Pazartesi , 9 Aralık 2019
Home » Haber » Gülüstan Avcı: İnsanlık düşmanı ırkçılar baba-oğlun birbirlerini tanımasına izin vermediler

Gülüstan Avcı: İnsanlık düşmanı ırkçılar baba-oğlun birbirlerini tanımasına izin vermediler

Yıllardır Almanya’da ırkçı saldırılar sonuçu onlarca insan yaşamını yitirdi, binlerce insan yaralandı ve yine binlerce defa evler ve mülteci yurtları kundaklandı.

Ramazan Avcı’nın eşi Gülüstan Avcı

İlk başlarda ”bir kaç serserinin” saldırıları olarak kamuoyuna yansıtılmaya çalışılsada, süre içinde bunun ifade edildiği gibi münferit olaylar olmadığı, ırkçı cinayetlerden Alman, ”Anayasayı korumu teşkilatı”  gibi istihbarat örgütlerinin bilgisi olduğu kamuoyuna yansıdı. Neo-Nazi saldırılar süre içerisinde, NSU adlı terör örgütünün planlı ve organizeli saldırılarıyla, Almanya’nın değişik şehirlerinde, resmi olarak bilinen 10 kişiyi katlettiği kamuoyuna yansıdı. Yıllardır devam eden yargı sürecinde, yaşananlar ve cinayeterlerin arkasındaki güçlerin kimler olduğu ile ilgili perdeninin aralanmadığı ve  cinayetlerin aydınlanmasında rolu olabilecek şahitlerin ölüm olayları,  halen devam eden mahkeme tam bir muamma’ya dönüştürüldü.   Irkçı saldırıların halen  devam ettiği, devletin, politikacıların, medyanın ve kurumların konuya yaklaşımı, işlenen ırkçı cinayetlerinin gerçek sorumlularının yargı önüne çıkarılmasında yaşanan sorunlar devam ederken, Köln şehrinde, aile fertlerini ırkçı saldırılar sonucu kaybeden ailelerin de katıldığı bir ”Tribünal” düzenlendi.

Foto: Ayşegül KARAKÜLHANCI DUMAN

17-21 Mayıs 2017 tarihinde “Birlikte Yaşamak Adına Çoklu bir Toplum için sizleri ‘NSU Kompleksi Çözülsün’ Tribünaline davet ediyoruz” (Gemeinsam für eine Gesllschaft der Vielen das Tribunal’NSU-Komplex auflösen’ lädt ein) adı ile düzenlenen  Tribünal’in hedefleri, ırkçılıktan kaynaklanan bölünmenin önüne geçmek, kurumsal ırkçılığı deşifre etmek ve çoklu bir toplum inşa etmek olarak tanımlanıyor.
Tribünal’de NSU mağduru aileler, yaşadıklarını, umutlarını, yaslarını, öfkelerini, anma biçimlerini ve taleplerini dile getirdiler.
24 Aralık 1985 tarihinden Hamburg Landwehr’de 30 kadar Neo-Nazi’nin saldırısı sonucu yaşamını yitiren Ramazan Avcı’nın eşi Gülüstan Avcı’nın Türibünal’de yaptığı konuşmayı olduğu gibi yayınlıyoruz.

”Sevgili Arkadaşlar, degerli dostalar,

Öncelikle beni buraya davet ettiğiniz, içimi yakan acıyı paylaşma imkanı verdiğiniz için, ırkçı cinayetler kurbanlarının unutulmaması için gösterdiğiniz çaba ve dayanışma için emeği geçen herkese şahsım ve oğlum adına çok teşekkür etmek istiyorum. Sagolun varolun..
Hayatımda yaşadığım en acı günün üzerinden 31 yıl geçti. Ramazan’ın evden son çıktığı günü asla unutamam. “Yarım saat sonra gelirim” diye ayrıldı evden. Otomobili satacak, onun parasıyla bir, kaç gün sonra dünyaya gelecek oğlu için bebek yatağı alacaktı. Haftalardır baba olmanın heyecanıyla yaşıyordu. Ne o oğlunu, ne de oğlu onu gördü. İnsanlık düşmanı ırkçılar baba-oğlun birbirlerini tanımasına izin vermediler. Oğlum, hayatında bir kez olsun “baba” diyemedi.

Ramazan Avcı

Ramazan’in öldürülüsünden sonra Hamburg’da 15 000 insanin katildigi büyük bir protesto yürüyüsü olmustu, gazeteler günlerce bu konuyu haber etmisti.
Ama zamanla olanlar unutuldu. Ramazan, onunla beraber oğlum ve ben de, cinayetten sonraki ilk bir, iki yıl hariç 2010’a kadar unutulduk. Hiç kimse ne onu, ne de bizi hatırladı. Ta ki, 2010 yılında Ünal Zeran’in cagrisiyla bir araya gelen 30 kadar Türkiye’li insanin Ramazan-Avcı İnisiyatifi’ni kurup, benimle bağlantıya geçmelerine kadar.
Böylece cinayetten hemen sonra ve (benim haberim olmadan) 90larin basinda da talep edimis, ama daha sonra unutulan, Ramazan’ın adının katledildigi yere verilmesi fikri, en nihayetinde Ramazan-Avcı İnisiyatifi’ni çabalarıyla hayata geçirildi.

Çeyrek asrı aşkın bir süre Ramazan’ın katledildiği Landwehr caddesine gitmeye, hatta işin olsa dahi o taraftan geçmeye cesaret edemiyordum. Çünkü “Landwehr” bana Ramazan’ı kaybedişimi, hatırlatıyor, kalbimi sızlatıyor, büyük acı veriyordu. Kurulan inisiyatifin ısrarlı çalışmasıyla nihayet 2012’de Landwehr tren istasyonu önündeki meydana “Ramazan-Avcı Platz” adı verildi.
Onlarca yıl uğramaya cesaret edemediğim Landwehr’e artık yalnız veya oğlumla beraber gidiyorum. Meydandaki anıt taşın yanına Ramazan’ın çok sevdiği gülleri bırakıyor, onunla sohbet ediyorum. Çok iyi biliyorum; o beni duyuyor ve görüyor. Benim için Ramazan-Avcı Platz eşimin adının ırkçılığa karşı bir simge olarak yaşadığı yerdir. Meydandan geçen ve anıt taştaki yazıyı okuyan herkes, bir anlığına bile olsa ırkçılığın korkunç boyutu hakkında fikir sahibi olacaktır.

Belki de Ramazan’ı öldüren, ve bir, kaç yıl hapis cezası çektikten sonra tekrar salıverilen katilleri, eşleri, çocukları ve arkadaşları bile buradan geçiyordur. Onlar için de bu meydan vahşi cinayetleriyle devamlı yüzleşeceklerini, hapisten çabuk kurtulmalarına rağmen toplum ve insanların vicdan hapsinden asla kurtulamayacaklarının simgesidir.
Ben ve oğlum Ramazan’ı asla unutmayacağız.
Unutturmak isteyenlerle de mücadelemiz sürecek.

Bu mücadele vesileyle 1992’de Mölln’de yakınları katledilen Arslan ailesinden İbrahim Arslan, NSU terör örgütü tarafından öldürülen Süleyman Taşköprü’nün kardeşi Osman Taşköprü ile tanıştık. Irkçılık karşıtı toplantı ve panellerde biraraya geliyor, fikir alışverişinde bulunuyoruz.
Burada, Köln’de, NSU Tribunalinde, önümüzdeki Cuma günü bir Forum’da, ırkçı şiddet mağdurları, yakınları ve bizleri destekleyen inisiyatiflerin üyeleri bir araya gelecegiz. Acılarımizi birlikte paylaşmak, anma kültürü tecrübelerimizi brlikte değerlendirmek, ve bu şekilde etkin bir güç birliği ağı yaratmak için.. Daha fazla dayanışma ve ve anti-irkci direniş stratejileri üzerine fikir alışverişinde bulunmak için..
En büyük istediğimiz şey; kaybettiğimiz yakınlarımız için onurlu ve saygın bir anma kültürünün geliştirilmesi. Ramazan için bunu kısmen başardık.
En az aynısı Mölln’de Bahide Arslan, Hamburg’da Süleyman Taşköprü, Kassel’de Halit Yozgat ve nice diğer ırkçılık kurbanları için gerçekleşmeli.

Hiç istemediğimiz şey ise; başkalarının bizim adımıza konuşması, karar vermesi, siyasete malzeme yapılmamız. Bizim sesimiz bize yeter.

Bu Tribunalin ses getireceği, önemli sonuçlar elde edileceğine ve ileriye dönük anma kültürüne yön vereceğine yürekten inanıyorum. Tribunali önemli bir başlangıç olarak görüyor, arkasının gelmesini diliyorum. Çünkü Münih’te verilecek mahkeme kararıyla mücadelemiz bitmeyecek.
Biz magdurlar ve sizlerle birlikte mücadelemiz asil mahkemeden sonra başlayacak. Buna yürekten inanıyorum..

Gösterdiğiniz dayanışma için tekrar hepinize teşekkür ediyor, başarılı çalışmalar diliyorum..

Susmak yok! Unutmak yok!
Bu daha başlangıc!

Gülüstan Avcı, 17.05.2017, Köln
Tribunal – NSU Komplex auflösen ”

About Editör .

Editör .

Check Also

Kassel Bölge Valisi Walter Lübcke’nin katili ırkçı terörist yakalandı

Almanya’da Federal Başsavcılık, Kassel Bölge Valisi Walter Lübcke’nin, aşırı sağcı Stephen E. tarafından öldürüldüğünü açıkladı. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir