Cumartesi , 18 Kasım 2017
Home » Haber » Hamburg’da tutuklu gazetecilerle dayanışma çağrısı

Hamburg’da tutuklu gazetecilerle dayanışma çağrısı

8 Mayıs tarihinde Hamburg’da, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) yönetim kurulu üyesi, genel örgütlenme sekreteri Mustafa Kuleli’nin konuşmacı olarak katıldığı, ”Gazeteclik Suç Değildir” adı ile bir toplantı düzenlendi.
Martin Dieckmann (Ver.di sendikası) Mustafa Kuleli (Gazeteci/TGS genel örgütlenme sekreteri) Nalan Sipar (Gazeteci/Deutsche Welle)
Alman Gazeteciler Birliği (DJU) ile Birleşik Hizmet İşleri Sendikası’nın (Ver.di) davetlisi olarak, Almanya’da bulunan Kuleli, “Gazetecilik Suç Değildir” adı ile düzenlenen bir dizi toplantıyla, Türkiye’de basın alanında yaşanan sorunları ve genel politik durum hakkında görüşlerini ifade etti.
Alman Sendikalar Birliği (DGB) Hamburg merkezinde düzenlenen toplantıda konuşan Mustafa Kuleli, ”Türkiye’de basın alanında yaşanılanları iki kelime ile özetleyecek olursak, birinci kelime korku ve ikinci kelime ise otosansür olarak özetleyebiliriz” dedi.
Kuleli konuşmasında, Türkiye’de çalışan bir gazetecinin aylık maaşının yaklaşık 400 ile 500 Euro arasında olduğunu ve Türkiye’de genel işsizlik yüzde 10 iken, basın alanından bu oran yüzde 30 cıvarında olduğunu ifade etti. Kuleli, ”Bundan dolayı işsiz kalma korkusu basın alanında çalışanları daha fazla etkilemekte. Mesele sadece cesur olmak ve yazılması gerekeni yazmak değil, buna cesaret eden yayın organları da kapatılmakla karşı karşıya kalıyor. Gazetecilerin yazdıklarından dolayı tutuklu yargılanmasına karşıyız. Tutuklu gazeteciler için Cumhuriyet davasını örnek vermek gerekirse, 9 aydır tek bir kez hakim yüzü görmeyen gazeteciler şimdi 24 Temmuz’da başlayacak dava gününü bekliyorlar. Türkiye’de tutukluluk başlı başına bir işkenceye dönüşmüştür. Gazetecilerin yazdıklarından dolayı, haklarında iddia edilen suçlamalar ne olursa olsun, tutuksuz yargılanmaları gerekir.”
”Merkel’in somut adımlar atması yönünde baskı oluşturulmalı”
Bir Alman gazetecinin, bizler buradan size nasıl destek olabiliriz, şeklindeki bir soruya. Türkiye’de ki Gazatecilerin davalarına delegasyonlar, heyetler göndererek mahkeme süreçleri takip edilmesi büyük bir etki yapabilir. Sadece politik destek değil, örneğin bir sanatçının, bir şarkıcının söyleyeceği bir şarkı, yazacağı bir şiirin basında yayınlanması cezaevlerindeki arkadaşlar için büyük bir moral olacağını ifade etti.
Konunun Almanya’da gündemde tutulması ve uluslararası dayanışmanın devam etmesi kendilerine güç vereceğini belirten Kuleli, Avrupa’nın mülteci akınını engellemek için Erdoğan’a ihtiyaç duyduğunu, Merkel ve diğer Avrupalı liderlerin basın özgürlüğü ve demokrasi için çaba sarf etmeyerek, eleştiride bulunmaktan çekindiklerini söyledi. Türkiye’de yaşanan bu baskı, sansür, gözaltı ve tutuklamalara karşı Merkel’in sadece açıklamalarla yetindiğini, Türkiye ile ekonomik işbirliği, silah ticareti ve mülteci pazarlığın devam ettiğini, Alman meslektaşlarının seçim yılında Merkel’in somut adımlar atması yönünde baskı oluşturmaları gerektiğini ifade etti.
Yandaş Medya Gazeteciler sendikasının kapatılması çağrısında bulunuyor
Yandaş medya tarafından Gazeteciler sendikasının (TGS) kapatılması yönünden çağrıların yapılmaya başlandığını belirten Kuleli, Cezaevi koşulları, ziyaret ve görüşlerde yaşanan sorunlarada değinerek meslektaşlarının tutuklanma ve gözaltıları ile ilgili olarak iyi bir deneyim ve tecrübeye sahip olduklarını belirterek ”Türkiye’de neredeyse, cezaevine girmeyen gazeteci, gazeteci sayılmıyor” dedi.
Konuşmasında, Türkiyede basın alanından yaklaşık 16 bin kişi bulunduğunu ve değişik basın, yayın kuruluşunda çalışan 1100 Gazetecinin sendika üyesi olduğunu belirten Kuleli, gazetecilerin cezaevi süreçlerinde ve çalıştıkları kurumlarda yaşanan sorunlarıyla, haklarıyla ilgili sosyal,ekonomik ve hukuki destek vermeye çalıştıklarını ifade etti.

İnternet ve sosyal medya sansürü
TGS Genel Örgütlenme Sekreteri, bir derece bağımsız haberciliğin sadece ana akım medya dışında mümkün olduğunu ve bunun da ‘bir iki televizyon kanalı, üç dört gazete ve birkaç internet sitesi’ ile sınırlı olduğunu söyledi.  İnternet ve sosyal medya alanında da bilinen engellemlerin yaşandığını ifade eden Kuleli, ”Binlerce Twitter ve diğer sosyal medya hesabının engellendiğini veya paylaşımların içeriği engellendiğini, bazende haber sitelerini tümden engelemek yerine, yayınlanan bir habere erişim engelleniyor ve site sahibi bunu fark etmiyor. 2 ay sonra mahkemeden gelen bir mektup ile haberinizin engellendiğini öğreniyorsunuz” dedi.
 
Kuleli, Avrupa’da Erdoğan’ın, Türkiyelilerden neden bu kadar destek gördüğü yönündeki bir soruya. Avrupa ülkelerinden yaşayan Türkiyelilerin, yaşadıkları ülkelerde karşılaştıkları sorunların bunda etkili olduğuna değinerek, ”Erdoğan’a destek daha çok duygusaldır, Merkel’e ve Avrupa’nın diğer liderlerine ”kafa tutan” bir lider görünümü ve burada yaşadıkları sorunlara tepki olarak Erdoğan destek görüyor” şeklinde görüşlerini ifade etti.
”Darbe girişimi Fethullah Gülen Cemaati tarafından yapıldı”
15 Temmuz darbe girişiminin Fethullah Gülen Cemaati tarafından yapıldığı konusundan şüphesi olmadığını belirten Kuleli, ”Cemaatin anti-komünizm temelinde güçlenen islami bir harekettir, kitle örgütlenmesinden çok, kadrolara dayalı bir örgütlenmeye sahip. AKP ile ortaklıkları 15 yıl öncesine dayanıyor, bu evlilikle devletin tüm kritik noktalarına yetleştiler” dedi.
Ülkede iç savaş da dahil çok kötü gelişmeler yaşanabilir.
Bir soruya cevaben, Şam’a gidip rahatça şampanya içenlerin yerinde bugün radikal islamcılar geziyor. Beş yıl önce Suriye’nin bu hale geleceğini kim düşünürdü.Eğer yakın gelecekte Türkiye’nin de bu hale gelmesi istenmiyorsa, Türkiye’deki demokrasi güçleri desteklenmeli. Ortadoğu’nun bu duruma gelmesinin temel sebebi AB ülkeleridir. Bir takım planları olsa da bu oyun Erdoğan’ı aşar. Eğer bugün ülkedeki demokrasi mücadelesi verenlere destek verilmezse, ülkede iç savaş da dahil çok kötü gelişmeler yaşanabilir. Hükümete yakın sivil grupların silahlandırıldığı haberleri gelmektedir” dedi.
”Şeffaflık gerektiren konular var”
Darbe girişimi sonrası Almanya veya Avrupa’ya gelmek zorunda kalan gazetecilerin oluşturduğu yayın organları ile ilgili bir soruya, ”bizler için bir nefestir, ancak fınans kaynakları konusunda şeffaflık gerektiren konular var, Alman devleti mi veya Gülen Cemaatimi mi destekliyor gibi şüpheler giderilmeli” şeklinde görüşlerini ifade etti.
Güncel / Hamburg

About Mustafa Akpolat

Mustafa Akpolat

Check Also

Demirtaş Twitter’dan seslendi: Mutlaka kazanacağız

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Twitter hesabından mesajlar paylaşıldı. 4 Kasım 2016’dan beri tutuklu …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir