret demektir… Hasretide çeken bilir …

About Serpil Çalışkanoğlu

Serpil Çalışkanoğlu

Check Also

Düşünce Kirliliği

Serpil Çalışkanoğlu Yalçın Nereden başlayacağımı tam olarak bilmiyorum. Bunun çok uzun zamandır yazmamakla alakalı olduğunu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir