Cuma , 24 Kasım 2017
Home » Haber » CHP’den, gizli belgelerdeki AKP, Milli Görüş ve UETD ilişkisi ile ilgili soru önergesi

CHP’den, gizli belgelerdeki AKP, Milli Görüş ve UETD ilişkisi ile ilgili soru önergesi

Alman İçişleri Bakanlığı’nın basına sızan gizli belgelerinde AKP”nin Almanya’da Milli Görüş ve Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) ile ilişkileri CHP’yi harekete geçirdi.
TBMM
CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle Yurtdışı Türkler ve Daire Başkanlığı’nın derneklere aktardığı parayı TBMM’ye taşıdı ve üç maddelik soru önergesi verdi.
 
Önergede şöyle denildi: ‘ Yurtdışı Türkler ve Daire Başkanlığı, yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının sosyal ve kültürel gelişimlerine katkıda bulunmak amacıyla kurulmuş bir kurumdur. Kurumun yurtdışındaki Türk derneklerine aktardığı paraların önemli bir kısmının tek bir kuruma aktarıldığı yönünde ciddi kuşkular vardır. YTB’nin bütesinin amacı doğrultusunda kullanılması ve bu çerçevede yurtdışında yaşayan bütün Türkleri kapsayacak şekilde kaynakların değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede 1. Kurum son 5 yılda Türk derneklerine ne kadar para aktarmıştır? 2. Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’ne ( UETD) aktarılan para ne kadardır? Bu paralar hangi amaçla verilmiştir? 3. YTB’nin yurtdışındaki Türk vatandaşlarına verdiği lisans, yüksek lisans, doktora bursları verilmiş midir? Verilmemişse gerekçesi nedir? Türkiye’de yaşayan Suriyeli vatandaşlara burs programı başlatılmış mıdır? Başlatılmışsa ne kadar ödeme yapılmıştır? Eğer doğruysa Türkiye’de yaşayan Suriyelilere burs vermek de YTB’nin görevi midir?
 
Alman İçişleri Bakanlığı’nın basına sızan belgesinde yer alan ‚ Türkiye’nin İslamcı terörist örgütlere uzun yıllardır destek verdiği’nin ARD televizyonunda yayınlanmasının ardından belgedeki başka bir ayrıntı daha ortaya çıktı.
Alman Die Welt gazetesinde Alman hükümetinin Sol Partisinin önergesine ‘ gizli’ başlıklı verdiği cevapların diğer bir bölümünde ise AKP’nin Milli Görüş ve yurtdışı loby kuruluş örgütü UETD ( Avrupalı Türk Demokratlar Birliği) ile ilişkileri yer alıyor. Bu konuda Almanya’da faaliyet gösteren Türkiye ile bağlantılı Müslüman kruluşlar ile ilgili Alman hükümetinin elinde önemli bilgilerin bulunduğu da belirtiliyor.
Alman Die Welt gazetesinin Alman hükümetinin yanıtladığı cevaba dayanarak verdiği habere göre ‘ geçmişte Milli Görüş’ün eski üye ve yöneticilerinin UETD’ye geçiş yaptığına dair bazı işaretler olduğu kaydediliyor’ denildi.
Haberde şöyle denildi: ‘ UETD Erdoğan tarafından desteklenmekte ve AKP’nin buradaki çıkarlarını temsil etmektedir. UETD 17 Temmuz darbe girişimi sonrasında Köln’de gerçekleştirilen mitingi organize eden kuruluşlar arasında yer almaktadır. Almanya’da UETD tarafından düzenlenen diğer mitingler ise milliyetçi ve islamcı paroları taşımaktadır.’
Haberde, Milli Görüş hareketi Alman Anayasayı Koruma dairesi raporuna göre anti demokratik bir hareket olduğu ve batı demokrasi değerlerini ret ettiğine işaret edilmekte.
ALMANYA’DAN SURİYE’YE GİDEN İSLAMCILARIN DÖRTTE BİRİ TÜRK KÖKENLİ
Öte yandan Sol Parti tarafından hazırlanan ve Alman hükümetinin Güvenlik birimlerine danayanarak verdiği yanıta göre 2015 yılınının sonuna kadar olan sürede Suriye ve Irak yönüne giden 760 islamcının dörtte birinin Türk kökenli olduğu ortaya çıktı.
Bu arada Hür Demokrat Parti Genel Başkanı Christian Lidner, Alman hükümetinin Sol Partinin önerrgesine verdiği yanıtın kamuoyuna yansımasıyla ilgili olarak ‘ NATO müttefikimiz olan ve içinde Alman askerlerinin konuşlu olduğu bir ülkenin İslamcı terörizmi onayladığı doğruysa, İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere ile Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier’ın parlamento ve kamuoyunu bilgilendirmesi gerekir. AB, Avrupa’nın değerlerini yıkmak isteyen güçlere arkamızdan destek veren bir devletle üyelik müzakerelerini sürdüremez’ şeklinde görüş bildirdi.
ALMAN DIŞİŞLERİNİN HABERİ NEDEN YOK?
İçişleri Bakanlığı Türkiye ile ilgili değerlendirmelerinde Alman Dış İstihbarat Servisi’nin ( BND) bilgilerinden yararlandı. Soru önergesine verilen cevapların Dışişleri Bakanlığı’na danışılmadan hazırlanması bazı kuşkuları ve endişeleri de beraberinde getiriyor.
Alman İşçileri Bakanlığı bu konuda iletişim hatası olduğunu, ofis sistemindeki bir yanlışlık sonucunda Dışişleri Bakanlığı’nın dahil edilmediği yönündeki açıklamaları ise Alman kamuoyunu tatmin etmedi.
Türkiye ile Almanya arasında bundan böyle nasıl bir diplomasi izleneceği zaten Gezi olaylarından sonra kırılma noktasına uğrayan ilişkilerde güvensizlik ilkesinin egemen olacağını söylemek şimdiden mümkün. Bu durumun AB ile yapılan mülteci anlaşmasını da zora sokacağı belirtiliyor.
Ankara’nın bu tür iddialara ne yönde cevap vereceği ise diplomatik çevrelerde merak konusu.
Süheyla Kaplan

About Editör .

Editör .

Check Also

Neva için bir umut

Yürütülen kampanyalarda  şu ana kadar uygun ilik örneği bulunamayan Neva’ya, % 60 uyum tesbit edilen …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir