Pazar , 17 Aralık 2017
Home » Haber » Hamburg’da ”2.Yılında Gezi ve Gezideki Özgür Dünya” anlatıldı

Hamburg’da ”2.Yılında Gezi ve Gezideki Özgür Dünya” anlatıldı

Hamburg’da, 9 Mayıs Cumartesi günü, Bergedorf Alevi Kültür Merkezi tarafından Nettelnburg’ta bulunan Pink Haus’da ” 2. Yılında Gezi ve Gezideki Özgür Dünya” adı altında bir toplantı düzenlendi.

P1040574
Düzenlenen toplantıya Türkiye’den ÖDP Eş Genel Başkanı Bilge Seçkin Çetinkaya ve Başlangıç Dergisinden, İÜ öğretim görevlisi Doğan Çetinkaya konuşmacı olarak katıldı. Moderasyonunu BAKM başkanı Alper Doğan’ın yaptığı toplantıda, Gezi Direnişini doğuran nedenler, direniş sürecinde yaşanılanlar, çıkarılan dersler, kazanımlar, bedeller ve örgütlenmelerin direnişteki duruşları ve etkileri, uluslararası direnişlerle benzerlikleri, zaafları geniş bir şekilde konuşuldu.

Mustafa Akpolat / Güncel
ÖDP Eş Genel Başkanı Bilge Seçkin Çetinkaya, direnişe nede olan Erdoğan ve partisinin toplum üzerinde estirdiği baskı, terör,  yaşamın her alanına ve yaşam şekline müdahalesinin, toplumun değişik kesimlerinin bir cephede birleşmesine neden oluşu, AKP’ye olan tepki sonucu oluşan direnişin, toplumsal yaşama olumlu ve olumsuz yansımalarını anlatırken, ”iğneyi kendimize batırarak anlatmaya çalışacağım” diyerek daha çok sol ve devrimci yapıların yaşadığı şaşkınlık ve toplumsal patlamanın gerisine düşmesini örnekler vererek anlattı. Olumlu yanlarından biri insanların bir birine karşı töleranslı, kibar ve paylaşımcı davranmasının bir kazanım olarak anlattı.
Toplantıda, devrimci örgütlenmelerin, direniş karşısında aciz kaldığına değinen konuşmacılar, barikat kuran, örgütsüz gençlere ancak lojistik (Bariklatlara yemek taşımak gibi) destek verebildiklerini anlattılar.

P1040581
İÜ öğretim görevlisi Doğan Çetinkaya konuşmasında, Gezi bir toplumsal patlamaydı, yani sosyal bir hareket değildi diye söze başlayarak, geçen yüzyıllarda, Türkiye ve Dünya tarihinde yaşanan benzer direniş ve başkaldırılardan örnekler vererek, benzeşen yanlarını anlatmaya çalıştı. Doğan Çetinkaya, konuşmasının başında toplumsal patlamaydı, yani sosyal bir hareket değildi dediği gezi direnişi için, sosyal bir patlamaydı tanımlamasının ardından, sosyal siyasi bir patlamadı diyerek sürdürdü. Doğan Çetinkaya, Gezi hareketinin Türkiye tarihinde 3. büyük sosyal patlama olduğunu anlattı. Gezi ayaklanmasının dünyadaki diğer gelişmelerden de etkilediğini belirterek, çağdaş kapitalizminin, neoliberalizmine karşı küresel karşı duruş ve toplumsal hareketlerin, sosyal forumların etkilerininde olduğunu vurguladı. Solun, tüm bu patlamaları tanımlamaktan uzak olduğunu belirten Çetinkaya, Türkiye’ninde bu sürece Gezi İsyanı ile dahil olduğunu belirtti.

P1040576
Gezinin pozitif ve negatif yanlarına değinen Çetinkaya, ”Gezide ilk göze çarpan, örgütlü toplumsal yapıların iflas ettiğidir. Dünya’daki diğer örgütlenmeler ile kıyaslayacak olursak, Türkiye’de daha örgütlü kesimlerin olmasına rağmen, varlık gösteremediğine vurguda bulundu. ”Örgütlü siyasi yapılar ”Taksim dayanışması”ndaydı. Yani Gezide değildi, Taksim dayanışması geziden bir kilometre uzakta bir odanın çatı katında topanan bir kuruldu, sabah toplanıyor ve akşam üstü ancak karar alınabiliniyordu, akşama alınan kararların pekte bir kiymeti harbiyesi kalmıyordu. Gezide en örgütlü kesim sokak satıcılarıydı ve ciddi bir güvenlik zaafı oluşturyordu. Taksim Dayanışması, bu mafya benzeri örgütlenen satıcılarla olumsuzluklarda yaşadı. Bunun özeleştiside verildi. Gezi direnişine katılanlar kimlerdi dersek, AKP rejiminin mağdur ettiği tüm kesimler vardı. En başta kadınlar ve gençler vardı ve çok ciddi anlamda yoksullaşan beyaz yakalı dediğimz, proleterleşen orta sınıf olarak tanımlanan kesim vardı. Direnişe katılan insanlar kendi barikatlarını kuruyorlardı, bu barikatlarda yer alan çok az sayıda direnişçi sol ve devrimc örgütlerden geliyorlardı. Parkta bulunan bizler, yani sol gruplar 3 gün boyunca barikattaki gençlere, Parkta oluşturduğumuz soyal Mutfaklarda hazırladığımız Pilav ve Nohut taşıdık. Çünkü Gençler barikatları terk edemiyorlardı. Yanı Sol, barikatlardaki gençlere ancak Lojistik destek sağladı. Direnişin ilk günlerinde Park ve Barikat gerginliği yaşandı. Barikatlarda duran gençler, Parkta duran ve bayrak sallayanlardan nefret ediyorlardı. Bu gerilim bir iç çatışmayada neden olacaktı. Gezide en örgütlü yapı Çarşı grubuydu, örgütlü siyasi yapıların bir taraftar grubundan polise karşı çatışmalarda medet umması, solun bu tür bir sosyal patlama ile başa çıkamamasının göstergelerinden biridir. Gençlerin barikatlardan geri çekilmesi ile, Parktada kalmanın koşulu kalmamıştı ve daha sonra Polis parkı işgal etti. Parka akın edenler büyük orandan işçileşen ofis çalışanlarıydı, yoksul ve kronik işsizler yoktu. Oraya gelenler 90’lı yıllardan itibaren işçileşen insanlardı ve en çokta işsizlikle karşı karşıya kalan, güvencesiz işlerde çalşan gençlerdi. Bu sosyal patlama, siyasi veya sosyal bir alternativ ortaya koymakta başarılı olamadı. Kazanım olarak, bu sosya patlamanın daha sağ ve milliyetci bir çizgiye yönelmesini sol önledi diye biliriz. Yani Parka gelen bazı gençler, hepimiz ”Mustafa Kemal’ın Askerleriyiz” diye parka geliyorlardı, parktan çıkarken, ”Ölmeyeceğiz öldürmeyeceğiz, biz kimsenin askeri olmayacağız” diye çıkıyorlardı, Solun yapamadığı, oraya gelen insanlarda toplumsal bir dönüşüm sağlamaya çalışarak, alternatif olarak taahhüt ettiği bir iktidarın nüvelerini oluşturamamasıydı. Geziyi bitirende bu başarısızlığıydı.
”Bu ayaklanmaya biz devrimciler hazırlıksız yakalandık”. diyen  Çetinkaya,”Bütün sol kesimler bir şaşkınlık içindeydi. Kontrolleri altında olmayan devasa topluluklar söz konusuydu. Milyonlar barikatlarda polisle çatışıyordu. Taksim dayanışması içinden yer alan 120’yi aşkın yapılanma, örgütlenme ve sendikalar onların tepkilerini ve cesaretini temsil edecek, kapsayacak ve kendi içerisinde de bunu ifade edebilecek bir yapıda değildi. Oradaki her politik müdahale ciddi bir tepki ile karşılandı. Burada solun toplumusal hareketler ile ve tüm kesimler ile kopukluğunu görmek mümkün. Toplumun her kesiminden insanlar vardı. Sol yapılanmalar geçmişte var olan alışkanlıklarımızla, kendi masalarımızı açtık, kendi bayraklarımızı sallamaya devam ettik, kendi bildiri ve broşürlerimizi dağıtmaya devam ettik. Orada doğrudan demokrasi ve kararlara katılımı tartışmamıza rağmen, bunu beceremedik.”

”Ben bu iktidardan bir an önce kurtulmak istiyorum, bunun yolu herneyse onu yapın.”

Bilge Seçkin Çetinkaya,”Taksim esnafi hem bizimle direnişteydi, hemde mağdurlarıydı. Onlarla bile bir ilişki geliştiremedik. Ve son gün Park kendi kendine bir siyasi forum icat etti, semtlerdeki forumları kendisine kopyaladı. Orada halk, ”iş başa düştü” diyerek sokağa çıktı. Vekaleti bizde sandığımız halk kendi başının çaresine bakmaya çalıştı. Bu isyanın bize anlattığı, ”Ben bu iktidardan bir an önce kurtulmak istiyorum, bunun yolu herneyse onu yapın.”dı. Tüm bu olumlu derslere rağmen tabi ki direnişe katılan geçlerin olumsuz yanlarıda vardı. Bir özgüven patlaması olan bir kuşak, biz yaptık olur diye düşünüyor ve politikaya genel olarak mesafeli duruyor. Ama şunuda gördü bu nesil, espiri ile bir iktidarın üzerindeki kutsallık örtüsünü alabilirsiniz ama alaşağa edemezsiniz, bunun için örgütlenmek gerekiyor. Çünkü halıhazırdaki partiler, sendikalar örgütlülükler bu işlevlerini yerine getiremiyorlar. Karar alacağımız organlar olmaktan, temsil etmekten uzaklaşmış durumdalar. Gezi sürecinin hepimize verdiği ruh hali, galiba hepimizin depresyonunun sona ermiş olmasıydı. Hayata dair ümitsizlik sona ermişti, bu ümit halini yeşertmek ve çoğaltmak gerekiyor.” dedi.
Konuşmacılar, Taksim dayanışması olarak bir araya gelen 120 örgütün direnen milyonların gerisine düşerek, gün boyu toplantı halinden gereksiz konular üzerine zaman öldürdüklerinide ifade ettiler. Direnişten edinilen Forum geleneği Şehrin değişik semtlerine yayılması ilk etapta direnişin başka bir evreye yöneldiği düşüncesiyle bir umut yeşermişti ama zaman içinde, gurupların kişilerin bildiğimiz rekabetlerine sahne oldu. İki Forum hariç hemen hemen diğer hepsi kötü deneyimlerle bitti. Bu sosyal patlama, diğer sosyal patlamalar gibi bir anda parlar ve en üst düzeye erişincede iz bırakmadan geri çekilir. Gezi direnişide böyle oldu. Sokağa inen milyonlar kısa süre sonra seçimden çıkacak olan sonuca bel bağladı. AKP iktidarına karşı daha nitelikli bir yol almak için, yaşanılanlardan dersler çıkararak, önümüze bakarak, kendi çözümlerimizi yapmamız gerekiyor. Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak diyorduk ama herşey eskisi gibi hatta daha ağır bir şekilde devam ediyor. İşten çıkarmalar, sosyal haklara saldırı, yoksullaşma, yolsuzluk, taşeranlaştırmalar, iş kazaları, toplum üzerinden baskı ve şiddet artarak devam ediyor.
Topalantının sonunda, sorulara cevap veran ÖDP Eş genel Başkanı Bilge Seçkin Çetinkaya, 7 Haziran seçimleri ile ilgili politikalarının ne olduğu yönündeki sorulara, ”Birleşik Haziran Harketi” ile aynı düzlemde olduklarını belirterek cevap verdi.
Toplantı, Geestacht, Harburg AKM ve ”Hamburg Taksim Dayanışması” desteği ile düzenlendi.

About Mustafa Akpolat

Mustafa Akpolat

Check Also

ABD’de bir kez daha polis şiddetine protesto

Amerika Birleşik Devletleri’nde Anthony Lamar Smith adlı 24 yaşındaki siyahi genci vuran polis memurunun aklanmasının …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir