Cumartesi , 18 Kasım 2017
Home » Haber » Can Dündar kahramanlık payesini teslim etti: Ben böyle gözü pek kadın görmedim

Can Dündar kahramanlık payesini teslim etti: Ben böyle gözü pek kadın görmedim

 

İstanbul Adliyesi’nde silahlı saldırıya uğrayan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, bugünkü köşesinde saldırının ayrıntılarını ve saldırganın boğazına sarılan eşini yazdı.
Dündar eşi için şöyle dedi: “Ben böyle gözü pek kadın görmedim. Şu an şu satırları yazıyorsam, onun ve Muharrem Erkek’in cengâverliği sayesinde.”

can dundar saldiri reuters

 

MİT TIR’ları haberleri nedeniyle ‘casusluk’tan yargılanan gazeteci Can Dündar’a İstanbul’daki Çağlayan Adliyesi’nin önünde silahlı saldırı düzenlenmişti. Dündar saldırıyı yara almadan atlatırken, saldırganın üzerine ilk atılansa eşi Dilek Dündar ve CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek olmuştu.
 
Bugünkü köşesinde yaşananları anlatan Dündar, eşinin dünkü hareketi için de “Ben böyle gözü pek kadın görmedim” ifadesini kullandı.
 
‘Erdoğan utanmış mıdır’Kendisine yapıştırılmaya çalışılan kahramanlık payesini eşine teslim ettiğini belirten Dündar şöyle devam etti: “Evde bir tıkırtı olsa benden önce o fırlar; kapının önünden ses gelse operasyona çıkmış bir özel timci çevikliğiyle ortaya atlar. Ve burada da refleks halinde adamın önce ağzına daldığını, sonra yakasına yapıştığını anlattı hararetle. Yeni çıktığı bir aksiyon filminin, en beğendiği sahnesini anlatır gibiydi. Şu an şu satırları yazıyorsam, onun ve Muharrem Erkek’in cengâverliği sayesinde…”
 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, kendisi için sarf ettiği, “Bedelini ödeyecek. Onun yanına bırakmam bunu” sözlerine de değinen Dündar, “Erdoğan, görevini yapan bir gazeteciyi açıkça hedef gösterdiği için utanmış mıdır” diye de sordu. Cumhurbaşkanının tehditlerinin, gönüllü tetikçilerinin ve mahkumiyet kararlarının kendilerini yıldırmayacağını vurgulayan gazeteci, yazısını şu sözlerle noktaladı: “Bu gazete, o bedelleri ödeye ödeye, canlar feda ede ede geldi bu yaşa… Ne ödenen bedeller, ne feda edilen canlar durdurabildi mücadelemizi… Yine durmayız. Susmayız. Bu külhanbeyi baskı rejimi bütün kiralık kalemleri, tetikçileri, çeteleriyle birlikte tarihin çöplüğüne gidene dek…” (Diken)

Can Dündar’ın yazısı;

Ben böyle gözü pek kadın görmedim

Ne gündü ama… Mahkeme heyeti karar için birkaç saat ara verince, çay içmeye dışarı çıktık.
Yanımda Dilek ve CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek vardı
C Kapısı’ndan çıkınca merdivenlerin başında NTV muhabiri Yağız Şenkal karşıladı bizi… Ne olduğunu sordu, mahkemenin ara verdiğini söyledim
Birlikte merdivenleri çıktık.
Gazeteci ve kameraman arkadaşlar orada bekliyordu. Dilek ve Muharrem Bey ilerlerken ben basına bilgi vermek üzere kameralara doğru yürüdüm. Onlar da bana doğru yöneldiler.
Tam o sırada onların hemen arkasından birinin, “Vatan hainisin” diye bağırdığını duydum
Birkaç metreden gördüğümse, kindar bir yüzdü; yeni nesilden..
Sonra bir tabancanın parıltısı ve patırtısı…
Havaya dağılan barut kokusu…
O sırada refleks halinde Yağız’ın yanına, polis bariyerlerine doğru seğirttim.
 
Yağız, “Hedef sensin, uzaklaş” diye bağırıyordu
Birkaç metre uzaklaşıp geriye döndüğümde birkaç silahlı adam daha gördüm. O telaşta bu sivillerin saldırgan mı, polis mi olduğunu anlayamadım. Sonradan koruma olduğunu anladığım birileri beni hızla oradan uzaklaştırırken geriye bakıp Dilek’i fark ettim.
 
Saldırganın yakasına yapışmış, ceketini çekiyordu.
Muharrem Erkek ise bir koluyla adamın boğazına sarılmış, diğeriyle elini tutuyordu.
Adamın, silahını yere attığını gördüm.
Yanlarına gitmeye yeltendiğimde bir koruma, kolumdan şiddetle geri çekti.
O sırada Dilek yanıma geldi.
Hepsi 30 saniye içinde olup bitmişti.
Kameramanlar koşturup “Vuruldunuz mu” diye sordu.
Üstümü başımı yokladım; hayır, çok yakın mesafeden ateş edilmesine rağmen bir şeyim yoktu.
Yağız’ın yaralandığını henüz bilmiyordum.
İlk detayları Dilek’ten öğrendim.
 
Ve bana yapıştırılmaya çalışılan kahramanlık payesini, orada ona teslim ettim
Ben böyle gözü pek kadın görmedim
Evde bir tıkırtı olsa benden önce o fırlar; kapının önünden ses gelse operasyona çıkmış bir özel timci çevikliğiyle ortaya atlar.
Ve burada da refleks halinde adamın önce ağzına daldığını, sonra yakasına yapıştığını anlattı hararetle..
Yeni çıktığı bir aksiyon filminin, en beğendiği sahnesini anlatır gibiydi
Şu an şu satırları yazıyorsam, onun ve Muharrem Erkek’in cengâverliği sayesinde…
 
Saldırıya gelince…
“Bedelini ağır ödeyecek. Onun yanına bırakmam bunu” diyen Erdoğan, görevini yapan bir gazeteciyi açıkça hedef gösterdiği için utanmış mıdır?
Yoksa meydan mitinglerinde “casus” diye saldırdığına, “vatan haini” diye yaftaladığına ve bu saldırıyı kışkırttığına memnun mudur?
Ne Cumhurbaşkanı’nın tehditleri, ne gönüllü tetikçilerinin kurşunları, ne mahkûmiyet kararları yeter, bizi susturmaya, sindirmeye, korkutmaya…
Bu gazete, o bedelleri ödeye ödeye, canlar feda ede ede geldi bu yaşa… Ne ödenen bedeller, ne feda edilen canlar durdurabildi mücadelemizi…
 
Yine durmayız.
Susmayız.
Herkes sussa da, sinse de biz, eskisinden de büyük bir kararlılık, cesaret ve inançla, yazmaya, söylemeye, suçlamaya devam edeceğiz.
Bu külhanbeyi baskı rejimi bütün kiralık kalemleri, tetikçileri, çeteleriyle birlikte tarihin çöplüğüne gidene dek…

About Editör .

Editör .

Check Also

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Av. Selçuk Kozağaçlı gözaltına alındı

KHK ile kapatılan ÇHD’nin genel başkanı olan avukat Selçuk Kozağaçlı, İstanbul’da gözaltına alındı.   15 …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir