Pazartesi , 24 Eylül 2018
Home » Haber » Binlerce Hamburglu, değişik dillerde ”HAYIR” dedi

Binlerce Hamburglu, değişik dillerde ”HAYIR” dedi

Binlerce Hamburglu, Na, No, Non, Nein ve HAYIR  diyerek Faşist Diktatörlüğe karşı tek Vücut oldu
Hamburg’da 11 Mart Cumartesi günü, 16 Nisan’da Türkiye’de gerçekleştirilecek olan Anayasa değişiklik referandumu ile tek adam diktatörlüğüne karşı binlerce kişi yürüdü. Değişik dillerden ‘HAYIR” dövüzleri taşıyan binlerce Hamburglu, Merkez Tren istasyonundan başlayan ve Hamburg Eyalet Parlamanto binasına kadar devam eden yürüyüş boyunca değişik dillerden ”HAYIR” dedi. ”Kuzey Almanya HAYIR girişimi” tarafından düzenlenen yürüyüş’te, ortak hazırlanan ve Faşist diktatörlüğe HAYIR, Diktatörlük Rejimine Hayır, Faşizme ve tek adam diktatörlüğüne Hayır yazan pankartlar taşındı.
Hamburg tarihinden bir ilk olan, farklı düşüncelerdeki Hamburglular. faşizme ve tek adam diktatörlüğüne karşı bir vucut oldular. Demokratik kitle örgütlerinin aldıkları ortak karar doğrultusundan gerçekleşen yürüyüş boyunca, örgüt, parti ve grup bayrak ve fotograflarının taşınmadığı, Faşizme hayır, Katil Erdoğan, Yaşlasın uluslararsı dayanışma, Faşizme karşı Omuz omuza, Tek kişinin diktatörlüğüne HAYIR sologanları değişik dillerde ifade edildi. Yürüyüş boyunca ve miting alanında, değişik dillerde okunan ortak açıklama ile neden HAYIR denilmesi gerektiği ifade edildi. Yapılan konuşmalarda, Türkiye’de yaşanılanlar, AKP ve Erdoğan’ın ülkeyi 15 yıllık sürede hangi noktaya getirdiğ ifade edilerek, Tek kişinn diktatörlüğüne karşı hayır denildi.
 
Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
16 Nisan’da yapılacak referendumla ülkenin geleceğini belirleyecek bir „anayasa değişikliğini“ oylayacağız.
Bu anayasa değişikliğinin en önemli noktaları nelerdir?
– Başbakanlık makamı kaldırılacak, bu görevi devlet başkanı üstlenecektir. Bakanları kendisi atayabilecek ve azledebilecektir.
– Parlamentoda kanun hükmünde kararnameler çıkartabilecek, meclisi feshedebilecek ve seçime gidebilecektir.
– Anayasa Mahkemesinin yargıçlarının çoğunu kendisi atayabilecek, yargı gücü üzerinde etkisini önemli ölçüde arttıracaktır.
– Ordu üzerindeki „başkomutanlık“ sıfatına bağlı „meclis adına“ ibaresi kaldırılarak tek başına hareket etme yetkisi verilecektir.
Görüntünün olası içeriği: 10 kişi, kalabalık ve açık hava
Bu önemli anayasal değişikliklerle bir „başkanlık sistemi“ hedeflenmekte, ülkenin gelecek yönetim biçimi üzerinde halk referendumda karar verecektir.
Her türden demokrasinin, parlamenter veya başkanlık sisteminin en onmeli kriteri „güçler ayrılığıdır.“ Yasama, – meclis-, yürütme, -hükümet- ve yargı, -mahkemenin- birbirlerinden bağımsız çalışabilmesi esastır. Ancak, hedeflenen sistem bu güçlerin birbirinden ayrılmasını değil, bizzat tek elde toplanmasını amaçlamaktadır. Dolayısıyla iktidar erki tamamen devlet başkanınının, Recep Tayyip Erdoğan`ın eline verilmektedir.
Görüntünün olası içeriği: 11 kişi, kalabalık ve açık hava
Kanunları kendisi çıkartabilecek, bu kanunları kendi atadığı bakanlar tarafından uygulatacak, bu uygulamayı da gene çoğunluğunu kendi atadığı yargıçlar tarafından „kontrol“ ettirecektir. Bunun adı, „demokrasi“ değil, „diktatörlüktür“. Şu anda somut olarak var olan rejimin meşrulaştırılmak istenmesidir.
Ayrıca, tüm sistemleri kontrol etmesi gereken „özgür basın“ da Türkiye`de susturulmuştur. Bağımsız basın sistematik olarak ortadan kaldırılmış, bir çok gazeteci tutuklanmış, bir çok yayın organı kapatılmıştır. Türkiye, basın ve ifade özgürlüğü konusunda dünyada son sıralarda yer alan bir ülke haline getirilmiştir. Her türlü eleştirel yaklaşım zorbalıkla bastırılmaktadır.
Türkiye, daha şu andan her türlü „demokratik değer ve temayüllerden“ uzaklaşmıştır. „İdam cezası“ nin tekrardan geriye getirilmesi bile gündemdedir. Olağanüstü Hal sürekli uzatılmakta, seçilmiş siyasiler, gazeteciler, sanatçılar, Kadın hakları savunuculari, muhalifler tutuklanmakta, „vatan haini“ ve „terörist“ olarak damgalanmaktan imtina edilmemektedir. Bir „korku toplumu“ oluşturulmuştur. Hedeflenen anayas değişikliğinin kabul edilmesi bu kabul edilemez durumun meşrulaştırılması anlamına gelecektir.
Diktatörlüğe, onu tescil eden anayasa değişikliğine bizler, Demokratlar, Türkler, Kürtler, Aleviler, Ezidiler, Süryaniler tüm Azınlıklar „HAYIR“ diyoruz!” görüşlerine yer verildi.
Görüntünün olası içeriği: 15 kişi, kalabalık ve açık hava
Yürüyüşle ilgili olarak:
Erhan Erdoğan ”Bugünkü yürüyüşün çoşkulu geçmesi ve herkeste olumlu bir intiba yaratmasının en önemli sebebi, çok sesliliiin tek hedefe odaklanabilmesi olmuştur. Hiçbir örgütsel bayrak veya flama taşınmamış, bu konuda katılımcılar oldukca büyük bir hassasiyet göstermişlerdir. Demek ki mümkündür. Türkiye`nin gelmiş olduğu şu aşamada başka bir yol da yoktur. Herkesin “Hayır” ı, kalkış noktaları farklı olmakla birlikte, ortak hareket elzemdir. Bu yürüyüşün bundan sonraki daha bir çok etkinliğe örnek olması dileğimdir. İnsanların arasına nifak tohumları sokanlara, bölenlere, başarılı olamayacaklarını hatırlatmak görevimizdir.” dedi.
Görüntünün olası içeriği: 12 kişi, kalabalık ve açık hava
Ayşe Öztürk: ”Bugün özlenen bir taplo vardı beni çok mutlu etti. Hep böyle olmalı. İnsanı değerler temelinde bir araya gelindi, değişik görüşlerden insanların ortak bir noktada buluşması çok güzel bir tabloydu. Devam etmesi temennimdir.”
Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, açık hava
Milletvekili Filiz Demirel:
”16 Nisanda yapılacak referandum sonucları, Türkiye’nin geleceği açısından çok önemli. Olası bir evet çogunluğu Türkiye’de tüm iradelerin tek kişinin eline geçmesi ve zaten neredeyse çökmüs olan demokratik sistemin tamamen ortadan kalması demektir. Bugün, gazeteciler, hukukcular, akademisyenler, muhalefet bir çok aydın insan cezaevlerinde. Türkiye’de insanlar konuşmaya, düşüncesini ifade etmeye çekiniyor. Özgür iradenin yok edildigi bir ülkede, bir de tek adam sistemi geçildiğinde, Türkiye karanlık bir diktatörlüğe mahkum edilir. Bu yüzden Hamburg’da yaşayan ve oy hakkı olan herkesten ricam, lütfen oylarınızı kullanın. Demokrasi için her oya ihtiyacımız var. Özellikle Evet oyu kullanmayı düşünen seçmenlerine de söylemek istedigim bir sey var: Almanya’da demokrasi içinde yaşayıp, bu demokrasiyi, Türkiye’de yasayanlara neden çok görüyorsunuz? Demokrasi ve insan hakları evrenseldir. Ve bizler bu zor kazanılmış hakların koruyucuları olmalıyız, yıkıcıları değil! Bu bağlamda oyunu kullanan herkes, Türkiye’nin aydınlık yarınlara çıkabilmesi için çok iyi düşünerek kullanmalıdır. Tek adam, tek irade sistemi demokrasi ve çoğulcu Parlamenter sistemin yok olduğu ve özgür iradenin bittiği, sadece saltanat ve dikta yönetimidir. Bunu Türkiye’de yaşayan insanlar hak etmiyor. Ben Türkiye’nin tekrar demokrasi ve insan haklarına, özgür iradesi olan bir toplum yapısına dönebilmesi için, başkanlık sistemine hayır diyorum.”
Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, açık hava
Naime Erdem Başaran:
”HDK-Hamburg olarak başta tekçiliğe, diktatörlüğe ve karşı olduğumuz ve devletlerin savasşına karşı hep birlikte direnisş ile barışı savunduğumuz için, insan haklarını, işçi haklarını, grev, toplu sözleşme ve çalışma haklarını dikkate alınmadığı için, tek adam diktatörlüğünün kadınlara yönelik şiddetine, gerici yasşam biçimi dayatmasına, cçocuklara yönelik tecavüzü yasallaştırma girişimlerine, LGBTİ’leri ötekilesştiren, katleden erkek eğemen zihniyetine, hepimiz için hak esşitliği; tüm inançların özgürlüğü güvenceleyen gercçek bir laiklik, kadının, gencçliğin, hepimizin demokratik haklarını koruyan demokratik bir anayasayı savunduğumuz icçin, hep birlikte esşit, demokratik ve özgürlükçü bir ülke için, referandumda HAYIR diyoruz.
Anadolu-Mezopotamya coğrafyasının savasş ve katliam, isyan ve direnişlerle dolu deneyimleri “Hayır Kampanyası’ İle birlikte gerek ‘Avrupa’da yürütülen Hayır Kampanyalarıyla gerekse Hamburg yerelinde oluşturduğumuz ”Kuzey Almanya HAYIR Girişimi” İle birlikle, toplumsal bir itirazın, bir direnişin kitleselleşebilme ihtimalinin önü açılmıştır. Birlikte örgütlediğimiz yürüyüşe katılımın çokluğu ve çoşkusu, birbirinden farklı düşünsel yapıların birbiriyle ortaklaşması bunun önemli bir gösterge olmuştur. Son olarak ‘Haydi Avrupa‘Bir Milyon Hayır’la diktatörlüge karşı, savaşa karşı örgütlenmeye..!’ diyoruz ‘Haydi Hamburg hep beraber ‚Hayir‘ demeye!”’

About Mustafa Akpolat

Mustafa Akpolat

Check Also

Almanya’da NSU gösterileri: “Tamamen aydınlatılsın”

NSU davasında karar çıktı ancak kurban yakınları ve sivil toplum kuruluşları dosyanın burada kapanmasını istemiyor. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir