Salı , 20 Şubat 2018
Home » Yorum » Doktor hataları ve tazminat hakları

Doktor hataları ve tazminat hakları

Av. Mülayim Hüseyin

Almanya’da hergün onbinlerce hasta yatılı veya ayakta tedavi görmektedir. Bu tıpbi müdahaleler her zaman hatasız kalmaz. Çoğu zaman ciddi, hata ölümüde içeren sonuçlara götürmektedir.
Özellikle hastahaneler özelleştirildikten sonra kiliniklerde kapitalist şartlarla, yani mümkün olduğunca az eleman, az masrafla fazla kar sağlama hırsı ile çalışma durumuna geldiler. Bu genel olarak böyle ve bu Hamburg’da da Halk referandumda Landesbetrieb Krankenhaeuser ismine sahip devlet hastahaneler kurumunun özelleştirmesine karşı oy kullanmış olsada, hükümet Eppendorf Üniversite Kliniği ve Altona Çocuk Hastahanesi dışında tüm hastahane, klinik ve bakım evlerini özelleştirmişti. O zamandan bu yana doktor hataları önemli ölçütte artmış. Bu hatalar benimde ailemi yasa boğdu. 01. Aralık 2015 tarihinde çok övülen Hamburg St. Georg’da Asklepios Kardeoloji Kliniğinde kalbinden ameliyat olan yengem, klinik için ‘rutin’ sayılan bir müdahelede, doktor hataları sonucunda hayatını kaybetti, aradan bir yıl geçmiş olmasına rağmen henüz ne otopsiyi, nede savcılığın almaya uğraştığı bilrikişi raporunu göremedik. Bu vesileyle bu yazıyıda doktor hataları konusuna ayırdık.

Yıl 1997 Eylül ayı. 1992 Mölln katliamı protestolarımızda devletin orantısız müdaleleri neticesinde polise direniş göstermekten bana uygulanmış olunan iki yıllık meslek yasağı sonucunda ruhsatımı yeni almış, avukat olarak çalışmaya başlama hazırlıklarındaydım. Mustafa Akplat arayıp, yeni gazete projesi hakkında bilgilendirip, Güncel Gazetesi isimini taşıyacak bu gazetede benimde bir hukuk köşesi ile yer almamı istemişti ve bende memnuniyetle kabul etmiş, ilk sayısı ile hukuk köşesi yazımı yazmıştım. 2017 yılına girerken, Gazete Güncel ve arkadaşım Mustafa Akpolat’ın projesi şimdi Güncel Dergisi ve Güncel Radyo yayınları biçiminde tam 20 yılını doldurmuş olacak. Bundan dolayı Mustafa’yı tebrik eder, içtenlikle kutlarım.

Doktor hataları ile birlikte hukuki olarak ceza ve tazminat hakları gündeme gelir. Tazminat davaları doktora ve veya kliniğe karşı, neticede ise onların mesuliyet sigortalarına karşı yürütülen davalar olur. Bu davalar ağırlıklı ilgi alanlarımızdan birisi oldu 20 yıllık meslek hayatımızda.
Doktor hataları ile ilgili hasta ve avukatı nereye baş vurabailirler?
Tabiiki mahkemelere davalar açılır ve savcılığa suç duyurusunda bulunulur. Tabipler Birlikleri Uzlaşma Komisyonları (Schlichtungsausschuss) doktor hatalarının tespiti için ayrıca bir önemli yerdir.
Mahkemeye baş vurmadan önce doktor hatası olup olmadığını kim nasıl tespit edebilir?
Doktor hatası olup olmadığı konsunda yardımcı olabilecek ilk başta kendi ev doktorunuz veya uzman doktorunuz yardımcı olabilirler. Müdahale sonucunu öğrenen ilk uzman kişiler bunlar. Çünkü klinik veya müdahaleyi yapan doktor ev doktorunuza veya uzman doktorunuza rapor hazırlarlar. En azından bu doktorunuz hata konusunda bir tahminde bulunabilir. Bu sizin için peşine düşmek için yeterlidir.
Ev doktorunuz veya uzman doktorunuzun yanında başka uzman doktorlara doktor hatası olup olmadığını tespit etmek için baş vurabilirsiniz. Ancak bu sizin için pahalıya mal olabilir. Doktor hatası olup olmadığına ilgisi olan sizin dışınızda sağlık sigortanızdan yardım isteyebilirsiniz. Sağlık sigortasıda ilgi duyar, çünkü onlarda ödemiş oldukları veya ödeyecekleri yüksek miktarda masrafları geri isteme hakkına sahip olurlar. Sağlık sigortanız bu durumda kendilerine ait olan tıpbi servislerini devreye sokarlar (Medizinischer Dienst der Krankenkasse (MDK).
Tabipler Birlikleri’de doktor hatalarını tespit etmek için uzlaşma komisyonlarına sahiptirler. Bu uzlaşma komisyonlarında uzman doktorlar ve hukukçular birlikte çalışır, yapılan müdahalede bir doktor hatası olup olmadığını hem tıpbi açıdan, hemde hukuki açıdan inceler ve taraflara uzlaştırma amaçlı öneride bulunurlar.
Bu öneri taraflar için bağlayıcı değil. Hasta öneriyi red edip, mahkemeye başvuruabilir.
Ne zaman doktor hatasından söz edilebilinir?
Doktor, yapmış olduğu müdahalede genel tıpbi kurallara aykırı davranmışsa (mesela hijyenik kurallara) veya o müdahale ile ilgili tıpın gelişmiş bilgi standartlarına uygun değilse, bunun neticesinde hastayı mağdur bırakmışsa, doktor hatası söz konusudur.
Peki bunu kim, nasıl tespit eder?
Bunu müdahale Ile bağlantılı uzman tıp bilimcileri (mesela Profesörler), bu müdahalede tıpın ulaşmış olduğu standardların doğru uygunlanıp uygulanmadığı bir bilirkişi raporu aracılığı ile tespit eder. Muayene belgeleri gözden geçirilir ve hasta muayene edilir. Doktor hatası sadece uygulamada değil, teşhisde de yapılmış olabilir. Yanlış teşhisle gereksiz veya yanlış müdahale uyugulanmış olabilir. Tabii hastanın bir zarara uğramis olması gerekir.
Hastanın uğramış olduğu zarar ne olabilir?
Bu zarar, gereksiz müdahalenin kendisi, hastanın ‘bıçak altına yatırılmış olamsı’, bedenine yaralamalar ve müdahale süresi içerisinde yaşadığı ağrılar başı başına bir zarardır. Yaralar kısa zamanda iyileşmiş olsa bile, bu böyledir. Hastada müdahale neticesinde kalıcı veya geçici bedeni bozukluklar her halükarde zarardır. Zarar, geçici rahatsızlıklardan, kalıcı engelilik yaratan konumlara ve ölüme kadar gidebilir.
Doktor, teşhisi ve müdahalesi doğru olupda, riskler neticesinde başarısız olursa, ne zaman sorunlu tutulur?
Doktor yetersiz bilgi vermiş ve bu eksik bilgi neticesinde hastadan onayını almışsa sorumlu tutulabilinir. Doktor yapacağı müdahaleye yetkisini hastasından almalı ve müüdahale sorumluluğunu, yani her müdahalede tıpın önleyemeyeceği risklerin hayata geçmesini hastayla paylaşmalı ve hastanın ancak özgür karar verme iradesi neticesinde müdahaleyi yapabilir. Bu onayı almayan doktor teknik ve standardlara uygun davransada, yine haksız ve yanlış yapmış olur, sorumlu tutulur.
Doktor yapmış olduğu teşhisi ve uygulamak istediği müdahale metodunu, bunun başarı şansları ve buna alternatifleri konusunda hastayı öyle kapsamlı bilgilenirmeli ve müdahale için onun onayını almalıdırki, hasta özgürce tüm riskleri tartarak bu müdahalenin yapılıp yapılmaması konusunda karar verebilsin.
Bu bilgilendirme hastanın anlayacağı bir dilde olmak zorundadır. Hasta yeterince Almanca bilmiyorsa, tercüman çağrılmalı veya hastadan, yanında bir tercüman getirmesi istenmeldir. Doktor bu şekilde bu bilgilendirmeyi yapmadığı sürece, bedeni yaralanmaları ve riskleri içeren müdahaleye hastadan gerekli izini almış sayılmaz. Gerekli izini almamış olan doktor kişiye karşı yaralama suçundan suç işlemiş olur. Suç işlemiş olduğundanda tazminat ödemekle yükümlü olur.
Doktor hatası davasında bu durumda hangi konular öne çıkar?
Doktor hatası davalarında hastada doğru bir teşhis yapılıp yapılmadığı, yapılmış olan teşhisten sonra doktorun müdahale öncesi hastayı riskler, başarı oranı ve alternatifler hakkında hastayı yeterli bilgilendirmiş olup olmadığına bakılır. Ondan sonra müdahalenin kendisine, yani esas teknik olarak doktor hatasına, yani tıpın standartlara uygun bir müdahale olup olmadığınabakılır.
Doktor hataları çerçevesinde hastalar neye dikkat etmelidir?
Hastalar yeterince bilgilendirilip bilgilendirilmediklerine çok dikkat etmeldirler. Muayene süreci içerisinde haklarını güvence altına almaları için bu bilgilendirme görüşmelerini yalnız değil, yanlarında birisini bulundurarak, bir tanık sıfatına ulaşacak birisini bulundurmaları, doktorundan ‘kapı arası’ acil acele bir bilgilendirme bildirisine imza atması değil, zaman ayırarak ‘adam akıllı’ oturup kendi dilinde kendini bilgilendirmesini istemelidir.
Doktor hataları ile bağlantılı ne gbi taleplere sahip olunur?
Hatanın yol açtığı zarara göre hasta acı parası, yani manevi tazminat, kalıcı bir engellilik durumunda emklilik maaşı, tabii oluşacak tüm tedavi ve bakım masrafları ve nafaka görevini yerine getiren bir eş veya veli yaşamını veya çalışma ehliyetini, bununlada gelir sağlama ehliyetini yittirmişse, bu gelir kaybın tazminatını isteyebilir.

About Mülayim Hüseyin

Mülayim Hüseyin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir