Çarşamba , 22 Kasım 2017
Home » Haber » Aslı Erdoğan: Vücudumda kalıcı hasar oluşacak muamele yapıyorlar

Aslı Erdoğan: Vücudumda kalıcı hasar oluşacak muamele yapıyorlar

Kapatılan Özgür Gündem gazetesinin Yayın Danışma Kurulu üyesi ve yazarı Aslı Erdoğan, Tutuklu bulunduğu Bakırköy Kadın Tutukevi’nde Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Avukat Nesrullah Oğuz aracılığıyla Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar’ın ilettiği sorulara yanıt verdi.

Aslı erdoğan_1-1

İMC’de yer alan habere göre, Erdoğan, bir haftadır kaldığı tek kişilik hücrede koşullarını ve tutuklanma sürecini anlattı:

“Demokrasiye gelince, şaka gibi”

“Tolstoy, “Mutlak özgürlük olmadığı gibi, mutlak esaret de yoktur” der, cezaevinde bir mahkûmun ağzından.

“Özgürlüğün içsel bir şey olduğunu insan en iyi cezaevinde anlıyor ve en korkunç koşulları bile kendini özgürleştirme deneyimi olarak yaşayabiliyor. Demokrasiye gelince, şaka gibi…”

“Hukuk ile hiçbir ilgisi olmayan bir dava”

“Savcı ile görüşmeden önce avukatlar, “Basın Kanunu’nun 11. maddesine göre yayımlanan yazılardan siz sorumlu değilsiniz, serbest bırakılacaksınız” dediler.

“Polislerin tavrı, ifadedeki rahatlık, bana gösterilen yazılar hakkında soruşturma başlatılmamış olması, suçlandığım yazılardan birinin, “Kara Karga” adlı dergide yayımlanmış olması, Sezgin Tanrıkulu’nun rahatlığı, yazılarımı gazete haberlerinden alıntılar ile kurmam ve yorumumun olmaması…

“Hepsini beraber düşününce serbest kalacağımdan emindim. Ayrıca Özgür Gündem çalışanları tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Savcı tutuklanma talebiyle beni sevk ettiğinde avukatlar dahil, hepimiz şoka girdik. Şekerim düştü, baygınlık geçirdim.

“Mahkemeye girdiğim ilk 15-20 dakikada kendimi hukuk çerçevesinde savundum. Gergindim. Bir anda hukuk ile hiçbir ilgisi olmayan bir dava olduğunu, tepeden gelen bir emir ile tutuklanacağımı anladım. O an tüm korkum geçti. Hiçbir suçum olmadığını çok net anladım.

“Cezaevini özgürlük çığlığına dönüştürebiliriz”

“Bütün Özgürlük Nöbetçisi arkadaşlarıma selamlar, sevgiler, teşekkürler… Sanki ta içerideki hücreden bile rüzgârınızı hissediyorum. İçeri girmeyen bilemez, dışarıdan gelen her koku, her ses, her sözcük burada hayatın ta kendisi demek.

“Ben de Silivri Cezaevi’nde Özgürlük Nöbeti’ndeydim. Birkaç ay önce sanki içime doğmuş gibi içerisi dışarıdan çok farketmiyor, hepimiz büyük bir cezaevindeyiz demiştim. Sizler dışarıdan, bizler içeriden bu devasa cezaevini özgürlük çığlığına dönüştürebiliriz. Bunu ancak hep beraber başarabiliriz.

“İnatla direnmesem bu koşullara dayanamazdım”

“Fiziksel darpa maruz kalmadım ama en temel ihtiyacım olan su verilmiyor. Sağlık sorunları yaşıyorum. Yaklaşık 10 yıldır bağırsaklarımla ilgili sorunum var.

“Pankreas ve sindirim sistemim çalışmıyor buna karşın 5 gündür ilaçlarım verilmiyor. Şeker hastasıyım ve diyabet aşamasına geçmek üzere. Özel bir beslenme gerekiyor ancak sadece yoğurt yiyebiliyorum.

“Yatağıma idrar yapılmış. Hiç havalandırmaya çıkarılmadım. Vücudumda kalıcı hasarlar oluşturacak şekilde muamele yapıyorlar. İnatla direnmesem bu koşullara dayanamazdım.

“Bir yazarın yalnızlığa ve sessizliğe ihtiyacı var”

“Ben tek başıma yaşamaya alışkınım çünkü bir yazarın yalnızlığa ve sessizliğe ihtiyacı var.

“Şu an bana yaşatılan koşullara dayanmak zor. Bu nedenle koğuşa geçmek istedim.

“Türkiye kimsenin can güvenliğinin olmadığı bir ülkeye dönüşüyor”

“Antep saldırısını hücredeki mahkûmlardan duydum çünkü henüz gazete okuyamadım.

“Ocak ayında Türkiye’ye döndüm. Daha sekiz ay dolmadan, yaşadığımız yedinci korkunç olay.

“Ne yazık ki son olmadığını hepimiz seziyoruz. Türkiye hızla kimsenin can güvenliğinin olmadığı bir ülkeye dönüşmekte. Çok üzgünüm.

“Mektup yollayan herkes beni çok duygulandırdı”

“Pek çok kişi bana mektup yolladı. Benimle ilgili deftere de çok güzel şeyler yazılmış ancak elimde değil. Avukatım okudu.

“Gençliğimden beri bu denli duygulanmamıştım. Hepsine cevap vereceğim.

“Türkiye’de gazetecilik: Deli cesareti”

“1990’lı yıllar, 2011-2012 senelerinde yüz kadar gazeteci cezaevindeydi. Bugün baskı daha da yoğunlaştı, baskının biçimi değişti.Yargısız infaz yöntemleri yerine toplu tutuklamalarla basın üzerinde terör estiriliyor.

“Yalnızca sosyalist ya da Kürt basını değil, ana akım medya da topun ağzında bu koşullarda. Türkiye’de gazetecilik yapabilmek deli cesareti gerektiriyor.

“Kürt basını ise her zaman sistematik olarak hedef gösteriliyor. Bu 90’lardan beri değişmedi. Basın olarak bile kabul edilmiyor.

“Hatırlamaya izin vermiyorum kendime”

“Dışarıya ait güzel bir şeyi (şarkı, dize) hatırlamaya izin vermiyorum kendime.

“Ancak nezarethanedeyken benim ricam üzerine 22 yaşında bir Kürt kızı hepimiz için şarkı söylüyordu. Biz de ağlıyorduk.

“Şu an herhangi bir şarkı duysam sanırım yine ağlarım.

“İyi ki genç değilim”

“Bugün iyi ki genç değilim. Bir çocuğum yok diyorum ama böyle bir durumda Kafka’ya ulaşmak istemiyorsun.

“En yakınındaki kişilere; eşine, çocuğuna, annene ulaşmak istiyorsun. Eşim ve çocuğum olmadığı için annemi ve ölü kedimi özlüyorum. Yıllardır babamı görmüyorum onu da düşünüyorum.

“Dışarı çıkınca sol koluma dövme yaptıracağım”

“Sol koluma bir dövme yaptıracağım. Auschwitz’de kadın mahkûmlara zorla yapılan dövmenin aynısı: Bir numara.

“Benimki 16.8.16 olacak, evimin özel harekâtçılar tarafından basıldığı tarih. Çok acıyacağı için 2016’nın tamamını yazdıramam.”

“Dayanışmanın farkındayım”

“Benimle gösterilen dayanışmanın farkındayım. Çok büyük emekler harcandığının, yazılan mesajlardaki içtenliğin ve duyguların hepsinin farkındayım.

“Kulağa çok kuru gelebilir ama çok teşekkür ederim. Sizler olmasanız kaderime sahip çıkamazdım.”

***

Ne olmuştu?

İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi 16 Ağustos’ta Özgür Gündem gazetesini “örgüt propagandası” suçlamasıyla “geçici” olarak kapattı.

Gazetenin kapatılmasının ardından polis gazetenin Beyoğlu’ndaki binasına baskın yaparak gözaltılar yaptı.

Baskında o esnada haber takibi yapan imc tv muhabiri Gülfem Karataş ile kameraman Gökhan Çetin’in olduğu 24 gazeteci gözaltına alındı.

Özgür Gündem çalışanları; Günay Aksoy, Kemal Bozkurt, Reyhan Hacıoğlu, Önder Elaldı, Ender Öndeş, Sinan Balık, Davut Uçar, Fırat Yeşilçınar, İnan Kızılkaya, Zeki Erden, Elif Aydoğmuş, Bilir Kaya, Ersin Çaksu, Sevdiye Ergürbüz, Amine Demirkıran, Bayram Balcı ve Burcu Özkaya.

DİHA muhabirleri; Özgür Paksoy ve Mesut Kaynar.

imc tv; Gülfem Karataş ve Gökhan Çetin.

Kapatma kararı sonrası destek amaçlı gazete binasına gelen İstanbul Tabip Odası’ndan Yılmaz Bozkurt ile Doğu Yayınevi çalışanı Hüseyin Gündüz de gözaltına alınanlar arasında.

Aynı gün gazetenin eski genel yayın yönetmeni ve yazarı olan Eren Keskin, yayıncı, yazar, gazeteci Ragıp Zarakolu ve Filiz Koçali ile gazetenin Yayın Danışma Kurulu Üyesi ve yazarlarından, yazar Aslı Erdoğan’ın evlerine de polis baskın yaptı.

Mahkeme kararıyla kapatılan, binası basılan, çalışanları gözaltına alındıktan sonra gazetenin binası da mühürlendi.

Polis baskınında gözaltına alınan 20’si gazeteci 22 kişi 18 Ağustos’ta çıkarıldıkları savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

Aslı Erdoğan 19 Ağustos günü tutuklandı. Erdoğan’ın avukatları 24 Ağustos’ta tutukluluğuna itiraz etti.

Özgür Gündem gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Zana Kaya ile Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya 22 Ağustos’ta tutuklandı.

Kaynak: Birgun

About Editör .

Editör .

Check Also

Yıldırım araştırılsın demişti: Paradise Belgeleri’nin araştırılması önerisi AKP oylarıyla Meclis’te reddedildi

Başbakan Binali Yıldırım’ın 2 oğlunun da adının geçtiği Paradise (Cennet) Belgeleri’nin araştırılmasına ilişkin verdiği önerge …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir