Cumartesi , 22 Eylül 2018
Home » Yorum » Asıl seni kimler üfledi Barış?

Asıl seni kimler üfledi Barış?


Mustafa Akpolat

Tanık olduğunuz bir olayı, okuduğunuz bir haberi, kendi bakış açınızla değerlendirip görüş belirtmek her insanın doğal tepkisidir. Hoşumuza gitse de gitmese de cevap vermek veya vermemek de yine doğal insani bir davranıştır.

İktidar da bulunanlar gibi, her farklılığa bir kulp takarak ötekileştirmek veya ”suçlu” göstermek adına tüm farklı düşünen veya yazan, eleştiren, muhalif kimliklere, gazetecilere, bilim insanına, kendisi gibi düşünmeyene, toplumun tümüne veya değişik kesimlere, ilişkisi olsun veya olmasın, cemaat veya benzeri suçlamalar ile cadı avı devam ediyor. Kendilerine cemaat ve AKP karşıtı gösteren ama özünde iktidarla aynı kulvarda buluşan, benzeri yöntemlere başvurarak eleştirenlere saldıranlar ve gazeteci kimliğini kullanan tetikçiler maalesef mevcut.

Bu tetikçilerden biride ODATV denilen sitede Haber Müdürlüğü yapan Barış Terkoğlu denilen zavallıdır.

Geçtiğimiz hafta yayınladıkları asparagas bir “habere” yönelik eleştirime, karşılık olarak, AKP iktidarı tarzında saldırarak kendisine yakışanı yaptı.

Yayınladıkları haberde, ”Odatv’nin Avrupa’daki birçok gazeteciden edindiği bilgiye göre”  diye başlayan ve sadece dedikodu tarzı bir yöntemle iktidarın basına yönelik saldırılarına karşı bir çaba içinde olan gazetecilere cemaat suçlaması ile tetikçi, tehditkar, ucuz bir tarzda saldırarak alçaklığını sergiledi.
Bu asparagas haberle ilgili eleştirim:
“…. Bu süreçte böyle muğlak ve genellemeyi içerebilecek bir haber, bu alanda samimi caba içinde olan ama söz konusu kesimlerle ilgisi olmayan insanları da zan altında bırakır. Sakat bir haber! Haberde geçen o ”bir çok gazeteci” sözünüz yalan ve böylesi bir haberden dolayı kendinizden utanın…” diye devam eden bir eleştiri yazıp, paylaşılan haberin ve kendi mail adreslerine gönderdim.

Aldığım cevaplar ve yazışmalar:

Barış Terkoğlu: ”Siz haberde adı geçen cemaat medyası adına mı, kendi adınıza mı yanıt veriyorsunuz? Yazdığımız doğrudur, bizzat gerçek kaynaklara dayanıyor. Ve biz yıllardır bu cemaati yazıyoruz. Tarih yazdıklarımızı doğruladı. Umarım bu Cemaat’ ten uzak durursunuz.”

Benim Cevabım: Ben Kendi adıma yazıyorum. Genellemede herkesi zan altına koymanızı eleştirdim diye, ”cemaat adına mı” diye sorman, sizin iktidarla ortak paydanızdır. Yönteminiz aynı hiç şaşırmadım Barış, ama seninle ilgili olarak yanıldığım için üzgünüm. Yazsanıza kim bu medya organları ve çıkaranları? ”Umarım bu cemaatten uzak durursunuz” yollu ucuz tehdidini açıktan paylaşacağım…

Barış Terkoğlu: Bu bir tehdit değil temenni. Zira bilmiyor olabilirsiniz, bu cemaat bir suç örgütü. Maalesef bunun bile farkında olmayacak kadar bilinç düzeyiniz gelişmemiş.

Benim Cevabım: Neyin temenni neyin tehdit olduğunu ayırabilecek ve cemaat’ in de ne bok olduğunu bilecek düzeydeyim. Seninle ve ( …) ile sohbetimiz aklında kalmamış anlaşılan. Benim eleştirim çok net, ”Kim bu medya organları ve kimler çıkarıyor, yazın adını da, diğer bu konuda çaba harcayan insanları zan altından bırakmayın” diye yazdığım için böyle bir yaklaşımı artık yadırgamayacağım senden …

Barış Terkoğlu: İsim verip vermemek bizim tercihimiz. Sizin bu kadar tedirgin olmanızı anlayamadım. Bence siz tedirginliğinizin sebebini açıklayın.
Benim Cevabım: Haber anlayışınız hep böyle olduğu için sen buradayken de bu konuda senin yüzüne eleştirimi ifade etmiştim, sende gülümsemiştin, hatırladın mı? Bak aynı yöntemin devam ediyor. Benim tedirgin falan olduğum yok, kimin dediği gibi beni bilen biliyor…) Ayrıca o hangi medya organlarıysa bende hiç birini bilmediğim için merak ediyorum… Kimlermiş bilelim, bilmeden haber falan yazarız iyi olmaz ama değil mi? Eleştirilere cevap yöntemin sakat Barış. Ben, gazetecilik adına yapılanın haber değil asparagas olduğunu iddia ediyorum. Sende diyorsun ki isim vermem. Cemaatle ilişkisi olmayan, seversin sevmezsin ama Türkiye’de basına yönelik tüm anti demokratik baskılara karşı bir şeyler yapma çabasındaki insanlara karşı bir algı yaratıyorsunuz. Bu, ya bilinçli ya da bilinçsizce yapılıyor ama kime hizmet eder bu?

Barış Terkoğlu: İsim versek hedef gösterdi dersiniz vermesek algı dersiniz. Zaten okusanız Yavuz Baydar’ın ismi var. Eleştirinizi hatırlamıyorum bile, ciddiye almadığım için gülümsemiş olmalıyım. Bence bu sohbeti burada keselim. Cemaatçileri deşifre ederek sizi üzmeye devam edeceğiz. Bunun için de kusura bakmayın demeyeceğim.

Benim cevabım: Sende beni gülümsettin Barış…) Eleştirimi hatırlarsın da ciddiye alıp almamakta senin sorunun, mesele değil. Keşke gerçekten sözünü ettiğin Avrupa’da ki medya alanında cemaatin bu oluşumlarını deşifre etseniz de bende seni ciddiye alabilsem. Yok yok desende kusuruna bakmayacağım gözüm, rahat ol lütfen, kendine iyi bak…) …

Barış Terkoğlu: Bunları da okuyun derim. İlim irfan hep lazım insana…

(Bu mesajla birlikte iki link adresinde , ”’Özgürüz” sitesine ve ”TAZ” adlı günlük gazetenin yayınlamaya başladığı Türkçe haber sayfaları içinde benzeri saldırı ve yakıştırmalarda bulunuyor bu ODATV denilen… site.)

Benim Cevabım: Sen çok şen olasın dedik de yani komiksin demedim ki Barış…)
”İlim irfan” ın yaşı başı yoktur, herkesin gereksinimi var ama bu verdiğin linklerle ilgili haberleri daha önce kendi sitelerimiz de haberini yapmıştık. Eleştirel bir yaklaşımla yazılan haber /yorumlara diyeceğim yok, tartışmaya açıktır. 20 yıldır kendi imkan ve olanaklarımızla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Ama söz konusu yayın organlarında bir yer kapalım derdimiz olmadı. Birileri bir şeyler yapma cabasındaysa, ben yoksam ”tu kaka” demiyorum. Bugüne kadar yüzlerce yayın organı çıktı ve kayboldu. Hepsini aynı torbaya koyma haksızlığını yapmayı doğru bulmuyorum. Elbette ki bu linklerde adı geçen yayın organlarının Türkçe sayfalarını takip edeceğiz. Yeri geldiğinde gerekiyorsa da eleştireceğiz. Ama tümden bir yerlere mal etmek veya bilinmezlere yormayı doğru bulmuyorum. TAZ, haber/yorumdaki gibi ”yeşil” falan değil, sol partiye yakın olan bir günlük gazetedir. Senin yaklaşımının tersine, Türkçe yayın yapmalarını da olumlu buluyorum. Yayın politikası, içeriği, haberleri eleştirilebilinir. Mesele bu değil, ille de bir yerlere yamanmaya çalışılmasını doğru bulmuyorum.

…..
Barış Terkoğlu: Sizi ciddiye almadığımı söylemiştim ama sanırım buradan sonrası tıbbın ilgi alanına giriyor. Ya da müridi olduğunuz Fethullah Hocanızdan rica edin sizi iyi bir okuyup üflesin:) Benim size yardımım ancak bu kadar.
XXX
Bu yazılandan sonra cevap verme gereği duymadim çünkü, gittikçe aşağlaşmaya başlıyordu, onu korumak adına buna izin veremezdim!
Bu zavallı Terkoğlu, 02.12.2016 tarihli bir köşe yazısında ‘Devlet,  ( dikkat ederseniz burada AKP demiyor , Devlet diyor) cemaatle mücadele ederken, hatta ilgili ilgisiz birçok isim FETÖ ile suçlanırken, …” derken aynı şeyi kendisinin yapmasına ne denir?

Yöntemi AKP ile aynı. Eleştirildi diye müridlikle suçlama alçaklığını gösterebilene, alçak denmezde ne denir?
AKP’ye karşıymış gibi görünen ama AKP’nin ortakları olan bu güruhun, cemaat denilen pisliklerden farkı nedir?
Bu gibi durumlarda, kontra yayıncılık, tetikçilik görevini her dönem birileri hep üstlenmiştir.

İktidara karşı mücadele eden her kesim veya kişiyi cemaatçilikle yaftalaması anlayışının sahibi bu zerzevat, yaşadığı travmalardan kaynaklı olabilecek paranoyaklaşma da olabilir. Bu durumda iktidara karşı mücadele eden veya duruşu olan herkese aynı suçlamada bulunabilir.
Anlaşılan o ki; “At izinin, it izine karıştığı” bir dönemde itlerin hırlaması artacak!

About Mustafa Akpolat

Mustafa Akpolat

Check Also

Almanya’da NSU gösterileri: “Tamamen aydınlatılsın”

NSU davasında karar çıktı ancak kurban yakınları ve sivil toplum kuruluşları dosyanın burada kapanmasını istemiyor. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir