Perşembe , 14 Aralık 2017
Home » Haber » Açlık grevinin 190. gününde ilk duruşma: Bu dava hepimizin, Nuriye ve Semih’i yalnız bırakmayalım!

Açlık grevinin 190. gününde ilk duruşma: Bu dava hepimizin, Nuriye ve Semih’i yalnız bırakmayalım!

Kanun hükmünde kararnameyle (KHK) mesleklerinden ihraç edilmelerinin ardından “İşimi geri istiyorum” talebiyle Ankara Yüksel Caddesi’nde başlattıkları açlık grevini cezaevinde tutuklu olarak sürdüren ve 189 günü geride bırakan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça bugün (14 Eylül 2017) Ankara Adliyesi 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 13.30’da hâkim karşısına çıkacak.

Nuriye ve Semih ile Dayanışma Platformu, ikilinin ailesi ve sevenleri, “Nuriye ve Semih’i yalnız bırakmayalım. Bu hepimizin davası. Herkes Ankara Adliyesi’ne” diyerek çağrıda bulundu. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın “Adliyeye değil, işlerine gitsinler” denildi.

KHK ile ihraç edildikleri işlerine iade talebiyle açlık grevlerinin 190. gününde olan ve tutuklu bulunan akademisyen Nuriye Gülmen ile öğretmen Semih Özakça, 23 Mayıs’tan bu yana tutuklu. Gülmen ve Özakça’nın sağlık durumlarının tehlikesi ise sürüyor. Gülmen ve Özakça, çok fazla kilo kaybı yaşadı, mide, böbrek ve kas ağrısı çekiyor ve artık yürüyemiyor.

Gülmen ve Özakça Ankara Adliyesi 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davaya gelmek isteyerek neden açlık grevi yapmak istediklerini ve taleplerini anlatmak istemişti. Ancak çoğu Gülmen ile Özakça’nın sosyal medya paylaşımından oluşan 25 sayfalık iddianamede avukatların yanı sıra ikilinin kendini savunup savunmayacağı henüz belli değil.

Duruşmada savunma yapacak avukatlardan Aytül Kaplan, mahkemenin Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın duruşmada hazır edilmesi için müzekkere yazdığını hatırlatarak “Getirileceklerini düşünüyoruz” demişti. Nuriye ve Semih’in de savunma için hazırlıklarını yaptıklarını belirten Kaplan, duruşmadan iki gün önce avukatlara yapılan gözaltılara tepki gösterdi. Bunun avukatların duruşmaya katılımını azaltma amacı güttüğünü ifade eden Kaplan, “Ancak biz tam tersi bir refleks bekliyoruz. Meslektaşlarımızın böyle bir dayanışma içerisine gireceklerini düşünüyoruz” dedi.

“Odalarına girerken eldiven ve maske takıyoruz”

Gülmen ve Özakça’ya refaket edenlerin anlatımlarına değinen Kaplan, güneş görmeyen, havalandırması olmayan odalarda kaldıklarını söyledi. Hastaneye sevk edilmelerinin ardından avukat görüşlerinin kısıtlandığını aktaran Kaplan, şu ifadeleri kullandı:

“Hapisanede 7 saat görüşme hakkımız vardı. Şimdi öğleden önce ve sonra birer saat. Sağlık durumlarını bahane ediyorlar. Ancak biz bunu onlardan daha çok düşünüyoruz. Odalarına girerken, maske takıyor, dezenfektan kulanıyor ve eldiven giyiyoruz. Öncelikle meslektaşlarımıza çağrımız; Nuriye ve Semih için orada olmanın yanı sıra gözaltına alınan mesektaşlarımızla dayanışma için gelmeleri. KHK ile işlerinden atılanların katılımı da önemli. Çünkü Nuriye ve Semih’i eylemi en çok onları ilgilendiriyor.”

“Engizisyon mahkemesi tavrı”

Ankara Baro Başkanı Hakan Canduran da “Kabul edin, etmeyin ama açlık grevi, sürüyor. Birlikte çalıştıkları bir davada en çok güvendikleri kişilerin sudan sebeplerle alınması durumunda kimse iyi niyetli bir yaklaşım aramaz” şeklinde konuştu. Gözaltına alınan avukatların yıllardır savunma mesleğini sürdürdüklerini belirten Canduran, “Kaçacaklar mı?” diye sordu. Burada bir hukuka uygunluğun dışarıdan bakılınca görülmediğini ifade eden Canduran, Semih ve Nuriye’ye devletin ve yargının bakışının da güvenilir olmadığını söyledi. Bu duruşmaya avukatlar çıkamayınca kimin ne kazanacağını soran Canduran, “Ülkemizde hukuk ayıpları işleniyor. Sanki insanları savunmasız bırakma, benden olmayanın savunmasına kimse giremez anlayışı, mahkeme karşısında yalnız bırakırım düşüncesi hakim olmya başladı. Bu durumlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gidince ülkemizi nasıl savunacağız? Bu ancak Ortaçağ engizisyon mahkemesine has bir tavırdır” diye konuştu.

“Dayanışma için Ankara’da olacağız”

Gülmen ve Özakça’nın avukatlığını üstlenen Halkın Hukuk Bürosu üyelerine önceki gün İstanbul ve Ankara’da operasyon yapılmış, 16 avukat gözaltına alınmıştı.

Özgürlükçü Hukukçular Platformundan Avukat Ruken Gülağacı, avukatların gözaltına alınmasının Gülmen ve Özakça’nın savunma hakkına ve onların haklı taleplerine yönelik saldırı olduğunu söyledi. Bu gözaltı işleminin birçok davayı savunmasız ve avukatsız bıraktığını kaydeden Gülağacı, “İlk hedefin Nuriye ve Semih olduğunun farkındayız ama gözaltına alınan arkadaşlarımız birçok devrimcinin, yurtseverin, Kürt’ün, işçinin, kadının avukatlığını da yapıyor. Onların 1 günlük gözaltı ya da tutuklanmaları savunma hakkına yönelik  uzun süredir devam eden saldırının yeni bir boyutu. Biz ÖHP olarak, duruşmaya daha güçlü katılım sağlayacağız ve hem Nuriye ve Semih’in yanında olduğumuzu hem de arkadaşlarımızın sürdürdüğü bu hukuk mücadelesinin arkasında olduğumuzu söyleyeceğiz” dedi.

“Nuriye Gülmen ve Semih Özakça tahliye edilmeli”

Türk Tabipleri Birliği İnsan Hakları Kolu, 190 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın bugün görülecek davalarına ilişkin yazılı bir açıklama yapmıştı. Mahkeme heyetinin ve Adalet Bakanlığı’nın savunma yapacak koşulları sağlamasının kritik önem taşıdığı belirtilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Açlık grevinin bedenlerinde yarattığı hassasiyet nedeniyle zorla taşıma, kelepçeli taşıma, tedaviye zorlama gibi etkenler, doku yıkımını artırarak hayati tehlikenin artmasına yol açacaktır. Cezaevlerinin sağlıklı bir insan için bile, kapalı ve güneş ışığından yoksun ortam, yetersiz havalandırma, sınırlı fiziksel koşullar nedeniyle sağlığı bozucu etkileri bulunmaktadır. Uzamış açlık durumundaki insanlarda bu etkenler ölümcül sonuçlara yol açabilecektir. Açlık grevi sürecinde yaşamı olumsuz etkileyen cezaevi koşullarından kurtulmaları için, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça acil olarak tahliye edilmelidirler.”

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, açlık grevlerinin 76. gününde çıkarıldıkları mahkemece “tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri” ve “adli kontrol koruma tedbirlerinin yetersiz kalacağı” gerekçeleriyle 23 Mayıs 2017 tarihinde tutuklanmıştı.

KHK ile ihraç edilmeden önce Nuriye Gülmen Selçuk Üniversitesi’nde akademisyen, Semih Özakça ise Mardin’de ilkokul öğretmenliği yapıyordu.

Savcılık, Gülmen ve Özakça’yı DHKP-C üyeliği ve propagandası ile suçlamıştı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da Gülmen ve Özakça’nın DHKP-C üyesi olduğunu söylemişti. (Kaynak: T24)

 

Video: Sanatçılardan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için: Ey Özgürlük!

About Editör .

Editör .

Check Also

Reza Zarrab hâkim karşısında: Zafer Çağlayan’a 45-50 milyon Euro, 7 milyon dolar ve 2,4 milyon TL rüşvet verdim

“Egemen Bağış’tan yardım aldım!” ABD’nin İran’a yönelik ambargosunu deldiği iddiasıyla tutuklanan Türkiye ve İran vatandaşı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir